Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, otobüs şoförlerinin uzun saatler trafikte kalmaları nedeniyle yoğun stres yaşadıklarını ve bunun öfke kontrolü sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Antalya’daki olay da bunu kanıtladı.
Antalya’da Şoförün Otobüsü Bırakıp Gitmesi Gündem Olmuştu
Antalya’da benzer bir olay geçtiğimiz aylarda yaşanmıştı. 10 Mayıs 2025’te, otobüs şoförü Rasık Kayaca yolcularla yaşadığı tartışma sonrası aracını yolcu doluyken durakta bırakıp gitmişti. Kayaca daha sonra patronunun ricasıyla işine geri dönmüştü. Yaşadıklarını anlatan Kayaca, “Yolcular ile ön aynanın görüş açısının kapatılması konusunda tartıştık. Yolcuların üzerime gelmesi ile psikolojim bozuldu, ben de bıraktım gittim. 30 dakika sonra işe geri gelerek aracı aldım. Patronum olmasa işi bırakmıştım” ifadelerini kullanmıştı.
Uzun Mesailer, Yüksek Stres
Otobüs şoförlüğü, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan en zor mesleklerden biri olarak değerlendiriliyor. Gün boyu trafikte olan şoförler, yoğun araç akışı, yolcu stresi ve zaman baskısıyla mücadele ediyor. Sürekli dikkat gerektiren uzun mesai saatleri, şoförlerde yorgunluk ve gerginliğe neden oluyor. Bu durum zamanla tahammülsüzlük ve öfkeye dönüşerek hem şoförler hem de yolcular açısından risk oluşturabiliyor. Özellikle trafik yoğunluğu, sabırsız yolcular ve haksız uygulamalar, şoförlerin psikolojik yükünü daha da artırıyor.
Adana’da Seyir Halindeki Yolcu Otobüsü Demir Yığını Oldu!
Prof. Dr. Mustafa Gülmez’den Açıklamalar
Konuya ilişkin bilimsel çalışmayı yürüten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gülmez, şoförlerin ağır stres altında görev yaptığını belirterek, "Şoförler sadece kendi canlarını değil, yolcuların güvenliğini de taşıyorlar. Bu kadar büyük bir sorumluluğun getirdiği baskı doğal olarak öfkeye dönüşebiliyor. Bu nedenle onlara düzenli psikolojik destek verilmesi, hem bireysel hem toplumsal huzur açısından büyük önem taşıyor" ifade etti.
Empati Gerekli
Mustafa Gülmez, "Hemen hemen bütün mesleklerde öfke ve stres gibi manevi duygular var olabilmekte. Öfke, son zamanlarda geleneksel medyada, radyoda televizyon ve gazetelerde duyduğumuz haberler üzerine bazen de sosyal medyada yayınlanabilen haberler üzerinden gündeme geliyor. Otobüs şoförlerini sinirlendiren ve öfkelendiren sürekli yolcularla tartışmaya sebep olan konular neler olabilir ve biz bunlara nasıl bir çözüm sunabiliriz diye bir araştırma yapmaya karar verdik. Bu araştırma çerçevesinde 100’e yakın özel halk otobüsü şoförüyle birebir görüşmeler ve anketler yaptık. Ulaşım hizmetleri ve özellikle şoförlerin sürekli trafikte oldukları için sinir stres ve haliyle öfkenin yoğun olduğu bir mesleği icra ediyorlar. Özellikle de büyük özel halk otobüsü kullanan şoförlerimizin durumlarını incelediğimizde enteresan sorular sorup, enteresan cevaplar aldık. Bu soruları bunu üç başlık altında toplamak mümkün. Bunlardan biri yolculardan kaynaklanan sorunlardır. Özellikle yolcuların bir soruyu birden fazla kez sormaları ve aynı soruyu tekrar etmeleri şoförler açısından sıkıntı oluşturuyor. Bu durum bize sıradan geliyor olabilir ama şoförlerimiz 8 veya 9 saat direksiyon sallıyorlar. Günlük 500 soruya maruz kaldıklarını düşündüğümüzde biraz empati yapmak lazım. Birisi size sürekli aynı soruyu bildiği halde tekrar sorarsa ister istemez öfke katsayınız artabilir" dedi.
Toplu taşıma sürücüleri neden bu kadar gergin, bilimsel çalışmaya konu oldu
"Öfke Bazen Şiddetle Sonuçlanabiliyor"
Gülmez, "Trafik, sadece şoförleri değil trafiğe çıkan herkesi ilgilendiriyor. Özellikle 2 saatlik bir mesafeye gittiğimizde araçların yoğunluğu ve tehlikeli şekilde kullanılması durumunda biz bile öfkelenebiliyoruz. 8-9 saat direksiyon sallayan birisinin öfkelenmemesi mümkün olmayacaktır. Sadece kendisinin değil otobüs içerisindeki yolcuların da sorumlulukları var bu da ister istemez öfkeye ve strese yol açabiliyor. Trafikteki yoğunluk, kişilerin strese girmesiyle birleştiğinde iki kat öfke söz konusu olabiliyor. Bir diğer öfkeye neden olan konu birimlerin yaptığı haksız uygulamalardır. Her yerde olmasa da yöneticiler ve idareciler arasında şoförlere karşı haksız davranışlarda bulanabildiği ve bu durumun şoförlerde öfke ve sinire neden olduğu görülmüştür. Strese sokan noktalardan biri de zaman baskısıdır. Zamanında durağa gelme ve otobüsü son durağa yerleştirme çabası bazen hızlı araç kullanmalarına neden oluyor. Kısacası otobüs şoförlerimiz sadece kendilerinin değil yolcuların da sorumluluğunu alıyorlar. Bütün bunlar üst üste bindiğinde aşırı strese neden oluyor. Bu aşırı stres de öfkeye dönüşüyor. Öfke bazen şiddetle sonuçlanabiliyor" dedi.
"Bu Stresli Bir Meslek Öfke İster İstemez İnsanlarda Var Olabiliyor"
Gülmez, "Geleneksel medya ve sosyal medyada gördüğümüz gibi bu tür kötü olaylara rastlayabiliyoruz. Yaralanma vakaları yolcular arasındaki tartışmalar ve polis merkezine kadar giden olaylar olabiliyor. Ancak bunun yanında otobüs şoförlerimizin hasta insanları ya da hamile kadınları ilgili birimlere yetiştirmesi gibi güzel olaylara da şahit olabiliyoruz. Bu stresli bir meslek öfke ister istemez insanlarda var olabiliyor. Ama ne yazık ki insanlarımız en ufak bir konuda sinirlenip, ellerinde sopalar ve bıçaklarla kavgaya hazır hale geliyorlar. Biz, Türk Milleti olarak misafirperver insanlarız. Karşımızdakini tanımadan trafiğe çıktığımız anda öfkelenip şiddet gösterebiliyoruz. Şoförlerin öfke kontrolünü sağlayabilmeleri için onların rahatlayabileceği bir ortam oluşturulmalı. Eğer mümkünse tam zamanlı olmasa bile kısmi zamanlı bir psikolog veya terapist 15 günde bir ya da ayda bir olacak şekilde görev almalı. Bu şekilde streslerini atıp araçlarını daha iyi kullanabilirler. Hangi mesleği icra edersek edelim empatinin içimizde yer etmesi gerekiyor. Güler yüzlü ve sempatik olursak toplum ve tüm dünya daha mutlu ve huzurlu olacaktır" ifade etti.