Antalya Ticaret Borsası (ATB), kuruluşunun 106. yıldönümünde Haziran ayı Meclis Toplantısı'nı gerçekleştirdi.
ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan oturumda, makroekonomik göstergeleri yerel bağlamda analiz eden ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyreğinde reel olarak yüzde 2,5 büyüdüğünü ancak bu oranın son 32 yılın ortalamasının neredeyse yarısı kadar olduğunu ifade etti.
Hizmet Sektöründe Yoğunlaşmak Tarım ve İmalatı Baskılıyor: "Balon Oluşturma Riski Taşıyor"
Ekonomide ciddi bir ivme kaybı yaşandığına dikkat çeken Başkan Ali Çandır, Antalya'yı doğrudan etkileyen daha büyük bir yapısal soruna işaret etti.
Kent ekonomisinin lokomotifi gibi görünen hizmetler sektörünün milli gelir içindeki payının yüzde 70’in üzerine çıktığını ve giderek büyüdüğünü belirten Çandır, "Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücü, tarım ve imalat sanayinin performansıyla ölçülür. İmalat sanayimiz geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 2,3 daralmıştı. Bu yıl da yüzde 1,4 daraldı. Son 32 yılın, bir istisna hariç, hiçbir çeyreğinde iki yıl üst üste daralma olmamıştı. O istisna da 2008 ve 2009 yıllarının 3. çeyreğinde yaşanmıştı. Sektörler arası büyüme performansı da dikkat çeken diğer konudur. İletişim hizmetleri sektörünün yüzde 9,5 büyüme ile ortalama büyümenin üzerinde gerçekleşmesi ve diğer tüm sektörlerdeki büyümenin kendi ortalamasının altında kalması, ilk kez karşılaştığımız bir durumdur. Ekonomimizde en büyük paya sahip hizmetler sektörü ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam etmektedir. Hizmetler sektörünün yüzde 70’in üzerindeki payı giderek büyümektedir. Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmesidir" dedi.

Üretim Gücünü Sarsan Sarmal
Kentin finansal göstergelerindeki tıkanıklığı aktaran Çandır, nisan ayı itibarıyla Antalya'da karşılıksız çek hacminin yüzde 60, protestolu senet tutarının ise yüzde 120 gibi dramatik bir oranda yükseldiğini paylaştı.
Bu finansal sıkışıklığın üreticinin rekabetçiliğini ve nakit akışını bozduğunu belirten Çandır, "Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde yüzde 3, ülkemizde ise yüzde 8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde yüzde 60, ülkemizde yüzde 29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde yüzde 120, ülkemizde yüzde 117 yükselmiştir. Aynı dönemde nakdi krediler kentimizde yüzde 52, ülkemizde yüzde 42 artarken, ticari krediler kentimizde yüzde 51, ülkemizde yüzde 45 artmıştır. Tarımsal krediler ise kentimizde yüzde 39, ülkemizde yüzde 41 artmıştır. Güncel göstergeler arasında ülkemiz ekonomisinden pozitif ayrıştığımız alan ihracat olmuştur. Tarım ve gıda ihracatımız kentimizde yüzde 9,1 artarken, ülkemizde yüzde 0,5 azalmıştır. Diğer taraftan toplam ihracatımız kentimizde yüzde 8,4, ülkemizde ise yüzde 1,2 artabilmiştir. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Antalya, tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetini korumaktadır. Ancak bu kabiliyetin sürdürülebilirliği için maliyet, finansmana erişim, kur dengesi ve rekabetçilik başlıklarında üreticimizi ve iş dünyamızı destekleyen politikalara ihtiyaç vardır" şeklinde konuştu.

Kesintisiz Büyüme Döneminde Tarım 10 Kez Küçüldü
Türkiye ekonomisinin son 23 çeyrektir kesintisiz büyümesinin sevindirici bir gelişme olduğunu söyleyen Ali Çandır, "Ancak unutmayalım ki bu 23 çeyrekte tarım sektörümüz 10 kez küçülmüştür. Genel ekonomik eğilimden bu kadar ayrışan bir dalgalanma, sektörümüzü diğer baskıların da üzerinde zayıflatmaktadır. Bu zayıflama sadece üretim faaliyetlerimizi değil, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirimizi olumsuz etkilemektedir. Tarım sektörümüzü bu sarmaldan çıkarmanın yollarını tüm toplum olarak tartışmalı, çözüm önerilerini dikkatle değerlendirmeli ve tarımı yeniden cazip, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalıyız" diyerek yetkilileri ve iş dünyasını ortak akılla hareket etmeye çağırdı.
Su Zirvesi Düzenlenecek
Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı temasını "Su" olarak belirlediklerini ve bu kapsamda bir Su Zirvesi ile Sosyal Güvenlik Zirvesi düzenleyeceklerini açıklayan Çandır, Antalya'nın kasım ayında ev sahipliği yapacağı küresel iklim zirvesi COP31'i de yeşil dönüşüm ve iklim finansmanına erişim için stratejik bir kırılma noktası olarak gördüklerini belirterek konuşmasını tamamladı.