Birgün Gazetesi’nden Mustafa Kömüş’ün haberine göre; Geçtiğimiz yıl İzmir ve Eskişehir'de başlatılan manevi danışmanlık uygulaması, bu yıl Kırklareli'nde devam ediyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kaymakamlıklara gönderilen yazıda, aralarında ilkokul, ortaokul ve liselerin bulunduğu 158 okula manevi danışman olarak görevlendirilen isimlerin çoğunluğunun imam olduğu ortaya çıktı.
Görevlendirmeler İlçelere Göre Dağıldı
Gönderilen listede yer alan isimlerin çoğunun imam olduğu ve aynı zamanda müezzin, vaiz ve müftülük personelinin de okullarda görevlendirildiği belirlendi. En fazla görevlendirmenin yapıldığı ilçe ise Lüleburgaz oldu, burada tam 56 okula imam atanırken, Kırklareli Merkez ilçesindeki 45 okula da aynı şekilde imam atandığı açıklandı. Diğer ilçeler olan Babaeski, Vize, Demirköy, Kofçaz, Pehlivanköy ve Pınarhisar'a da toplamda 57 imam görevlendirildi.

Laik Eğitim İlkesine Karşı Eleştiriler Artıyor
Kırklareli Şube Başkanı Okan Balcı, imam görevlendirmelerinin okullarda hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını anlamadıklarını belirterek, "Proje kapsamında nasıl bir görev üstleneceklerini ve nasıl faaliyet yürüteceklerini anlayabilmiş değiliz. Ancak kesin olan bir şey varsa, Milli Eğitim'in bu görevlendirmeyle görev ve sorumluluklarını Müftülüğe devretmiş olduğu" ifadelerini kullandı.
Laik Eğitimin Tehlikede Olduğu İfade Ediliyor
Balcı, eğitimdeki ihtiyaçların Müftülük tarafından karşılanmasının öğrencilere nasıl bir katkı sağlayacağını sorgulayarak, "Okullarda bu işin eğitimini almış eğitimciler rehberlik edemiyor da imamlar mı bunu gerçekleştirecekler? Bu adımın hedefinde laik bilimsel eğitimin kendisi vardır. Laik eğitimin son kırıntılarını da ortadan kaldıracak adımlar atılmaya devam ediyor" dedi.

PISA Sonuçları ve Eğitim Sistemi Eleştirisi
Öte yandan, Türkiye'nin PISA sonuçlarındaki olumsuz tabloya vurgu yapan Balcı, "PISA sonuçlarıyla gündeme gelen kronik başarısızlık ortadayken, Milli Eğitim'in dindar-kindar nesil hayali için çabalarını sürdürmesi, mevcut durumun nedenlerine dair çok açık bir tablo koyuyor önümüze. Laiklik ilkesini çiğneyen bilimsel eğitimi ve pedagojik ilkeleri yok sayan bu ayrımcı, tek tipleştirici uygulama asla kabul edilemez" şeklinde eleştirilerde bulundu.