Türkiye’de yaz tatili sona eriyor. 1 Eylül itibarıyla Eylül ayına girilmesiyle birlikte yeni eğitim-öğretim yılı da başlıyor. Bu çerçevede okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri, uyum haftası uygulaması kapsamında yarından itibaren sınıflarıyla buluşacak. Eğitim camiası yeni döneme hazırlanırken, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Angaryaya, mobbinge ve itibarsızlaştırmaya karşıyız”
Özbay, yeni eğitim-öğretim yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada tüm öğretmenlere başarılar diledi. Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran uygulamalara, angarya niteliğindeki görevlere ve mobbinge karşı Eğitim-İş’in her zaman üyelerinin yanında olacağını vurguladı.
“Öğretmenin kıyafetine karışmayın”
Bazı yöneticilerin, özellikle kadın öğretmenlere yönelik kılık-kıyafet baskısı yapmaya çalıştıklarına dair duyumlar aldıklarını belirten Özbay, şunları söyledi:
“Buna asla izin vermeyeceğiz! Karşınızda Eğitim-İş’i bulursunuz. Öğretmen nasıl giyineceğini bilir. Siz öğretmenin kılığına kıyafetine değil, taleplerine ve öğrencilerin sorunlarına kafa yorun.”
“Mücadelemiz çocuklarımızın laik ve bilimsel eğitim hakkı içindir”
Özbay, Eğitim-İş’in mücadelesinin yalnızca öğretmenlerin haklarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda çocukların eşit, laik, bilimsel ve kamucu eğitim hakkını savunmaya yönelik olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz dönemde uygulanan ÇEDES gibi protokolleri “gerici dayatmalar” olarak niteleyen Özbay, “Biz dün olduğu gibi bugün de öğrencilerimizden yana tavır alacağız” dedi.
Öğretmenler kurulu toplantılarında bildiriler okunacak
Eğitim-İş’in aldığı karara göre öğretmenler, kurul toplantılarında şu hususların altını çizecek:
Öğrenciler hiçbir gerekçeyle ders dışına çıkarılamaz.
Okul içi ve dışı tüm etkinlikler için resmi protokol ve veli izni zorunludur.
Bu konudaki ihlaller yakından takip edilecek, ifşa edilecek ve sorumlular hakkında girişimlerde bulunulacaktır.
“Gerici kuşatmaya izin vermeyeceğiz”
Özbay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Eğitim-İş, öğrencilerimizin eğitim hakkını; öğretmenlerimizin mesleki özgürlüğünü ve laik, bilimsel eğitimi savunmaya devam edecek. Gerici ve piyasacı kuşatmalara asla izin vermeyeceğiz.
Yaşasın Eğitim-İş, yaşasın laik ve bilimsel eğitim, yaşasın Cumhuriyet ve Atatürk devrimleri!”