12 Eylül'ün yıldönümünde LGBTİ+ derneklerinden aktivistlerin ve bağımsız hak savunucularının gözaltına alınmasına tepki gösteren 114 kadın örgütü ortak bir açıklama yayımladı. "Ne aile güvende ne de herhangi birimiz!" başlığıyla paylaşılan bildiride, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelime dair örgütlenmenin suç olmadığı vurgulanarak, gözaltındakilerin derhal serbest bırakılması talep edildi.
"Baskılar Otoriter Siyasetin Bir Parçası"
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ve TMMOB İstanbul Kadın Komisyonu'nun da aralarında bulunduğu 114 kadın örgütü, LGBTİ+ hak savunucularına yönelik son operasyonlara karşı ortak bir duruş sergiledi. Yapılan açıklamada, 12 Eylül darbesinin yıldönümünde gerçekleşen gözaltıların, LGBTİ+’ların örgütlenmesinin Türk Ceza Kanunu kapsamında fiilen suç haline getirilme çabası olduğu belirtildi.
Bedenler, hayatlar, kimlikler ve örgütlenme hakkı üzerindeki baskıların aynı otoriter siyasetin bir parçası olduğuna dikkat çekilen bildiride, "Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelime dair politika yapmak ve örgütlenmek suç değildir. Ne LGBTİ+ olmak ne de LGBTİ+ örgütlenmesi suçtur!" ifadelerine yer verildi.
"Aileyi Koruma" Kılıfına Sert Tepki
İktidarın ve kolluk kuvvetlerinin müdahalelerine gerekçe olarak sunduğu söylemlere de karşı çıkan kadın örgütleri, "Kadınlar olarak, 'aileyi güvende tutmak' adı altında yürütülen bu operasyonların karşısındayız" değerlendirmesinde bulundu. Erkek egemen ve otoriter politikalara karşı ortak mücadeleden vazgeçilmeyeceğinin altı çizilen açıklamada, LGBTİ+ hareketiyle tam dayanışma içinde olunduğu mesajı verildi.
"Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın" Çağrısı
Açıklamanın sonuç bölümünde ise iktidara ve yargı makamlarına net talepler iletildi. Gözaltındaki hak savunucularının derhal serbest bırakılması gerektiği belirtilen ortak metinde; LGBTİ+ örgütlerine yönelik baskınlara, erişim engellerine ve kriminalizasyon politikalarına son verilmesi istendi.
Bildiriye imza atan 114 kurum arasında; çeşitli illerin Kadın Platformları, Feminist Kolektifler, İHD ve ÖHD'nin kadın komisyonları, sendikaların kadın meclisleri ve yerel dayanışma dernekleri yer aldı.