Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°
Akdeniz Gerçek | Antalya | "A4 Kağıdına Sığmalıyım" Diyen Çocuk Anoreksiya ile Mücadele Ediyor!

"A4 Kağıdına Sığmalıyım" Diyen Çocuk Anoreksiya ile Mücadele Ediyor!

Pediatri Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, ergenlikte başlayan yeme bozukluklarının kalıcı hasar bırakmaması için erken fark edilmesi gerektiğini belirtti.

Pediatri Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, ergenlikte başlayan yeme bozukluklarının kalıcı hasar bırakmaması için erken fark edilmesi gerektiğini belirtti.

KAYNAK: İHA
"A4 Kağıdına Sığmalıyım" Diyen Çocuk Anoreksiya ile Mücadele Ediyor!

Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Antalya'da katıldığı bir programda dijital dünyanın çocuklar ve ergenler üzerinde kurduğu fiziksel ve psikolojik baskılara yönelik hayati uyarılarda bulundu. Sosyal medyada popülerleşen gerçek dışı güzellik standartlarının ve zayıflama testlerinin çocuklarda kalıcı hasarlar bıraktığını ifade eden Kıykım, aileleri çocuklarının dijital alışkanlıklarını ve psikolojik durumlarını yakından takip etmeye çağırdı.

"A4 Kağıdına Sığacağım" Diyerek Hastanelik Oldu


Sosyal medyanın dayattığı güzellik algısının somut bir örneğini kendi hastası üzerinden anlatan Prof. Dr. Kıykım, dijital akımların ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını şu sarsıcı olayla paylaştı:

"Sosyal medya akımlarının etkisi altında kalan bir hastamız, 'A4 kağıdının arkasına sığmam gerekiyor' düşüncesiyle ağır bir diyete başladı. Vücut algısı tamamen bozulan bu çocuğun süreci maalesef anoreksiya hastalığına evrildi ve çok ciddi klinik tedaviler almak zorunda kaldı. Çocuk, tıp uzmanları olarak 'Zayıfsın' dememize rağmen artık bu gerçeğe ikna olamıyor. Yaklaşık 2 yıldır bu durumu tersine çevirmek ve hastamızı sağlığına kavuşturmak için yoğun bir mücadele yürütüyoruz."

Akran Zorbalığı Tehlikeyi Körüklüyor


Sürecin sadece çocukların bireysel tercihleriyle sınırlı kalmadığını, akran zorbalığının da süreci tetiklediğini belirten Prof. Dr. Kıykım, "Yanınızdaki arkadaşınız bu akımları uyguluyor ve 'Sen niye yapmıyorsun?' diyerek baskı kurmaya başlıyor" diyerek toplumsal tehlikeye dikkat çekti. Özellikle ergenlik döneminin bu yeme bozuklukları açısından en riskli evre olduğunu hatırlatan Kıykım, yeme bozukluklarının bir kez kronikleştiğinde kalıcı olabileceğini ve kritik aşamaya gelinmeden durumun ebeveynler tarafından fark edilmesinin hayati önem taşıdığını aktardı. Büyüme çağında yaşanan vitamin ve mineral eksikliklerinin beyin gelişiminde telafisi imkansız hasarlar bırakabileceğini de sözlerine ekledi.

"Bilinçsiz Takviyeler Toksik Etki Yapabilir"


Sadece zayıflama akımlarının değil, ailelerin çocuklarına kendi kararlarıyla uyguladığı gıda takviyesi çılgınlığının da büyük bir tehdit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, şu uyarılarda bulundu:

"Ebeveynler, 'Çocuğumuzun boyu uzasın, zihni gelişsin' düşüncesiyle hekime danışmadan çok sayıda vitamin kullanıyor. Ancak her vitamin bir ihtiyaç değildir. Çocukta işe yarayıp yaramayacağı bilimsel olarak net olmayan bu takviyeler, tam aksine vücutta toksik (zehirli) etki yaratabilir. Yani fayda sağlamak isterken kaş yapayım derken göz çıkarabilir, işleri tamamen tersine döndürebilirsiniz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız