Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu, 53’ü tutuklu toplam 414 sanıklı İBB Davası, 40 günlük aranın ardından yeniden görülmeye başlandı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen davaya, salonun fiziki koşulları ve adil yargılanma endişeleri damga vurdu. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla sürece ve mahkeme salonundaki koşullara sert tepki gösterdi.
"Aileler Dürbünle İzliyor, Avukatlar İletişim Kuramıyor"
Yeni yapılan devasa duruşma salonunun adil yargılanma ilkelerine uygun olmadığını belirten Dilek Kaya İmamoğlu, salondaki mesafelerin yarattığı mağduriyete dikkat çekti. Değişen tek şeyin mekân olduğunu vurgulayan İmamoğlu, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Bugün Silivri’de değişen yalnızca duruşma salonuydu. Ailelerin sevdiklerini görebilmek için dürbün kullandığı, avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmakta zorlandığı bir salonda, adil yargılanmaya, adaletin sağlanacağına dair kaygılarımız daha da arttı."

Savunma Hakkında Belirsizlik ve "Psikolojik Baskı" Vurgusu
Fiziki mekânların büyüklüğünün hukukun işlemesi için yeterli olmadığını ifade eden İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının kısıtlandığını ve sürecin belirsizliklerle yürütüldüğünü belirtti. Süreci sistematik bir baskı olarak nitelendiren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Koca bir adliye salonu yapıldı ama adaletin en temel şartı yine sağlanamadı; milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun en temel hakkı olan savunmasını ne zaman ve ne kadar süreyle yapacağı belirsiz. Görüyoruz ki 1,5 yıl bizlere ve sevdiklerimize yaşatılan psikolojik baskı, biçim değiştirerek kaldığı yerden devam ediyor."
"Hak, Hukuk ve Adalet Demekten Vazgeçmeyeceğiz"
Açıklamasının son bölümünde, yaşanan tüm olumsuzluklara ve temel hakları kısıtlayan uygulamalara rağmen hukuk mücadelesinden geri adım atmayacaklarının altını çizen Dilek Kaya İmamoğlu, mesajını şu kararlı ifadelerle tamamladı:
"Ama biz bir an olsun hak, hukuk ve adalet demekten vazgeçmeyeceğiz. İnsanları birbirinden uzaklaştıran salonlara, temel hakları sınırlayan uygulamalara ve hukukun yok sayılmasına rağmen; adaletin herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz."