Antalya'nın Kumluca ilçesinde kültürel ve sanatsal hareketliliğe yeni bir soluk getiren özgün bir sergi, yerel sanatseverlerin yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. İlçede yaşamını sürdüren Pervin Kavacık, sekiz yıl önce tanıştığı vitray sanatını kendi hayal gücüyle harmanlayarak tamamen kendine has bir teknik geliştirdi. Yurt dışından İstanbul'a gelen özel cam bloklarını satın alarak ilk çalışmalarına başlayan Kavacık, zamanla vitray uygulamalarından arta kalan kırık camları atmayıp değerlendirmek istedi. Tamamen doğaçlama olarak başlayan bu geri dönüşüm fikri, zaman içinde Kumluca'nın sanatsal zenginliğine katkı sunan ve başka hiçbir yerde örneği bulunmayan özgün bir kırma cam sanatı akımına dönüştü.

Pervin Kavacık önderliğinde arkadaşları ile birlikte yapılan "Kırma Cam Sanatı" tablolar Kumluca Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre merkezinde sergileniyor. Kumluca'nın sosyal ve kültürel hayatında önemli bir buluşma noktası olan bu merkezdeki sergide yer alan eserler, geleneksel el sanatlarının modern ve çevreci bir yaklaşımla nasıl yeniden yorumlanabileceğini en güzel şekilde kanıtlıyor. Herhangi bir şablon ya da hazır görsel kullanmadan, tamamen o anki duygu ve düşüncelerin cam parçalarına yansıtılmasıyla üretilen bu tablolar, yerel halkın sanata olan ilgisini artırırken bölgedeki diğer kadın girişimci ve sanatçılar için de büyük bir ilham kaynağı oluşturuyor.

Boyasız ve Üç Boyutlu Cam Eserlerin Perde Arkasındaki Sabır
Bu tabloları benzerlerinden ayıran ve onları gerçek birer sanat eserine dönüştüren en önemli unsur, üretim sürecinde hiçbir şekilde boya kullanılmaması ve her bir detayın insanüstü bir sabırla işlenmesi oluyor. Elmas ve pense gibi aletlerle büyük cam tabakalarını küçük parçalara ayıran Kavacık, eserlerindeki renk çeşitliliğini tamamen orijinal renkli camların kendi tonlarıyla yakalıyor. Tablolardaki derinlik ve kabartma hissi ise altına başka hiçbir malzeme konulmadan, sadece kırık camların üst üste doğru açılarla yerleştirilmesiyle elde ediliyor. Yapımı aylar süren bu zahmetli süreç, hem el emeğinin değerini hem de ortaya çıkan işin sanatsal kalitesini zirveye taşıyor.
Yaptığı tablolarda hayal gücünün sınırlarını zorlayan ve sipariş üzerine ürettiği eserleri çok iyi fiyatlara sattığını belirten Pervin Kavacık, "Hobi olarak Vitray yapmaya başladım. Vitray'dan arta kalan kırık camları değerlendirmek istedim. Daha sonra böyle bir şey aklıma geldi. Doğaçlama olarak çalışmalar yaptım. Şimdi daha çok büyüttük bu işi. Birkaç arkadaşımla birlikte. Bu çalışmayı hiçbir yerde görerek, bilerek değil, tamamen değerlendirmek açısından böyle bir şey yapmaya başladık. Camları tabaka halinde alıyoruz. Onları çeşitli malzemelerle, elmasla, taktakla, pense ile keserek, doğaçlama olarak yapmamız gereken yerlere o an düşünerek o andaki fikrimizi kendimiz canlandırarak yapıyoruz. Mesela bu tablo 5 ayda bitti. Çok fazla zaman alıyor. Ben bu tabloyu kendim düşünerek çıkardım. Hiçbir yerde görmedim. Görerek yapmadım. Tablolardaki camların renkleri orijinal özel kendi renkleridir. Hiçbir şekilde boya kullanılmıyor. Bence bu tabloları ayrıcalıklı yapan özelliği de odur. Kabartmaları tamamen camla yapıyoruz. Başka hiçbir şey koymuyoruz altına. Tablolarımız üç boyutlu tablolardır. Elimizi sürsek elimizi parçalayarak geçer" dedi.
Kumluca Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde sergilenen bu nadide eserler, hem sanatsal duruşu hem de atık malzemelerin değerlendirilmesine yönelik verdiği toplumsal mesajla ilçede uzun süre konuşulacak bir başarı öyküsüne imza atıyor. Kumlucalıların ve çevre ilçelerden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılanan sergi, keskin cam kırıklarının doğru ellerde nasıl göz kamaştırıcı birer estetik harikaya dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.