Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde Güvenlik Mahallesi Muhtarı Veysel Borcak, aniden ortaya çıkan halsizlik, vücutta sararma ve karın ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşuna başvurdu. Yapılan ayrıntılı klinik tetkiklerde siroz teşhisi konulan ve karaciğer yetmezliği tablosu gelişen mahalle muhtarı için acil nakil protokolü devreye alındı.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner ve cerrahi ekibinin yakın takibine giren 61 yaşındaki Borcak, kadavra nakil bekleme listesine eklendi.
Hastalığının ortaya çıkış sürecini aktaran Veysel Borcak, "Daha önce yürüyüş ve spor yaptığım dönemlerde gayet iyiydim. Sonrasında performansımda düşüş, halsizlik ve vücudumda sararmalar başladı. Karın ağrısı şikayetiyle acil servise başvurdum. Gastroenteroloji doktorlarımız hastaneye yatışımı yaptı. Yapılan tetkiklerde karaciğerimde yağlanma olduğu ortaya çıktı. Doktorlarım değerlendirmelerinin ardından karaciğer nakli olmam gerektiğini söylediler" dedi.
3 Aylık Zorlu Bekleyişin Ardından Muratpaşa'ya Beklenen Telefon Geldi
Kadavradan organ bekleme sürecini evinde sürdüren Muhtar Borcak, "Doktorumun verdiği ilaçları düzenli kullandım. Tedavime evde devam ettim, beslenmeme dikkat ettim. Umudumu hiç kesmedim. Çünkü yerel ve ulusal basından organ bağışıyla ilgili haberleri takip ediyordum. Organ bulunacağına emindim" ifadelerine yer verdi.
Yaklaşık 3 ay süren bekleyiş, 7 Eylül akşamı saat 19.00 sıralarında gelen o kritik çağrıyla yerini umuda bıraktı. Beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşın bağışlanan karaciğeri, doku uyum testlerinin ardından vakit kaybedilmeden Borcak'a başarıyla nakledildi.

"O Telefonu Aldığımda Dünyalar Benim Oldu"
Nakil haberi aldığı anı unutamadığını dile getiren muhtar Borcak, "7 Eylül akşamı saat 19.00 sıralarında telefon geldi. Bir organ bağışçısı olduğunu, gerekli değerlendirmelerin ardından uygun olması halinde naklin yapılabileceğini söylediler. O telefonu aldığımda dünyalar benim oldu. Yeniden doğmuş gibi hissettim. Zorlu bir sürece gireceğimi biliyordum ama nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Sokakta bir çuval para bulsanız o kadar sevinmezsiniz. Çünkü sağlığıma kavuşacaktım. Çocuklarımla, torunumla, ailemle birlikte olabilecektim. Benim için bundan daha değerli bir şey yoktu" sözleriyle duygularını ifade etti.
Ameliyat sonrası 2 aylık toparlanma periyodunda ailesinin fedakarlığını vurgulayan Borcak, "İki oğlum ve bir torunum var. Onlar da haberi aldıklarında çok sevindiler. Bu süreçte bana çok destek oldular. Moralimi hep yüksek tuttular. Ne istediysem yaptılar, beni hiç kırmadılar. Doktorlarımız da büyük bir özen gösterdi. Hepsine çok teşekkür ediyorum" dedi.
Mahalle Sakinleri Muhtarına Yeniden Kavuşmanın Mutluluğunu Yaşadı
Ameliyatın ardından düzenli kontrollerine devam eden ve genel sağlık tablosu hızla normale dönen Güvenlik Mahallesi Muhtarı, "Şimdi gayet iyiyim, oldukça iyi hissediyorum. Ayda bir kontrollerime geliyorum. Bugün de kontrolüm vardı. Doktorum, ‘Bu şekilde devam et, sağlıklısın' dedi. Bundan sonra da doktorlarımın söylediklerine uymaya devam edeceğim" dedi.
Mahalle sakinlerinden gelen destek dalgasından büyük moral bulduğunu aktaran Borcak, "Mahalle sakinleri hastalığımı ve nakil sürecimi biliyorlardı. Nakilden sonra çok sevindiler. ‘Muhtarımıza kavuştuk' diyerek mutluluklarını dile getirdiler. Her gün tebrik mesajları gönderiyorlar, doktorlarımıza dua ediyorlar. Hep birlikte organ bağışının önemini anlatmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Gelecek planlarından da bahseden Borcak, "Öncelikle yeniden egzersiz ve spor yapmak istiyorum. Çok büyük hayallerim yok. Ailem yanımda, sevdiklerim benimle birlikte. Benim için önemli olan bu. Doktorlarım altı ay sonra egzersize ve yüzmeye başlayabileceğimi söylediler. O zamana kadar kurallara uymam gerekiyor" diyerek topluma çağrıda bulundu:
"Organ bağışı geçmiş yıllarda bu kadar yaygın değildi. Teknoloji ilerledikçe organ bağışının önemi daha da arttı. Gerçekten bir organın kaç kişiye hayat verebildiğini görüyoruz. İnsanlarımız organ bağışına kötü gözle bakmasın. Çünkü bir iyilik yapıyorsunuz, bir insanın hayatını kurtarıyorsunuz. Ben hayata tutundum, daha uzun yıllar yaşayacağıma inanıyorum. Herkesi organ bağışına davet ediyorum."

Doktoru "Dışarıda Görsem Tanımazdım" Diyerek Yaşama Dönen Muhtarı Anlattı
Operasyonu başarıyla tamamlayan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner, hastasının geçirdiği fiziksel dönüşüme dikkat çekerek, "Bir akşam çalan telefonla onun da hayatı değişti. Bugün de kontrole geldi, kendisini gördüm. Nakil öncesindeki durumundan eser yok. Bayağı değişmiş. Belki dışarıda görsem tanımazdım. Şu anda nakille birlikte yeni bir hayata başlamış durumda. Kontrolleri güzel, ilaçlarını düzgün kullanıyor. Takibimiz devam edecek" açıklamasında bulundu.
Hekimlerden Hayati Çağrı
3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında bağış oranlarındaki azalmaya işaret eden Prof. Dr. Aslaner, pandeminin ardından düşen bağış seviyelerinin kritik sınırlara ulaştığını belirterek, "Böyle bir durumun bizim başımıza gelmeyeceğini düşünmeyelim. Hepimiz hayatımızın bir döneminde böbrek ya da karaciğer yetmezliği hastası olabiliriz. Dolayısıyla bir gün bizim de karaciğere veya böbreğe ihtiyacımız olabilir" uyarısını yaptı.

Nakil merkezlerinin kapasitesine ve tek bir bağışçının yarattığı etkiye değinen Prof. Dr. Aslaner, "Hastanemizde organ bağışı gerçekleştiğinde hastalarımız adına çok seviniyoruz. Bir bağışçıyla en az beş hasta sağlığına kavuşuyor. Karaciğer, böbrekler, kornealar, yeri geldiğinde pankreas ve ince bağırsak bağışlanabiliyor. Ne kadar çok bağış olursa o kadar çok organ bekleyen hastanın sağlığına kavuşma imkanı olacak" diyerek tüm vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti.
