İş insanı Rahmi Koç’un hastane açılışında anlattığı ve büyük tepki çeken fıkra krizinde, siyasetin korumacı refleksine karşı emeğin sesinden tokat gibi bir açıklama geldi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Koç’un ifadelerine çok sert tepki göstererek, "Kadınları, Kürtleri ve hekimliği aşağılayan bu dil kabul edilemez" dedi. Siyaset koridorları Koç’u aklamaya çalışırken, DİSK "Mizah adı altında ırkçılık ve cinsiyetçilik meşrulaştırılamaz" diyerek sermayeye sınırını hatırlattı.
"Fıkra Diyerek Nefret Dilini Meşrulaştıramazsınız"
DİSK’in resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılan ve adeta bir bildiri niteliği taşıyan açıklamada, sınıfsal ve toplumsal ahlak vurgusu yapıldı. Açıklamada, "İzmir'de bir hastane açılışında, ülkenin en büyük sermaye gruplarından birinin temsilcisi tarafından kamuoyu önünde dile getirilen; kadınları, Kürtleri ve hekimlik mesleğini aşağılayan ifadeleri büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Toplumsal yaşamda ayrımcılığı, önyargıları ve nefret dilini yeniden üreten hiçbir söz; 'fıkra', 'mizah', 'şaka' ya da 'espri' adı altında meşrulaştırılamaz" denildi.
Eski Başbakanın Gülüşüne de Kınama Geldi
DİSK, sadece fıkrayı anlatan Rahmi Koç’u değil, o sırada salonda bulunan ve bu ayrımcı ifadelere alkış tutan siyasi elitleri de hedef aldı. Tören esnasında orada bulunan devlet ricaline gönderme yapan konfederasyon, "Bu ülkede Başbakanlık yapmış bir kişinin, bu ayrımcı ifadelere tepki göstermek bir yana dursun, kahkahalarla gülmesini derin bir hicapla kınıyoruz" ifadelerini kullanarak toplumsal çürümeye dikkat çekti.

"Eşitliği ve Kardeşliği Savunacağız"
Sermayenin ve gücün insan onurundan daha değerli olamayacağını belirten DİSK, açıklamasını toplumsal barış çağrısıyla bitirdi: "Bir insanı cinsiyeti, dili, kimliği, etnik kökeni ya da mesleği nedeniyle küçümseyen anlayış; sadece hedef aldığı kesimlere değil, toplumun ortak yaşam değerlerine de zarar vermektedir. Toplumu kutuplaştıran, ayrıştıran ve nefret dilini besleyen bu anlayışa karşı; eşitliği, kardeşliği, dayanışmayı ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz."