Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Ekolog Neyişçi: Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor

Ekolog Neyişçi: Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor

Yangın Ekolojisi Uzmanı ve Çevrebilimci Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya’nın ekolojik turizme giremediğini, her şey dahil sistemde turistin otelden çıkmadığını belirterek, özgün kültürel değerlerin tanıtımının önemine dikkat çekti.

Yangın Ekolojisi Uzmanı ve Çevrebilimci Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya’nın ekolojik turizme giremediğini, her şey dahil sistemde turistin otelden çıkmadığını belirterek, özgün kültürel değerlerin tanıtımının önemine dikkat çekti.

Ekolog Neyişçi: Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor

Yangın Ekolojisi Uzmanı ve Çevrebilimci Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya’nın ekolojik turizme hiç giremediğini belirterek, Türkiye’de turizm başlığı altında tartışılanların hepsinin otelcilik faaliyeti olduğunu bildirdi. 

Turizmde özgünlüğün önemli olduğunun altını çizen Neyişçi, “Özgün, kültürel değerlerinizi korursunuz, tanıtırsınız, bunları insanlar turizm olarak görmeye gelir. O zaman otele kilitlenip kalmazlar. Deniz, kum, güneş içinde gelseler kalmazlar. 1980-1990’lı yıllarda gelen turistler denize de giriyordu, müzeye, Aspendos’a, Kapodokya’ya, Efes’e de gidiyordu. Şimdi gelenler otel dışına çıkmıyor. Niye, biz artık otelcilik yapıyoruz, turizm değil. İlk başladığımız yıllarda turizm yapıyorduk, 80’li yılların sonundan itibaren yatırımlara birlikte biz otelciliğe döndük. Otellerin sayısı arttıkça turizmi unutup, otelciliği turizm zannetmeye başladık. En çarpıcı yanlış noktası budur.” diye konuştu.

"Başka Ülkelerde Olmayan Ürünleri Pazarlamalıyız"

Türkiye başka ülkelerin satamayacağı, satmalarının imkan olmayan değerleri yerine her yerde satılabilecek, bulunabilecek ürünlere gitiğini dile getiren Neyişçi, ”İnsanlar Dubai’ye neden gidiyor. Deniz, kum için gidiyorlar orada da var. Ama kimse oraya onun için gittiğini söylemiyor. Yüksek binaları görmeye, alışveriş yapmaya gidiyor, çöl rallisine gidiyor. Biz neden burada bir deve güreşi yapmıyoruz. Başka bir ülkede bu yapılmıyor. Rehberlik dönemimde biz İzmir’de Amerikalıları, deve güreşlerine götürüyorduk. Yağlı güreşleri de turistik ürüne çevirebilirsiniz. Bunu bir turistik değer olarak görürseniz yaparsınız. Deve güreşini bizim burada yapıldığı gibi değil, görsel bir şölene dönüştürüp, insanlar katılımını sağlayabiliriz. O değerin içeriğini bozmadan değiştirmeniz gerekiyor.” dedi.

Ekolog Neyişçi Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor  2

"Deniz, Kum, Güneşi Herkes Veriyor"

Deve güreşinde hayvanların birbirini kırıp dökmediğini, İspanya’nın boğa güreşi gibi kanlı olmadığını belirten Neyişçi, “Onun için çevrecilerin karşı çıkmasını gerektirecek bir durum yoktur. Develer sırtında niye İpek Yolu gezimiz yok. Perge’de son derece güzel bir tiyatro ve stadyumumuz var. Araba yarışları yapılabilir. Çatalhöyük, dünyanın en eski yerleşim yeridir. Orada Neolitik yaşamı sağlayabilirsiniz. Öyle bir otel yaparsınız ki Çatalhöyük’te yaşayan insanların 9500 yıl önceki yaşayan insanların kaldıkları evlere benzer otel odasında konaklar. Onların yediklerine benzer yemekleri yiyebilirler. O dönemin yaşamını, tarımını, inanışlarını hepsini sergileyebilirsiniz. Bunu başka bir ülke sunamaz. Ama deniz, kum, güneş, otel bunu herkes verebiliyor” ifadelerine yer verdi.  

"Fiyat Düşürdükçe Müşteri Bulursunuz"

Konuşmasını örnekler üzerinden devam eden Neyişçi, “Niye Mısır turist başına Türkiye’den daha fazla gelir elde ediyor. Çünkü Mısır otel satmıyor. Mısır’dan başka bir yerde bulunmayacak değerler üzerine oturtmuş turizmini. Piramitler, Nil Nehri, kültürü, Luksor başka yerde yok. Ama Efes’in Aspendos’un benzerleri var. Stratejik olarak düşünüp turizmi planlamadığınız zaman otelcilik yaparsınız. Otelcilikte Türkiye gibi bir ülkede fiyat düşürdükçe müşteri bulursunuz yapılan budur. Bu otellerin hiç birisi masraflarını karşılayamazlar, işçilerin ücretleri giderek düşer, her şey dahil sistemde sunulanların niteliği düşer. Satılabilir bir uygun fiyat verebilmek için bunlardan kısmak zorunda kalıyorsunuz. Kısınca niteliğiniz düşüyor, nitelik düşünce de yarışma gücünüzü kaybediyorsunuz. Bu çok ciddi bir sorun.” açıklamasında bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız