Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
28°
Akdeniz Gerçek | Sağlık | Tiroid nodüllerinin görülme sıklığı yaşla artıyor

Tiroid nodüllerinin görülme sıklığı yaşla artıyor

Endokrinoloji Uzmanı, tiroid nodüllerinin çoğunun iyi huylu olduğunu ancak zamanla yüzde 3'ünün tiroid kanserine dönüşebileceğini belirtti.

Endokrinoloji Uzmanı, tiroid nodüllerinin çoğunun iyi huylu olduğunu ancak zamanla yüzde 3'ünün tiroid kanserine dönüşebileceğini belirtti.

Tiroid nodüllerinin görülme sıklığı yaşla artıyor

Tiroid nodülleri, toplumda sık rastlanan ancak genellikle tesadüfen tespit edilen kitlelerdir. Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Bozkırlı, tiroid bezinin iç dokusunun homojen olduğunu ve bu nodüllerin, tiroid dokusundan farklı yapıda olan kitleler olarak tanımlandığını belirtiyor. Elle muayenede yüzde 3 ila 7 oranında tespit edilen bu nodüllerin, ultrasonografi gibi radyolojik yöntemlerle tespit edilme oranının yüzde 35-45'e kadar çıktığını vurguluyor.

Nodüllerin Çoğu İyi Huylu

Prof. Dr. Bozkırlı, tiroid nodüllerinin büyük bir çoğunluğunun belirti vermeyen, küçük ve iyi huylu kitleler olduğunu ifade ediyor. Ancak, bu nodüllerin yüzde 3'ü zamanla tiroid kanserine dönüşme riski taşır. Bu nedenle, nodül tespit edildiğinde öncelikle iyi huylu mu kötü huylu mu olduğunun belirlenmesi gerektiğini belirtiyor. Hızlı büyüyen nodüller, ses kısıklığı, nefes darlığı, öksürük ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle birlikte görüldüğünde, nodüllerin kötü huylu olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Teşhis ve Takip Süreçleri

Tiroid nodülü tespit edilen hastalarda, ilk adım olarak kan testleri yapılır ve tiroid fonksiyonları değerlendirilir. Kan testi sonuçlarına göre hastanın ilaç tedavisine ihtiyacı olup olmadığı belirlenir ve bir sonraki aşamada ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri devreye girer. Ultrasonografi, nodülün yapısı, boyutları, sınırları ve kanlanma özellikleri gibi birçok konuda fikir verir ve deneyimli bir hekim tarafından değerlendirildiğinde nodülün iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığı hakkında ciddi bilgiler sağlar.

Biyopsi ve Tedavi Yöntemleri

Bir sonraki tetkik aşaması olarak biyopsi yapılır. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi, ultrason eşliğinde nodülün içerisinden örnek alınarak yapılan ve genellikle yan etkisi olmayan bir işlemdir. Biyopsi sonuçlarına göre hastanın ameliyat olup olmayacağına karar verilir. Prof. Dr. Bozkırlı, nodüllerin ilaçla tedavisinin olmadığını, ancak hormon salgılayan nodüllerde radyoaktif iyot tedavisi uygulanabileceğini ifade ediyor. Kötü huylu olma ihtimali yüksek durumlarda ise operasyon gündeme gelir.

İlaçsız Takip ve Alternatif Tedavi Yöntemleri

Tiroid nodülleri genellikle ilaçsız takip edilir ve bu takip ultrasonografi ile 6 ay-1 yıl aralıklarla yapılır. Son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen radyofrekans ablasyon yöntemi de tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılır. Prof. Dr. Bozkırlı, nodüler tiroid hastalıklarının toplumda çok sık görüldüğünü ve deneyimli uzmanlar tarafından değerlendirildiğinde çoğu vakanın basitçe takip edilebileceğini dile getiriyor.


 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız