Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği karıştı. Klinikte öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. M.T.Ö. hakkında asistan hekimler şikayette bulundu.
Şikayet Dilekçeleri Verildi
Antalya'dan şikayet dilekçelerinde; Doç. Dr. M.T.Ö.'nün kendilerine yönelik hakaret, tehdit, baskı, eğitim hakkının engellenmesi, fiziksel temas ve taciz içerikli davranışlarda bulunduğu iddiası yer aldı. Asistan hekimlerin beyanlarında servis vizitleri, ameliyathane, konsey toplantıları ve klinik içi alanlarda yüksek sesle azarlama, küçük düşürücü ifadeler, tehditkar söylemler ve fiziksel temasa varan davranışlar yaşandığı öne sürüldü. Uzmanlık eğitiminin baskı unsuru olarak kullanıldığı ve eğitim hakkının fiilen engellendiği de iddialar arasında yer aldı.

Aşağılayıcı ve Mesleki Onuru Zedeleyici Davranış İddiaları
Hastane başhekimliği ile Üniversiteler Arası Kurul’a sunulan dilekçelerde; bazı asistan hekimlerin istekleri dışında fiziksel temasa maruz kaldıkları, aşağılayıcı ve mesleki onuru zedeleyici ifadelerle karşılaştıkları ve olayların bir kısmının, diğer sağlık çalışanları ve hastaların bulunduğu ortamlarda gerçekleştiği öne sürüldü.

Bakanlık Soruşturma Başlattı
Konuyla ilgili şikayet dilekçelerinde ayrıca, mesai saatlerinde görev yerinde bulunmama, kişisel işlerin asistan hekimlere yaptırılması ve görev tanımı dışında iş yükü oluşturulması gibi iddialar da bulunuyor. Başvuruların ardından Sağlık Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiği ve idari soruşturma başlatıldığı bildirildi. Üniversiteler Arası Kurul’dan ise şu ana kadar herhangi bir yanıt gelmediği öğrenildi.
Öğretim Görevlisi Doçent Doktordan Açıklama
Konunun basında yer bulması üzerine Doç. Dr. M.T.Ö., sosyal medya hesabından 'Kamuoyuna Özet Duyuru' başlığı ile bir açıklama paylaştı.
Hedef gösterildiğini belirten Doç. Dr. M.T.Ö., süregelen soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, olayın kamuoyuna eksik ve yanlış yansıtıldığını, bunun da algı operasyonuna dönüştüğünü vurguladı.
Doç. Dr. M.T.Ö.'nün açıklaması şöyle:
"Kamuoyuna özet duyuru
Hakkımda 26.01.2026 tarihinde bazı haber sitelerinde aleni olarak kimliğim ve fotoğraflarım neredeyse açık bir şekilde yayınlanarak hedef gösterildim ve hakkımda yapılan şikayetlerin iftiramı değil mi? Olduğu bilinmeden haberler yapılmıştır. Olayın ne olduğunu bilmeden çamur atmak ne kadar doğru?
Olayı özetlersek; Temmuz 2025’ da bir asistan hekimle yaşadığım şiddetli tartışmam sonucu birlikte yediğimiz, içtiğimiz, eğlendiğimiz bazı erkek asistan arkadaşlar kendilerine yaptığım o kadar iyiliğe rağmen küçük bir gerginlikte bir anda bana cephe aldılar. Ve bir olup korkunç iddialarla beni yıldırmaya çalıştılar.Soruşturmam Temmuz 2025’den beri devam etmektedir. Şikayet dilekçelerindeki söylediklerinin büyük bir kısmını delilleriyle çürüttüm. Bahsettikleri asılsız iddialar için sonuca varamayınca ve kendimden emin olduğumdan soruşturma biter bitmez iftira davaları açmaya hazırlandığım duyulunca ortada bir şey yokken bu olay basına yayılarak kamuoyu oluşturulmaya ve böylece algı operasyonu yapılarak hukuğun etkilenmesine başlanıldı.
Olayı basına sızdıranları tahmin edebiliyorum. Ancak şimdilik susuyorum. Bu olayın içinde asistanların olup olmadığını iddia etmiyorum. İşin içinden bana husumet duyanların da bu şikayeti fırsata çevirip basına yayıp beni yıldırma ihtimalini de göz ardı etmiyorum.
Tam 7 aydır olan devam eden soruşturmadan sonuç alınmayınca bazıları tarafından basına çıkarılmasını sizlerin takdirine bırakıyorum. Bakalım arkasından ne çıkacak. Bekleyelim hep birlikte görelim.
Çok şükür veremeyeceğimiz hesabımız yok. 20 ekimden beri Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Üroloji’deyim. Buradan mezun ve şu an burada olup şikayet etmeyen asistanlara beni sorabilirsiniz. Bu klinikte bana küfür eden asistanı bile asistanlığı yanmasın diye şikayet etmeyen, şahsi odasını hasta olan asistanın uyuması için bizzat veren (bu asistan da beni şikayet etmiş), asistanları yemeğe defalarca kez çıkaran biri olduğumu maalesef üzülerek söylemek istiyorum. Zaten bu olayın en büyük hatalısı gene benim. Asistanlarla çok haşır neşir olunca bunlar başıma geldi. İnsanların bu kadar kötü ve insafsız olacağını hiç düşünmemiştim.
Basın yayında çıkan haberler de ise her zamanki gibi ‘olayın tamamını bilmeden’ insanları karalama derdindeler. Artık bu sıradan bir şey oldu. Yasal işlem zaten başlatacağım.
Asistan arkadaşların şikayette bahsettikleri olayların bir kısmı her cerrahi klinikte olabilecek şeyler. Ancak bahsettiklerinin büyük kısmının iftira olduğunu beni tanıyan bilen herkes biliyor. Buyurun sorabilirsiniz. Öğrenciliğimden asistanlığımdan uzmanlığımdan beri tanıyan herkese sorabilirsiniz. Hepsini geçtim beni hastalara da sorabilirsiniz. Beni kaç tane hasta şikayet etmiş araştırıp bakabilirsiniz. Şikayetleri nasıl çürüttüğümü bilen herkes ve iftira davası kesin açmam gerektiğini herkes söylüyor. Dediğim gibi bahsettikleri gibi bir insan olmadığımı beni tanıyan herkese sorabilirsiniz.”


Antalya Eğitim Araştırma Doktorlarından Rock Orkestrası: The Tympanics - Kulak Zarı
İnsan sağlığından daha önemli ne var?
Akdeniz Üniversitesi TÜRKÜNİB’e Katıldı: Üye Sayısı 172’ye Yükseldi!