Şehir Plancıları Odası (ŞPO), 22 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği’ne ilişkin sert bir basın açıklaması yaptı. ŞPO, söz konusu düzenlemenin şehircilik ilkeleri, planlama bilimi ve kamu yararıyla açık biçimde çeliştiğini vurgulayarak hukuki süreç başlatılacağını duyurdu.
“Kamu Hizmet Alanları Yapılaşmaya Açılıyor”
ŞPO’nun 16 Aralık 2025 tarihli açıklamasında, yönetmeliğin özellikle kamu ve umumi hizmet alanlarına ilişkin hükümlerinin ciddi sakıncalar içerdiği belirtildi. Açıklamada, yönetmeliğin 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Özel mülkiyette olup imar planlarında umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmış taşınmazların, ilgili idarenin ‘kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığı’ yönünde görüş vermesi halinde, eşdeğer alan ayrılmaksızın plan değişikliği yoluyla yapılaşmaya açılabilmesi şehir planlamasının en temel ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.”
“Planlama, Bugünü Değil Geleceği Güvence Altına Alır”
Şehir Plancıları Odası, şehir planlamasının yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir teknik işlem olmadığına vurgu yaptı. Açıklamada, kamu hizmet alanlarının geçici rezervler olmadığı şu sözlerle ifade edildi:
“Şehir planlaması, gelecek kuşakların kamusal ihtiyaçlarını güvence altına alan bilimsel ve kamusal bir süreçtir. Kamu hizmet alanları, ‘bugün ihtiyaç yok’ gerekçesiyle tasfiye edilebilecek alanlar değildir. Bu alanlar nüfus projeksiyonları, kentsel gelişme senaryoları ve uzun vadeli kamusal gereksinimler doğrultusunda planlanır.”
Şehir Plancıları Odası’ndan Planlama Eğitimi İçin Uyarı!
Şehir Plancıları Odası’ndan Planlama Eğitimi İçin Uyarı!
“Geri Dönülmez Altyapı Sorunları Doğar”
ŞPO, kamu hizmet alanlarının eşdeğer alan ayrılmadan plan dışına çıkarılmasının kentlerde ciddi sosyal ve teknik altyapı sorunlarına yol açacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, bu düzenlemenin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde güvence altına alınan plan bütünlüğü, donatı dengesi ve öngörü ilkelerini fiilen ortadan kaldırdığı belirtildi.
“İdareler Kamulaştırmadan Kaçınmaya Teşvik Ediliyor”
Basın açıklamasında, düzenlemenin idareleri kamulaştırma yükümlülüğünden kaçınmaya teşvik eden bir mekanizma yarattığı da ifade edildi. ŞPO, “kamu hizmet alanına ihtiyaç yoktur” görüşünün herhangi bir bilimsel analiz, nüfus projeksiyonu ya da üst ölçekli plan kararına dayandırılmadığını vurguladı:
“Bu yaklaşım, kamu yararını kısa vadeli mali kaygılara tabi kılmak anlamına gelmektedir ve keyfi uygulamalara açık bir idari yetki alanı yaratmaktadır.”
Şehir Plancılarında Antalya’da Yeni Dönem
Şehir Plancılarında Antalya’da Yeni Dönem
“Şehir Plancıları Sürecin Dışına İtiliyor”
Açıklamada, değer artış payının tespitine ilişkin süreçlerde şehir plancılarının rolünün zayıflatıldığına da dikkat çekildi. Değer artışını doğuran idari işlemin uygulama imar planı değişikliği olmasına rağmen, planlama disiplininin sürece zorunlu ve belirleyici şekilde dahil edilmediği belirtildi.
ŞPO, şehir plancılarının mekânsal, sosyal ve kamusal etkileri değerlendirme yetkinliğine sahip temel meslek grubu olmasına karşın, değerleme ve karar süreçlerinde “opsiyonel” bir konuma indirgenmesini eleştirdi.
“Kıymet Takdir Komisyonlarında Ciddi Eksiklik”
Benzer bir sorunun Kıymet Takdir Komisyonlarının oluşumunda da yaşandığı belirtilen açıklamada, şehir plancılarının bu komisyonlarda zorunlu unsur olarak tanımlanmamasının planlama disiplininin kamusal sorumluluğunu zayıflattığı ifade edildi.
Şehir Plancılarından çağrı: “Liyakatsiz Atamalara Son Verilmeli”
Şehir Plancılarından çağrı: “Liyakatsiz Atamalara Son Verilmeli”
“Kentlerin Geleceği İpotek Altına Alınıyor”
Şehir Plancıları Odası açıklamasını şu net ifadelerle sonlandırdı:
“Planlama, kamusal sorumluluktan vazgeçme aracı değildir. Kamu hizmet alanlarını bugünkü ihtiyaç gerekçesiyle ortadan kaldıran her düzenleme, kentlerin ve yerleşmelerin geleceğini ipotek altına almaktadır.”
Hukuki Süreç Başlatılıyor
ŞPO, İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği’nin 7, 8 ve 16’ncı maddelerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararıyla bağdaşmadığını belirterek, düzenlemenin iptali için hukuki sürecin başlatılacağını kamuoyuna duyurdu.