Eğitim camiasında mülakat tartışmaları ve taban maaş talepleri sıcaklığını korurken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı ve Grup Başkanı Özgür Özel’den dikkat çeken bir hamle geldi. Özel, Ankara’da hak arama mücadelesi kapsamında açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenleri kaldırımda ziyaret etti. Kendisi de iki emekli öğretmenin evladı olan Özel, öğretmenlerin sendika binası önünde abluka altına alınarak seslerinin duyulmasının engellenmeye çalışılmasını sert bir dille eleştirdi ve Meclis kapanmadan acil çözüm çağrısında bulundu.
"Bakan Sözün Üstünde Tepiniyor"
Ziyaret sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özgür Özel, 2023 genel seçimleri öncesinde muhalefetin yürüttüğü "mülakata son" kampanyasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da mülakatı kaldırma sözü verdiğini hatırlattı. Verilen bu söze rağmen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in uygulamalarını eleştiren Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da bir kaldırımın üstündeyiz. Dünyanın en kutsal mesleğini yapan, her birimizi yetiştiren öğretmenlik mesleğine değer vermeyenlerin, kendi düzenleri açısından hak arayan öğretmenleri risk görenlerin ülkeye yaşattığı yeni bir ayıpla karşı karşıyayız. Geçtiğimiz haftalarda alnının terinin hakkını isteyen emekçileri Ankara’ya sokmuyorlardı. Bu sefer de göz göre göre hakları yenen öğretmenlerin hak aramalarına izin vermiyorlar. Onların, annelerinin, eşlerinin, evlatlarının mücadelesini görünür kılmamak için sendikanın önünde bir kaldırıma hapsediyorlar bu mücadeleyi. Bu büyük bir ayıp. Öncelikle şunu söyleyeyim; bu mücadele ne mücadelesi? 2023 seçimlerine doğru gidiliyordu. Muhalefet partileri, yapılan haksızlıklara karşı ‘mülakata son’ kampanyası yapıyorlardı, ‘Biz iktidar olduğumuzda mülakatı kaldıracağız’ diyorlardı. Bu büyük bir destek gördü. Çünkü mülakatlar büyük haksızlıklar yaratıyordu. Sayın Erdoğan da ‘Biz de mülakatı kaldırıyoruz’ dedi. Buradaki arkadaşlar, eğer Sayın Erdoğan’ın söz verdiği gibi mülakat yapılmasaydı, yani yazılı sınav sonuçlarına göre atama yapılsaydı 1611 öğretmen o günden beri sınıflarına, öğrencilerine kavuşmuş olacaklardı.”
"Öğretmenler Meclis'te Azınlık Değil, Çoğunluk"
Meclis'teki komisyon çalışmalarının engellendiğini ve kanun tekliflerinin bekletildiğini savunan Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve tüm muhalefet partilerine seslenerek meclis aritmetiğine dikkat çekti:
“Meclis'teki kanun teklifinin görüşülmemesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in zoruyla oluyor. Geçtiğimiz yıl komisyondaki üyelerden imza topladı, üçte biri yetiyor. Bütün muhalefet imza verdik, komisyonu toplantıya çağırdık. Komisyon başkanı fiilen toplantıyı yapmadı. Kanun bekliyor ve süresi geçti. İç tüzüğe göre indirip aşağıda oylanabilir. Buradan Sayın Bahçeli’ye bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bir sayın milletvekilini görevlendirmişti, o da gelip haklarının verilmesi için kanun teklifi vereceğini söylemişti. Vermişti, o da bekliyor. Bakın bugün için bu öğretmenler Meclis'te azınlık değil, çoğunluk. Görüyorum, takip ediyorum. Yeni Yol Grubu destek veriyor, DEM Grubu destek veriyor, Cumhuriyet Halk Partisi destek veriyor, MHP de hak veriyor, kanun teklifi veriyorsa; öğretmenler 300’ün çok üzerinde bir çoğunlukla zaten kendilerine söz verenler el kaldırsa iş bitecek. Şu 1611 öğretmen için kanunu Meclis kapanmadan bu hafta oylayalım, bitirelim.”
"İç Tüzük 37 ile Bu Sorunu Beş Dakikada Çözebiliriz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben konuşmasını sürdüren Özel, İç Tüzük maddelerini işaret ederek konunun siyaset üstü olduğunu ve muhalefet olarak şartsız destek vereceklerini ilan etti:
“Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Söz namustur, seçimlerde insanlardan oy isterken mülakatı kaldırmaya söz verdiniz. Kim oluyor da bu Cumhuriyet tarihinin en uzlaşmaz, en kavgacı, en öğretmen düşmanı Bakanı gelmiş şimdi sizin sözünüzün üstüne ‘Mülakat gibi mülakat yapacağız’ diyerek sizin sözünüzü yere çalmış, üstünde tepinmiş siz de ‘Ben bu devletin başıyım’ diye gerim gerim geriniyorsunuz. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu öğretmenlerin hakkını verin. Bu işin siyaseti yok. Bu öğretmenler ne CHP’li ne bir başka partili. Her partiden insan var. Anadolu'nun her yerinden insan var. Bundan sonra yapılan bu zulmü sona erdirmek boynunuzun borcudur. Biz ağzımızdan çıkan bir sözün arkasında durmak için gerekirse her şeyini veren bir kültürden, bir gelenekten geliyoruz. Bir sözünüz, bugün Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanına, nöbetçi Grup Başkanvekiline bir telefonunuz ‘Ya şu 1611 kişinin derdi nedir? Çözün’ derseniz çözülmesi hem vallahi hem billahi İç Tüzük 37 ile 5 dakika. Bugün salı, daha İç Tüzük 37 görüşülmedi. Komisyonlarda 40 gün ele alınmayan kanunların doğrudan Meclis’e indirilebilme maddesi. İç Tüzük 37’de bekleyen neyse onu oybirliği ile çeker, bunu koyar, üzerinde 5 dakika var o konuşmanın da şanı şerefi size kalsın, dediğiniz bir konuşsun. Biz Cumhuriyet Halk Partisi iki elimizi birden kaldıracağız, bu işi bir talimatınızla 5 dakikada çözebiliriz. Öğretmenlerin sonuna kadar arkasındayız, bu haklı mücadelelerine destek veriyoruz. Onların karşısına polis dikmeyin. Milletimize de söylüyoruz; madencilere siz sahip çıktınız, haklarını aldılar. Öğretmenlere sahip çıkarsanız haklarını alırlar. Onları ziyaret edin, onları destekleyin, onlarla birlikte olun.”
Sendika Başkanı Edebali: "Yusuf Tekin İstemiyor Diye Yasa Çıkmıyor"
Özgür Özel’in ardından söz alan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali de meclis tutanaklarını işaret ederek, taban maaş hakkının Milli Eğitim Bakanı engeline takıldığını savundu. Edebali, "Resmi tutanaklarda da, resmi yazılarda da yer alıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çözülebilecek olan ve Sayın Latif Selvi'nin ifadesiyle iktidar ile muhalefet arasında tek ittifak konusu olan taban maaş kanunu, Yusuf Tekin istemiyor diye hala hayata geçirilmiyor" diyerek tepkisini dile getirdi.