Antalya'nın Manavgat ilçesi kıyılarında onlarca yıl boyunca vatandaşların ve tatilcilerin yaz aylarında sıcaktan korunmak, serinlemek ve bir araya gelmek amacıyla inşa ettiği ahşap çardaklar, ressam Çiler Belen'in usta fırçasıyla görsel bir hafızaya dönüştü.
Manavgat'ın Kirazlı Köyü'nde kurduğu atölyesinde resim ve enstalasyon çalışmaları yürüten Yüksek Dekoratif Sanatlar Tekstil Bölümü mezunu sanatçı, geçmişte Kumköy, Sorgun ve Boğaz mevkilerinde denize sıfır yükselen o nostaljik yapıları ölümsüzleştirdi.

Sanat danışmanı ve galeri işletmecisi Himmet Öcal'a ait galeride sanatseverlerin beğenisine sunulan 'Dönebilir(iz) miyiz(?)' isimli sergi, hem kıyı kültürünün tarihsel değişimini hem de Antalya'nın kaybolan mekanlarını yeniden gündeme taşıdı.
Manavgat'ın 70 Yıllık Mirası
Sergilenen eserler aracılığıyla bölgenin yakın tarihine ışık tutan Sanat Danışmanı Himmet Öcal, 60-70 yıllık geçmişi bulunan çardakların çok uzun yıllar boyunca Akdeniz insanının ortak buluşma noktası olduğunu belirtti.

Bu yapıların zaman içinde caretta carettaların üreme alanlarına zarar vermesi, kıyılarda çevre kirliliği oluşturması ve kaçak yapılaşma gerekçeleriyle yıkılarak kaldırıldığını hatırlatan Öcal, geçmişin derin izlerinin sanat aracılığıyla yaşatılmasının büyük bir kıymet taşıdığına dikkat çekerek sanatçı Çiler Belen'i tebrik etti.
Kişisel Bir Anıdan Sergiye
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tekstil tasarımları ve dokuma yüzeylere resim çalışmaları gerçekleştirmiş olan sanatçı Çiler Belen, "Tuvallerime yansıttığım çardaklarda yaz aylarında ben de yaşadım. Çardak yaşamımız anılarda kaldı" sözleriyle serginin duygusal yönünü özetledi.
Kendi gençliğinin geçtiği sahillerdeki yaşanmışlıkları tuvale aktaran sanatçının hazırladığı seçki, 27 Kasım 2026 Cuma gününe kadar galeride ziyarete açık kalacak.
