İstanbul Şişli’de ofisinin önünde uzun namlulu silahlarla saldırıya uğrayan avukat Serdar Öktem yaşamını yitirdi. Saldırıyla ilgili 4 tetikçi yakalandı.
Şişli’de Kanlı Pusu
İstanbul Şişli Büyükdere Caddesi’nde yaşanan saldırı, Türkiye gündemine oturdu. Avukat Serdar Öktem, ofisinin önünde kimliği belirsiz saldırganların uzun namlulu silahlarla açtığı ateşe hedef oldu. Ağır yaralanan Öktem, kaldırıldığı Okmeydanı Devlet Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Maskeli Saldırganlar İki Araçla Geldi
Cumhuriyet’in aktardığı bilgilere göre saldırganların iki farklı araçla bölgeye geldiği, maskeli oldukları ve uzun namlulu silah kullandıkları öğrenildi. Olay yerinde çok sayıda boş kovan bulundu. Saldırı anına ilişkin ilk görüntülerde çok sayıda polis ekibinin bölgede olduğu ve Öktem’in sedyeyle ambulansa bindirildiği görüldü.
Başsavcılıktan İlk Açıklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “Avukat Serdar Öktem’e yönelik silahlı saldırı ile ilgili olarak Terör ve Örgütlü Suçlardan Sorumlu İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili ve görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı olay yerinde inceleme yapmaktadır. Gelişmeler oldukça kamuoyuyla paylaşılacaktır” ifadelerine yer verdi.

4 Tetikçi Yakalandı
Saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada harekete geçen güvenlik güçleri, Serdar Öktem’i öldürdüğü iddia edilen 4 tetikçiyi yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların sorgusu sürüyor.
Ayşe Ateş’ten Dikkat Çeken Açıklama
Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, saldırının ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, “Katıldığım son duruşmada Serdar Öktem dahil bazı isimlerin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini mahkeme heyetine iletmiştim. Özellikle Serdar Öktem’in Apple’dan gelen cihaz bilgileri ve diğer dosyalardaki iddialar çok ciddiydi. Ne kadar alçak olsalar da bu kişilerin yaşaması, cinayetin arkasındaki asıl isimlerin ortaya çıkması açısından önemliydi” ifadelerini kullandı.
RTÜK, Sinan Ateş Davası Haberlerini Cezalandırdı!
Sinan Ateş Davasıyla Birleştirilmişti
Serdar Öktem, daha önce Sinan Ateş cinayeti soruşturması kapsamında tutuklanmış, bir süre cezaevinde kalmıştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, aralarında eski Ülkü Ocakları yöneticilerinin de bulunduğu davayı, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyayla birleştirmişti.