Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 62’ncisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali hakkında Antalya Kent Konseyi Kültür Sanat Grubu değerlendirme raporu yayımlandı. Raporda, birçok konuda eleştiriler ve öneriler yer aldı. Kent Konseyi raporda, son yıllarda yaşanan yönetsel değişikliklerin festivalin ruhuna zarar verdiğini belirtti. Raporda Jüri başkanlığını yönetmen Ömer Vargı’nın üstlendiği festivalde, jüri üyelerinin belirlenme biçimine dair raporda, mevcut yapının “kapalı süreçlerle” yürütüldüğü, kadın temsili ve farklı disiplinlerden katılımın yetersiz olduğu belirtildi.
“Yerel Kimlik Zayıflıyor”
Raporda, 1964’te başlayan festivalin Antalya’nın kültürel kimliğini şekillendiren bir marka olduğu ancak son dönemlerde İstanbul merkezli yapıya dönüşmesinin yerel katılımı azalttığı ifade edildi. Kent Konseyi, “Festivalin operasyonel ve sanatsal kararlarının Antalya dışındaki bir ekip tarafından alınması, kentle bağın kopmasına neden oldu. Halkın, sanatçının ve kültür aktörlerinin süreçlere yeterince dahil edilmemesi ciddi bir eksikliktir” değerlendirmesinde bulundu.

Alanya Kent Konseyi Türkiye Zirvesinde!
Antalya Kent Konseyi Karacaören’den İçme Suyuna ‘Hayır’ Diyor
AKSAV Dönemi “Altın Çağ” Olarak Anıldı
Raporun geçmişe dair bölümünde, 1995–2014 yılları arasındaki Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) döneminde festivalin en üretken ve halkla en iç içe geçtiği dönem olarak nitelendirildi. Raporda, “AKSAV dönemi, açık hava gösterimleri, halk jürileri, sokak etkinlikleriyle festivalin şehre yayıldığı bir dönemdi. Antalya halkı festivali sahiplendi, sinema ile kent birbirine temas etti” ifadelerini kullandı.
2023'te Sansür Tartışması Yaşanmıştı
Raporun dikkat çeken bölümlerinden biri de 2023 yılında yaşanan ‘Kanun Hükmü’ belgeseli krizi oldu. Kent Konseyi, KHK ile görevlerinden ihraç edilen iki kamu çalışanının hikâyesini anlatan belgesel nedeniyle festivalin iptal edilmesinin kültür-sanat alanında ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini belirterek, “Burada bir kez daha değerlendirme kriterlerinin net, şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılmasının önemi ortaya çıkmaktadır” dedi.
“Şeffaf Jüri Sistemi Kurulmalı”
Jüri başkanlığını yönetmen Ömer Vargı’nın üstlendiği festivalde, jüri üyelerinin belirlenme biçimine dair raporda, mevcut yapının “kapalı süreçlerle” yürütüldüğü, kadın temsili ve farklı disiplinlerden katılımın yetersiz olduğu belirtildi. Kent Konseyi, “Festivalin organizasyonda yetkili olan kişilere bağlı, ferdi yaklaşım ve değerlendirmeleri olan bir etkinlik değil, değerlendirme kriterleri net ve şeffaf olan, standartları belli, bir kurumsal yapıya kavuşması beklenmektedir.” önerisinde bulundu.

Antalya Kent Konseyi Müze Oteli Kabul Etmiyor
Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Çağrısı
Kent Konseyi, uluslararası festivallerle karşılaştırmalı analizde Cannes Film Festivali’nin sürdürülebilirlik adımlarını örnek gösterdi. Altın Portakal’ın da “yeşil dönüşüm” sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirtildi.
Katılımcı ve Çoğulcu Vizyon Önerisi
Kent Konseyi, festivalin geleceğine ilişkin vizyon bölümünde, “Altın Portakal’ın yeniden halkın festivali haline gelmesi” gerektiğini vurguladı. Raporda, “Festival yalnızca birkaç gün süren bir etkinlik değil, yıl boyunca üretim yapan, Antalyalıların sahip çıktığı bir marka olmalıdır. Halk jürisi, açık hava sinemaları, bağımsız sinema okulu gibi uygulamalarla festival mahallelere taşınmalıdır” ifadeleri yer aldı.
“Kentle Bağ Yeniden Kurulmalı”
Raporun sonuç bölümünde, Antalya Kent Konseyi Kültür Sanat Grubu, “Antalya’ya mal olmuş bu kültürel değerin sürdürülebilmesi, şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir yönetişim anlayışıyla mümkündür. Festivalin geleceği, Antalyalıların festivalle yeniden bağ kurmasına bağlıdır” ifadelerini kullandı. Kent Konseyi, “Altın Portakal’ın gelişimi için her türlü iş birliğine hazırız” mesajını paylaştı.
Raporu, Ayşe Kural, Ayşe Onaran, Aysun Yalçınkaya, Azime Demire, Giray Ercenk, Gül Bayramoğlu, Güler Köse, İbrahim Dağhan, Leyla İrten, Seçil Çavuşoğlu, Yeşim Ertan hazırladı.