Antalya 3. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda gündeme gelen önemli başlıklardan biri coğrafi işaretler oldu. Toplantıda, Antalya’nın 7 Temmuz 2025 itibarıyla 20 tescilli ürünü ve 30 başvurusu bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Ancak, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 10 ilçede potansiyel ürün sayısının “0” olarak ifade edilmesi, çalışmalarda eksiklikler olduğunu ortaya koydu. Antalya Valisi Hulusi Şahin, kurulan komisyonlarca araştırmaların geliştirilerek sayıların artırılmasını ve listelerin revize edilmesini istedi.

Bilim Kurulları, Komisyonlar, Yeni Model
Toplantıda aktarıldığına göre; 3 Temmuz 2025’te İlçe Kaymakamlıklarına komisyon kurulması yönünde resmi yazılar gönderildi. 9 Temmuz’da Antalya Coğrafi İşaretler Bilim Kurulu kuruldu. 30 Temmuz’a kadar ise tüm kaymakamlıklara potansiyel ürün tespiti için çalışma yapılması talimatı verildi.
Bu süreci değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi (AciMER) Müdürü Doç. Dr. Mehmet Zanbak, Akdeniz Gerçek’e yaptığı açıklamada önemli bir perspektif sunarak “Antalya, inanılmaz bir potansiyele sahip ancak bugüne kadar bu potansiyeli harekete geçirememiştik. Mayıs ayında yapılan Antalya Coğrafi İşaretler Zirvesi önemli bir vesile oldu ve coğrafi işaret seferberliğinde birlik sağlanarak ciddi adımlar atıldı” dedi.

YÜCİTA’dan ACİMER’e Uzanan Mücadele
Coğrafi işaretler alanında 1997’den bu yana önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Doç. Dr. Zanbak, “Akdeniz Üniversitesi bünyesindeki Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’nun kurucu müdürü olduğu Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi kapatılınca, bu birikimi kaybetmemek için 3. Uluslararası Coğrafi İşaretler Semineri’nin ardından Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve Prof. Dr. Selim Çağatay önderliğinde Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı’nı (YÜciTA) kurduk. Şimdi 13. yılını kutluyoruz” dedi.
YÜciTA’nın yayın organı olan YÜciDER-Gi ise, Portekiz’in Lizbon kentinde 18-26 Haziran 2025’te düzenlenen törende Gastronominin Oscar’ı olarak bilinen Gourmand Awards ödüllerinde “Fikri Mülkiyetler ve Coğrafi İşaretler” kategorisinde “Dünyanın En İyi Yayını” seçilerek göğsümüzü kabarttı.
Türkiye’nin pek çok ilinde eğitimler ve seminerler verdiklerini söyleyen Zanbak, “İlginçtir ki Antalya’ya bir türlü dokunamamıştık. Antalya’da coğrafi işaret konusunda birlikten ziyade çok seslilik ve rekabet söz konusuydu” diye konuştu.
Vali Şahin’in Desteği Süreci Hızlandırdı
Bu noktada Antalya Valisi Hulusi Şahin’in sürece güçlü bir destek verdiğini belirten Zanbak, “Sayın Valimiz bu konuda bizimle aynı heyecanı paylaştı. Bu da bize güç verdi. İlçelere yaptığı ziyaretlerde coğrafi işaret seferberliğini doğrudan sahiplendi” dedi.
Zanbak, valiliğin öncülüğünde kaymakamlıklara yazı gönderilerek her ilçede komisyonlar kurulduğunu, bu komisyonların Antalya Gastronomi Platformu ile çalışmaya başladığını aktardı.

80 Ürünle Yola Çıkıldı, 180 Ürüne Ulaşıldı
İlk etapta oluşturulan envanterde 80’e yakın ürün yer aldı. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda bu listenin eksik olduğu görüldü. Antalya’nın tarihi, kültürel ve tarımsal çeşitliliğine dikkat çeken Zanbak, “Bu şehirde sadece bir ilçeden 80 ürün çıkar. Tüm şehirden çıkan rakam bu kadar olamazdı. Bu yüzden çalışmayı genişlettik ve 180’e ulaştık” dedi.
Antalya’da Coğrafi İşaret İçin Eğitim Seferberliği Başlıyor
İlçelerde kurulan komisyonların büyük bir özveriyle çalışmasına karşın, coğrafi işaretler konusunda teknik bilgi eksikliği olduğunu tespit ettiklerini ve vurgulayan Zanbak, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı’nı (YÜciTA) ve Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi (AciMER) tarafından Ekim ayında Antalya’nın üç ilçesinde (Manavgat, Merkez, Finike) tüm ilçelere yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlenecek. Eğitimlerde, “coğrafi işaretlerin kavramsal çerçevesi ve AB-Türkiye uygulamaları, tescil süreci, yönetişim, denetim ve kırsal kalkınmaya etkisi” konuları ayrıntılı şekilde işlenecek.

Tescil Var Ama Katma Değer Yok
Doç. Dr. Zanbak, tescil sayısının artmasının yanıltıcı bir başarı göstergesi olabileceğine dikkat çekti:
“2017’de Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘coğrafi işaretlerinize sahip çıkın’ çağrısıyla bu mesele bir ödev olarak addedildi ve Türkiye’de bir tescil furyası başladı. Sayı 200’lerden 1800’e dayandı. Ancak yönetişim ve denetim olmadan bu tesciller anlam kazanamıyor.”
İdeal bir sistem için üç sacayağının gerektiğini belirten Zanbak, tescil, yönetişim ve denetimi vurguladı. Türkiye’nin yalnızca ilk ayağı başarıyla yürüttüğünü, diğer ikisinde ise ciddi zafiyetler bulunduğunu dile getirdi.
“Katma Değer Yaratmazsak Coğrafi İşaretin Anlamı Yok”
Zanbak, tescil belgesi alınsa bile ürünün coğrafi işaretli üretim standartlarına uygun üretilmediğinde bu adın kullanılamayacağını belirtti:
“Finike Portakalı’nı Konyaaltı’da da üretirsiniz ama aynı tadı alamazsınız. Çünkü o lezzeti veren Finike’nin toprağı, rüzgarı, nemidir. Ürün-yöre ilişkisinin oturması şart.”
Türkiye’de öz denetim, iç denetim ve bağımsız dış denetim ayaklarının tam oturmadığını, bunun da güven kaybı yarattığını belirten Zanbak, “Örneğin, Antalya Piyazı adıyla ürünü sunarken tescil belgesinde olduğu gibi üretmeye dikkat etmezseniz bu coğrafi işaret ihlali olur. İşte bu noktada iç ve dış denetimin tam olarak uygulayarak üreticiye o ismi ve amblemi kullanamazsın diyebileceğimiz bir mekanizma gerekiyor” dedi.

“Antalya Modeli Kuruyoruz”
Doç. Dr. Zanbak, “Antalya’da Valiliğimiz öncülüğünde, kaymakamlıklar başta olmak üzere diğer kamu paydaşlarının aktif katılımıyla AciMER, YÜciTA ve Antalya Gastronomi Platformu’nun ortaklığıyla bilimsel, sürdürülebilir ve katılımcı bir sistem inşa ediyoruz. Hedefimiz, Antalya Modeli’ni Türkiye’ye örnek hale getirmek.”
“Coğrafi İşaretli Ürünler Katma Değer Yaratmalı”
Zanbak, tescilin asıl amacının ekonomik katma değer yaratmak olduğunun altını çizdi. Çin'deki Pingui Şeftalisi’nin Avrupa Birliği tescili sonrası 1,5 Yuan’dan 4,5 Yuan’a çıkması örneğini vererek “Malatya Kayısısı da AB tescili aldı ama fiyatı düştü çünkü sistem doğru işletilmedi” dedi.
Yasal düzenlemelerin, özellikle yönetişimi ve denetimi içeren kısımlarda eksik olduğunu ifade eden Zanbak, Türkiye'de tescil sahibi kurumların sorumluluklarını yerine getirmediğini de sözlerine ekledi:
“Üreticiye teknik destek verecek, reklam yapacak, ürün geliştirecek, iç denetimi sağlayacak olan tescil sahibidir. Ancak çoğu kurum, sadece belge alıp işi bitiriyor.”
Doç. Dr. Zanbak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Coğrafi işaret, sadece duvara asılacak bir tabela değil; kültürel mirasın, üretim bilgisinin ve ekonomik değerin toplamıdır. Biz Antalya’da bunun bilincinde bir modelle ilerliyoruz. Katma değer yaratmayan tescil, ne üreticiyi güçlendirir ne de bölge ekonomisine katkı sağlar”.