TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu, yaklaşan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde inşaat mühendisliği eğitiminde yaşanan yapısal sorunlara ve kontenjan politikalarına dikkat çekmek amacıyla YÖK Başkanı Erol Özvar’a hitaben 2 Haziran 2026 tarihli bir açık mektup yayımladı. İMO, deprem kuşağında yer alan Türkiye’de inşaat mühendisliği eğitiminin doğrudan bir halk sağlığı ve kamu güvenliği meselesi olduğunu vurguladı.
"Eksi Netlerle Mühendislik Fakültelerine Girilebiliyor"
İMO tarafından yayımlanan mektupta, mühendislik eğitimindeki nitelik krizinin henüz ortaöğretim aşamasında başladığı ifade edildi. Temel bilimler, matematik ve analitik düşünce alanlarında yetersiz donanımla üniversiteye gelen öğrencilerin mühendislik formasyonunu kavramakta zorlandığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Sayısal alanlarda eksi veya sıfır netlerle dahi inşaat mühendisliği bölümlerine girilebiliyor olması, mevcut merkezi seçme sistemindeki niteliksel sorunları gözler önüne sermektedir. Matematiksel ve bilimsel altyapısı bulunmayan bir taban üzerinden nitelikli mühendisler yetiştirilmesini beklemek rasyonel ve akademik gerçeklerle bağdaşmamaktadır."

"300 Bin Barajı Kabul Edilemez, Sınır 50 Bine Çekilmeli"
YÖK tarafından ilan edilen 2026 YKS Başvuru Kılavuzu'ndaki başarı sırası barajlarının mesleğin hayati sorumluluğunu göz ardı ettiğini savunan İMO, tıp programları için 50 bin, hukuk ve eczacılık için 100 bin, mimarlık için 250 bin olarak uygulanan başarı sırası sınırının inşaat mühendisliğinde 300 bin olarak belirlenmesini sert bir dille eleştirdi. Oda, halkın can güvenliğiyle doğrudan ilgili olan bu bölüme kabul edilecek adaylar için başarı sırası barajının ivedilikle 50 bin seviyesine çekilmesini talep etti.
"1954’te 3 Olan Bölüm Sayısı 131’e Çıktı, Kontenjanlar Boş Kaldı"
Mektupta, rasyonel iş gücü planlamasından uzak ve yalnızca niceliği merkezine alan politikalar sonucunda neredeyse her ilde inşaat mühendisliği bölümü açıldığı aktarıldı. Oda’nın kurulduğu 1954 yılında Türkiye'de sadece 3 kurumda bu eğitim verilirken, 2025 yılı itibarıyla bu sayının 131 üniversiteye ulaştığı bilgisi paylaşıldı. 2012'den bu yana bölüm sayılarının iki katına çıkmasına rağmen, 2018-2025 yılları arasında kontenjanların sürekli değiştirildiği ve 2025'te kontenjanlar dörtte bir oranında azaltılmasına rağmen yine de doldurulamadığı belirtilerek, "Bu durum, yürütülen plansız kontenjan politikasının çöktüğünü açıkça göstermektedir" denildi.
İMO’dan YÖK’e 6 Maddelik Acil Çağrı
Geleceğin güvenle inşa edilmesi ve yükseköğretimde akademik niteliğin yükseltilmesi adına Yükseköğretim Kurulu göreve davet edilerek şu acil önlemler sıralandı:
Baraj 50 Bin Olmalı: İnşaat mühendisliği programları için başarı sırası barajı 50 bin olarak güncellenmelidir.
Yetersiz Bölümler Kapatılmalı: Akademik kadrosu, teknik altyapısı ve laboratuvar olanakları yetersiz olan bölümlere öğrenci alımı durdurulmalı ve bu bölümler kapatılmalıdır.
Teknoloji Fakülteleri Kapatılmalı: Teknoloji Fakültelerindeki inşaat mühendisliği eğitimi sonlandırılmalı; bu kurumlar sektörün acil ihtiyaç duyduğu nitelikli ara elemanları ve teknik kadroları yetiştirecek şekilde yeniden organize edilmelidir.
DGS Öğrencilerine Zorunlu Hazırlık: Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile geçiş yapan öğrencilerin temel bilimlerdeki eksikliklerini telafi edici zorunlu hazırlık programları uygulanmalıdır.
Yabancı Öğrencilere Eşit Sınav: Yabancı öğrenciler, Türk öğrencilerle aynı sınava tabi tutulmalı ve ayrıca bir kontenjan hakkı tanınmamalıdır.
Üniversitelere Özerklik: Üniversitelere tam idari, mali ve akademik özerklik tanınmalı, karar alma süreçlerine tüm üniversite bileşenleri dahil edilmelidir.