Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
21°
Akdeniz Gerçek | Akseki | Antalya’da Giden Gelmez Dağları İçin Boksit Madeni Uyarısı! Jeofizik Mühendislerinden Kritik Açıklama

Antalya’da Giden Gelmez Dağları İçin Boksit Madeni Uyarısı! Jeofizik Mühendislerinden Kritik Açıklama

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Akseki Giden Gelmez Dağları bölgesinde planlanan boksit madeni projesine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Akseki Giden Gelmez Dağları bölgesinde planlanan boksit madeni projesine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

KAYNAK: Tayfun Akyatan
Antalya’da Giden Gelmez Dağları İçin Boksit Madeni Uyarısı! Jeofizik Mühendislerinden Kritik Açıklama

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Yüksel Karaman yaptığı basın açıklamasında, Akseki Giden Gelmez Dağları’nda planlanan boksit madeni işletmesine ilişkin kaygılarını paylaştı.

Karaman, “Antalya’nın Akseki ilçesi sınırlarında yer alan ve doğal, jeolojik ve ekolojik açıdan son derece hassas bir bölge olan Giden Gelmez Dağları’nda planlanan boksit madeni işletmesine ilişkin gelişmeleri kaygıyla takip etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Jeolojik Yapı ve Yeraltı Su Kaynakları Risk Altında

Bölgenin yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda karmaşık jeolojik yapısı, karstik formasyonları ve yeraltı su sistemleri bakımından da yüksek hassasiyet taşıdığı vurgulanan açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

“Söz konusu alan, yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil; aynı zamanda karmaşık jeolojik yapısı, karstik formasyonları ve yeraltı su sistemleri bakımından da yüksek hassasiyet göstermektedir. Bu kapsamda yapılacak madencilik faaliyetleri, geri dönüşü zor ve telafisi mümkün olmayan etkiler doğurma potansiyeline sahiptir.”

Jeofizik ve Hidrojeofizik Tehlikelere Dikkat Çekildi

Yapılan açıklamada, bölgede yaygın karstik yapıların bulunduğu, çatlaklı ve boşluklu yeraltı sistemlerinin madencilik faaliyetlerinden doğrudan etkilenebileceği belirtildi:

“Bölge, yaygın karstik yapıların bulunduğu, çatlaklı ve boşluklu bir yeraltı sistemine sahiptir. Bu durum, yüzeyde yapılacak kazı ve patlatma faaliyetlerinin yeraltı su akiferlerini doğrudan etkilemesine neden olabilir. Yeraltı su seviyelerinde düşüş, su kaynaklarının kirlenmesi ve bölge halkının içme suyu temininde ciddi sorunlar yaşanması muhtemeldir.”

Açıklamada ayrıca kontrolsüz kazı ve dinamit kullanımının jeoteknik riskleri artırabileceğine, “Ayrıca, kontrolsüz kazı ve dinamit kullanımı, yeraltı boşluklarının dengesini bozarak çökme (subsidence) riskini artırabilir. Bu tür jeoteknik problemler, yalnızca maden sahasını değil, çevredeki yerleşim alanlarını da tehdit edebilecek niteliktedir” sözleriyle işaret edildi.

Ekosistem ve Doğal Yaşam İçin Geri Dönüşsüz Tehdit

Açıklamada, madencilik faaliyetlerinin bölgedeki orman varlığı ve endemik türler üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği vurgulandı. Yüksel Karaman, “Orman örtüsünün tahrip edilmesi, yüzey erozyonunu hızlandıracak ve bölgenin doğal dengesini bozacaktır. Giden Gelmez Dağları, mikroklimatik özellikleriyle birçok endemik türe ev sahipliği yapmaktadır. Madencilik faaliyetleri, bu hassas ekosistemin geri dönüşsüz biçimde zarar görmesine yol açabilir” ifadelerini kullandı.

Sismik Hassasiyet Konusunda Uyarı

Bölgedeki olası patlatmalı üretim yöntemlerinin sismik etkiler doğurabileceği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Patlatmalı üretim yöntemlerinin uygulanması halinde, oluşacak titreşimler bölgenin mevcut fay hatları üzerindeki gerilim dağılımını etkileyebilir. Bu durum, özellikle mikro-sismisiteyi artırarak hem doğal dengeyi bozabilir hem de yapı güvenliğini olumsuz etkileyebilir.”

Tarım, Hayvancılık ve Turizm İçin Endişe

Madencilik faaliyetlerinin ekonomik boyutuna da değinilen açıklamada, kısa vadeli kazançların ön plana çıkarıldığı ancak uzun vadeli etkilerin göz ardı edildiği belirtilerek, “Madencilik faaliyetlerinin kısa vadeli ekonomik getirileri ön plana çıkarılmakta; ancak uzun vadede tarım, hayvancılık ve turizm gibi sürdürülebilir geçim kaynaklarının zarar göreceği göz ardı edilmektedir. Bölge halkının yaşam kalitesi ve sağlığı üzerinde oluşabilecek olumsuz etkiler dikkate alınmalıdır” denildi.

Antalya Jeofizik Mühendisleri Odası'ndan Yetkililere Çağrı

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, açıklamasının sonunda bilimsel süreçlerin işletilmesi gerektiğine dikkat çekerek şu çağrıda bulundu:

“TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak; bölgenin detaylı jeofizik, hidrojeolojik ve jeoteknik etütleri yapılmadan herhangi bir madencilik faaliyetinin başlatılmaması gerektiğini, ÇED süreçlerinin bilimsel ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini, kamu yararının, ekolojik denge ve doğal kaynakların korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguluyoruz.
Yetkili kurumları, bilimsel gerçekler ışığında hareket etmeye; bölge halkını ve tüm kamuoyunu ise bu süreci yakından takip etmeye davet ediyoruz.”

Vekil Erdem Meclis Gündemine Taşımıştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Cengiz Holding bünyesindeki Eti Alüminyum A.Ş.’nin Antalya'nın Akseki ilçesinde bulunan Gidengelmez Dağları için boksit madeni kapasitesini artırmana dair girişimini dün TBMM gündemine taşımıştı. Erdem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na sunduğu önergelerle bölgedeki ekolojik tahribata dikkat çekmişti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız