Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın aydınlatılmamasına tepki gösterdi.
Soruşturmadaki Belirsizlik Endişe Yaratıyor
Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in kaybolmasının ardından günler sonra cansız bedenine ulaşılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmanın hâlâ aydınlatılamamış olmasına tepki gösterdi. Komisyon açıklamasında, “Her geçen gün artan bilgi kirliliği, soruşturmadaki belirsizlikler ve kamuoyunun adalet mekanizmasına duyduğu güvensizlik, yalnızca bir dosya meselesi değil; yaşam hakkını korumakla yükümlü devlet mekanizmasının işleyişinde yapısal bir soruna işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Adalet Bakanı'ndan Rojin Açıklaması! Gizem Çözülecek Mi?
Anayasa ve AİHS Vurgusu
TÜBAKKOM şu açıklamada bulundu:
"Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) olarak, 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in kaybolmasının ardından günler sonra cansız bedenine ulaşılması ve ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın hala aydınlatılamamış olmasını derin bir öfke ve endişeyle izliyoruz. Her geçen gün artan bilgi kirliliği, soruşturma sürecindeki belirsizlikler ve kamuoyunun yargıya (adalet mekanizmasına) duyduğu güvensizlik, yalnızca bir dosya meselesi değil; yaşam hakkını korumakla yükümlü devlet mekanizmasının işleyişinde yapısal bir sorunun varlığına işaret ermektedir."

"Her Bireyin Yaşam Hakkı Korunmalıdır"
Anayasa’nın 17. maddesi, her bireyin yaşam hakkını ve maddi–manevi varlığını koruma hakkını güvence altına alır. Bu hakkın ihlal edildiği her durumda, devletin etkin soruşturma yürütme yükümlülüğü vardır. Rojin’in ölümüne ilişkin süreçte, otopsi bulgularının paylaşılmaması, çelişkili açıklamaların yapılması ve mağdur yakınlarının bilgiye erişiminde yaşanan engeller; hem Anayasa’ya hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkına açık aykırılık teşkil etmektedir."
"Caydırıcılığın Sağlanamadığı Bir Sistemin Acı Sonucudur"
"Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına rağmen sona ermemiştir. CEDAW ve 6284 sayılı Kanun gereğince devlet, kadınları her türlü şiddetten korumak, önleyici ve destekleyici mekanizmaları etkin biçimde işletmek zorundadır. Rojin’in yaşamını yitirmesi, yalnızca bireysel bir trajedi değil, bu mekanizmaların işlemediği, caydırıcılığın sağlanamadığı bir sistemin acı sonucudur."
"Etkin Bir Yargılama, Adaletin En Temel Koşuludur"
"Etkin bir yargılama, adaletin en temel koşuludur. Oysa bugün, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerde yürütülen soruşturmaların çoğunda “cezasızlık” toplumsal hafızada yer etmiş, kadınların yaşam hakkı hukuk önünde değersizleştirilmiştir. Soruşturmanın bağımsız, tarafsız, bilimsel ve şeffaf biçimde yürütülmesi; delillerin karartılmasına, kamuoyunun yanıltılmasına izin verilmemesi hukuk devletinin gereğidir. Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir."

"Her Şüpheli Kadın Ölümü Bir Toplumsal Alarmdır"
"TÜBAKKOM olarak bir kez daha hatırlatıyoruz: Her şüpheli kadın ölümü bir toplumsal alarmdır. Devletin görevi, bu ölümleri münferit vakalar olarak değil, kadınlara yönelik sistematik şiddetin sonucu olarak görüp önleyici politikalar geliştirmektir. Rojin Kabaiş’in ölümünün üzeri örtülmemeli, sorumlular kim olursa olsun yargı önüne çıkarılmalıdır."
"Rojin İçin Adalet"
"Bizler, kadınlar için adaletin, toplum için hukuk devletinin güvencesiyiz. Rojin için adalet, tüm kadınlar için yaşam hakkının teminatıdır."