“Negatif Enerji Belki De Sensin”
Kendini spiritüel sananların en büyük yanılgısı:
İşte bu.
Evin en güzel köşesinde oturan bir Buda vardır.
Sessizdir. Kıpırdamaz.
Ama herkesten fazla şey bilir gibi bakar.
Biz ona “huzur” deriz.
Tütsüler yanar. Mumlar dizilir. Taşlar, objeler, ritüeller…
Evin içinde her şey tamamdır.
Bir tek huzur eksiktir.
Çünkü biz huzuru yaşamıyoruz.
Huzuru dekor yapıyoruz.
Davranışlarımız değişmiyor, ama eşyalarımız değişiyor.
Yanlış insan duruyor.
Yanlış ilişki duruyor.
Yanlış seçimler yerli yerinde.
Ama köşede bir Buda var.
Sorun da tam burada başlıyor.
Biz yüzleşmek yerine, adını değiştiriyoruz.
Kavga mı çıktı?
“Negatif enerji.”
İlişki mi yürümüyor?
“Nazar.”
Hayat mı dağınık?
“Enerji düştü.”
Kimse dönüp kendine bakmıyor.
Herkes aydınlanmak istiyor.
Ama kimse karanlıkla oturmak istemiyor.
Herkes huzur istiyor.
Ama kimse huzurun bedelini ödemek istemiyor.
“Hayır” demeden huzur olmaz.
Yanlış insanı çıkarmadan huzur olmaz.
Kendine saygı duymadan huzur olmaz.
Şu gerçeği kabul edelim:
Huzur tütsüyle gelmez.
Huzur, seçimle gelir.
O Buda orada boşuna durmuyor aslında.
Sana her gün aynı şeyi söylüyor:
“Sen değişmeden… hiçbir şey değişmez.”
Ama biz ne yapıyoruz?
Buda’yı huzur için koyduğumuzu sanıyoruz.
Oysa çoğu zaman onu, vicdanımızı susturmak için koyuyoruz.
İçeride kaos varken, dışarıya “ben iyiyim” demek için.
Ve işin en sert kısmı şu:
Bazı evlerde o heykel, huzurun değil…
Yalanın dekoru.
Ben Aslı.
Herkes “negatif enerji” diyor ya…
Peki ya negatif enerji sizseniz?