TMMOB Şehir Plancıları Odası, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride, şehir planlama disiplininin kamusal sorumluluğuna, toplumsal vicdanla buluşan yönüne ve meslek alanının günümüzde karşılaştığı baskılara dikkat çekti.
“Değişimin eşiğinde” temasıyla Bursa’da düzenlenen 49. Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu kapsamında yapılan açıklamada, şehir plancılarının sadece kentlerin biçimini değil, yaşamın yönünü değiştirecek iradeyi temsil ettiği vurgulandı.
“Şehir Planlama Bilimin Rehberliğinde Toplumsal Vicdanla Buluşur”
Bildirgede, şehircilik disiplininin toplumsal yararı, doğa korumasını ve tarihsel sürekliliği esas alan bir anlayışla yürütülmesi gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:“Şehir planlama, bilimin rehberliğini toplumsal vicdanla buluşturan bir disiplindir. Şehir plancıları kamucu, eşitlikçi ve korumacı yaklaşımıyla yalnızca mesleğin değil, yaşamın bütününde halkın savunucusudur.”
TMMOB, son yıllarda şehir plancılarının baskı altında tutulduğunu, kamu yararını savunan pek çok meslektaşın haksız gözaltı ve tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığını belirtti.
“Planlama Önemsizleştiriliyor, Meslek Alanı Değersizleştiriliyor”
Açıklamada, planlama sürecinde şehir plancılarının dışlandığı ve kentlerin bilimsel temellerden uzak biçimde yönetilmeye başlandığı eleştirildi:“Planlama önemsizleştirilmekte, meslektaşlarımızın emeği değersizleştirilmektedir. Kentlerde yaşanan sorunların kaynağı, şehir plancılarının değil, şehir plancısı eksikliğidir.”
TMMOB ayrıca, ülkenin planlama geleneğinin geçmişte kamu yararına dayandığını ancak bugün sermayenin kentsel topraklar üzerindeki baskısının arttığını vurguladı:“İstenmektedir ki, rant düzeninin karşısına yasal, teknik ve toplumsal bir engel çıksın.”
“Değişim Planlamanın Kalbinde Başlar”
Bildiride, şehir plancılarının değişimi dışsal bir beklenti olarak değil, mesleğin özünde yer alan bir toplumsal sorumluluk olarak gördüğü ifade edildi.“Çünkü değişim, planlamanın kalbinde, şehir plancısının iradesinde başlar. Bugün planlamanın bilgi birikimi, ilkeleri ve toplumsal hedefleriyle ülke yönetimi arasında derin bir uçurum vardır. Bu uçurumu kapatacak güç, şehir plancılarının toplumsal bilincidir.”
“Kent Planlama Basın Ödülleri 2025” Sahiplerini Buldu
Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu kapsamında ayrıca, kent kültürüne ve kentlilik bilincine katkı sunan gazetecilere verilen Kent Planlama Basın Ödülleri 2025 sahiplerini buldu.
Hakan Tosun ve Ahmet Soysal anısına düzenlenen bu yılki ödüllerin kazananları şöyle açıklandı:
Aposto Ekibi
Deniz Zeyrek
Fatoş Erdoğan
Songül Mazlum (Günebakış Gazetesi – Trabzon)
İsmail Hakkı Yoğurtçu (Konut ve Yapı – Bursa)
Doğan Havur & Tolga Yılmaz (TV1 – Kayseri)
Ece Güneş (TELE 1 – Antalya)
TMMOB Şehir Plancıları Odası, ödülün gerekçesini şu ifadelerle açıkladı:“Kent Planlama Basın Ödülleri, her yıl düzenlenen 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu kapsamında, yaptıkları haber veya yayınlarla kentsel sorunları ve kamusal alanlara dair müdahaleleri gündemleştirmeleri, kent kültürüne ve kentlilik bilincine yaptıkları katkıların yanı sıra, şehir ve bölge planlama bilimi ile mesleğin bilimsel ve teknik görüşlerine duyarlılık gösterdikleri düşünülen basın kuruluşlarına ve/veya basın mensuplarına verilmektedir.”
Açıklamada, “Kent planlama bilimine gösterdikleri duyarlılıktan dolayı bir kez daha teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz.” denildi.
“Toplumsal Dayanışma ile Yeniden Ayağa Kalkmalıyız”
Kolokyumun sonunda yapılan değerlendirmede, şehir planlama mesleğinin toplumsal adalet, doğa koruma ve kamu yararı ilkeleriyle yeniden güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı:“Bizler, değişimin eşiğinde duran değil, değişimi yönlendirecek, dönüştürecek ve adaletli bir geleceği inşa edecek güç olmak zorundayız.”
TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın bildirisi, meslek alanının toplumsal vicdanla bütünleşmesi, kamu yararını önceleyen planlama anlayışının yeniden inşa edilmesi ve şehircilik biliminin geleceğe taşınması çağrısıyla sona erdi.