Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'ndaki gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, Yarın Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşması olduğunu belirterek sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’ndaki gösterisinin ardından hakkında soruşturma açılan ve Hollanda tatilini yarıda keserek Türkiye’ye döndükten sonra havalimanında gözaltına alınıp tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden cezaevinden bir mesaj yayımladı. 25 Haziran 2026 tarihli video çözümleme tutanağını inceleyen İstanbul Sulh Ceza Hakimliği; gösterideki ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı, oruç tutanlara ve dinî değerlere yönelik söylemlerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik niteliği taşıdığı gerekçesiyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirmiş ve Göktaş’ın tutuklanmasına karar vermişti.

"Kelepçeyi Özlemediğim Kesin"
Yarın saat 10.00’da Çağlayan Adliyesi’nde duruşması olduğunu belirten Göktaş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar, Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var. 88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş. Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette 'zengin derdi' sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik. 'Müziksiz yaşayamam' tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama 'müziksiz 88 gün yaşayamam' tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor. Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir. 24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in 'Ben büyüttüm boy boy' dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti. Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: 'Ekmek ve poğaçaaaa'
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça
Vaktimiz bolca
Cicibebe olmasa
Halimiz n’olcak
Menü ful carbo
Ne peynir ne yarım kadeh Doluca
Haluk, Cem, Özkan, ben
D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere."