Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem Programı, Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin sesi oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programa, Korkuteli’de tarımla uğraşan üniversite mezunu Sevgi Topal ile Kumlucalı örtü altı üreticisi Şaban Dede konuk oldu.
Programın açılışında Antalya’daki tarım nüfusuna dair çarpıcı bir veri paylaşan moderatör Vahide Yanık, "Son yıllarda Antalya’daki çiftçi sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını görüyoruz. Çiftçilerimizin yaş ortalaması maalesef 60’ın üzerine çıkmış durumda. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için genç nüfusu tarımda tutmak hayati bir önem taşıyor. Bu noktada tarıma verilen desteklerin rolü çok büyük" diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

"Büro Yönetimi Mezunuyum, 'Çiftçiyim' Deyince Küçük Görüyorlar"
Üniversitede büro yönetimi bölümünü bitirmesine rağmen ata toprağına sahip çıkmayı seçtiğini belirten Korkutelili genç çiftçi Sevgi Topal, tarım sektörüne yönelik toplumsal bakış açısını eleştirdi. Çocukluğundan beri toprağın içinde olduğunu ve üretmekten vazgeçemeyeceğini ifade eden Topal, köylerdeki sosyal eksiklikleri aktardı. Topal, "Genç yaşta bu işi yaptığım için çevremden çok eleştiri alıyorum. Çiftçilik kutsal bir meslek olmasına rağmen küçümseniyor. ‘Ne iş yapıyorsun?’ diye sorduklarında ‘çiftçiyim’ deyince küçük görüyorlar. ‘Başka meslek mi yok?’ diyorlar. Gençler aslında köyde yaşamak istiyor ama sosyal yaşam alanları ile sağlık ve eğitim hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle göç etmek zorunda kalıyorlar” dedi.
Teknolojiyi ve sosyal medyayı aktif kullanarak ürettiği tarhanayı Fransa’dan Suudi Arabistan’a kadar ihraç etmeyi başardığını söyleyen Topal, sektöre dışarıdan giren hobi amaçlı yatırımcılara da tepki gösterdi: “Türkiye’nin çok verimli toprakları var. Gençler teknolojiyi hem üretimde hem pazarlamada kullanabilir; çiftçilik artık dönüşmeli. Ancak tarımı sadece kazanç amacıyla dışarıdan gelip yapanlar gerçek çiftçiyi olumsuz etkiliyor. Hevesle gelip bir süre sonra bırakıyorlar, olan çiftçilikle geçinenlere oluyor.”
"Maliyetler Kazancı Eritiyor, Ben Son Nesilim"
Kumluca’da babadan kalma seracılık mesleğini sürdüren Şaban Dede ise üreticinin önündeki en büyük engelin yüksek girdi maliyetleri olduğunu vurguladı. Çiftçinin artık teknolojiyi kullandığını ve çok kaliteli üretim yaptığını belirten Dede, "Ancak maliyetler kazancımızı tamamen eritiyor. Bu işten para kazanabilirseniz devam edersiniz, kazanamazsanız devam etme şansınız yok" dedi. Tarımdaki kuşak kopuşunu kendi ailesi üzerinden örnekleyen Dede, devlet desteklerine yönelik de yeni bir model önerdi. Dede, "Devlet destekleri dönüm bazlı değil; üretim ve tonaj bazlı verilirse çok daha yerinde olur. Benim iki kızım var ve ikisi de çiftçilik yapmak istemiyor. Gençler daha yüksek gelir sağlayan mesleklere yöneliyor. Maalesef ben çiftçilikte son nesilim” dedi.
"Çoban Erkek Olunca Evlenecek Kız Bulamıyor"
Türkiye'de güven sorunu nedeniyle kooperatif kültürünün gelişemediğini, Kumluca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni kurmalarına rağmen aktif hale getiremediklerini belirten Şaban Dede, hayvancılık sektöründeki evlilik krizine de esprili ama acı bir gerçekle değindi. Dede, "Avrupa’da üreticiler güç birliği yapıyor. Bizde ise durum farklı. Sosyal nedenlerden dolayı çobanlık mesleği de artık tercih edilmiyor. Çoban erkek olunca evlenecek kız bulamıyor. Yaşam şartları zor olduğu için gençler bu işi yapmak istemiyor. Yine de üretmezsek dışarıdan almak zorunda kalırız. Devletimizi ve ekonomimizi güçlendirmek istiyorsak üretmeye devam etmeliyiz” dedi.