Bazı aşklar yalnızca güzel günlerde değil, hayatın en zor dönemlerinde de kendini gösteriyor. Dilek Kaya İmamoğlu ile Ekrem İmamoğlu’nun hikayesi de bir düğünde başlayan tanışıklıktan yıllar süren bir evliliğe, ortak hayallerden zor günlerde birbirine destek olmaya uzanıyor. Bir zamanlar aile çevresinde başlayan tanışıklık, bugün üç çocuklu bir ailenin ve 30 yılı aşan bir evliliğin hikayesi olarak anlatılıyor. Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde bulunduğu dönemde Dilek İmamoğlu’nun duruşmaları takip etmesi, eşine yönelik destek mesajları ve çiftin geçmişte paylaştığı anılar, bu hikayenin en çok dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor. Peki, Dilek ve Ekrem İmamoğlu nasıl tanıştı, ne zaman evlendi ve yıllar sonra aşklarıyla neden yeniden gündeme geldi?

Dilek ve Ekrem İmamoğlu Nasıl Tanıştı?
Dilek ve Ekrem İmamoğlu’nun yolları 1993 yılında kesişti. Dilek İmamoğlu, geçmişte verdiği röportajlarda Ekrem İmamoğlu ile ablasının düğününde tanıştıklarını anlattı. Ekrem İmamoğlu’nun, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyinin arkadaşı olması, bu tanışıklığın başlangıcını oluşturdu. Dilek İmamoğlu’nun anlattığına göre, ilk karşılaşmalarında Ekrem İmamoğlu onu fark etmişti ancak kendisi bu tanışmayı o sırada hatırlamıyordu. Daha sonra Ekrem İmamoğlu, ailelerinin Merter’deki tekstil işiyle ve ağabeyiyle olan arkadaşlığı nedeniyle Dilek İmamoğlu’nun çalıştığı yere de gidip gelmeye başladı. Böylece bir düğünde başlayan tanışıklık, zamanla daha yakından tanımaya ve hayatlarını birlikte kurma düşüncesine dönüştü.

“O Kıza Bulaşma!” Uyarısı Aşklarına Engel Olamadı
İmamoğlu çiftinin tanışma hikayesinin en çok konuşulan ayrıntılarından biri, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyinin yaptığı uyarı oldu. Dilek İmamoğlu, bir röportajında ağabeyinin Ekrem İmamoğlu’na kendisinin yaşının küçük olduğunu hatırlatarak uzak durmasını söylediğini anlatmıştı. Ekrem İmamoğlu’nun aile dostları aracılığıyla başlayan bu yakınlaşması, ağabeyinin uyarısına rağmen zamanla bir ilişkiye dönüştü. Bu anı, çiftin geçmişini anlatan haberlerde yıllardır yer alıyor. Ancak hikayenin asıl dönüm noktası, tanışmalarından sonra birlikte bir gelecek kurmaya karar vermeleri oldu.

18 Kasım 1995’te Evlendiler
Dilek ve Ekrem İmamoğlu, 18 Kasım 1995 tarihinde dünyaevine girdi. Yıllar içinde aile hayatlarını sürdürürken eğitim, iş yaşamı ve siyaset gibi farklı alanlarda yeni sorumluluklar üstlendiler. Dilek İmamoğlu, evlilik sonrasında eğitimine devam etti; üniversite ve lisansüstü eğitim süreçlerini çocuklarının büyüdüğü yıllarla birlikte yürüttü. Çiftin geçmişte verdiği röportajlarda anlattığı ayrıntılar, ilişkilerinin yalnızca romantik bir birliktelikten ibaret olmadığını, aynı zamanda ortak bir hayatı birlikte inşa etme süreci olduğunu gösteriyor.

Düğün Şarkıları “Asla Vazgeçmem” Oldu
Dilek ve Ekrem İmamoğlu’nun aşk hikayesinde müziğin de özel bir yeri var. Dilek İmamoğlu, 2019 “Asla Vazgeçmem” şarkısının düğün şarkıları olduğunu açıklamıştı Şarkının adı, bugün çiftin yaşadığı zorlu süreç nedeniyle yeniden dikkat çekici bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Yıllar önce evliliklerinde özel bir anlam taşıyan şarkı, aralarındaki bağın anlatıldığı haberlerde de hatırlanıyor. Bir düğün şarkısının yıllar sonra yeniden gündeme gelmesi, çiftin hikayesini yalnızca tanışma ve evlilik tarihleriyle sınırlı olmaktan çıkarıyor. Geçmişten kalan bu küçük ayrıntı, birlikte geçirilen yılların ve paylaşılan anıların önemini hatırlatıyor.

Üç Çocukla Büyüyen Bir Aile
Dilek ve Ekrem İmamoğlu çiftinin Mehmet Selim, Semih ve Beren adlarında üç çocuğu bulunuyor. Ailenin ilk çocuğu Mehmet Selim 1997’de, ikinci çocukları Semih 2005’te, kızları Beren ise 2011’de dünyaya geldi. Çocuklarının doğumuyla birlikte aile yaşamları yeni bir boyut kazandı. Dilek İmamoğlu, ilk çocuğu dünyaya geldikten sonra üniversite eğitimine devam etti; daha sonraki yıllarda yüksek lisans ve doktora çalışmalarını da sürdürdü. Ekrem İmamoğlu ise farklı dönemlerde verdiği röportajlarda ailesinin hayatındaki öneminden söz etti. Siyasetin yoğun temposu ve kamuoyunun ilgisi içinde aile yaşamlarını sürdürmeye çalışan çiftin hikayesinde çocukları, ortak hayatlarının en önemli parçalarından biri oldu.

Ekrem İmamoğlu’nun Şiirleri ve Dilek İmamoğlu’nun Özlemi
Çiftin aşk hikayesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de şiirler. Bir konuşmasında Dilek Kaya İmamoğlu, Aralık 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun cezaevine girmeden önce kendisine şiir okumayı sevdiğini, artık içeriden şiir yazdığını anlattı. Aynı dönemde Ekrem İmamoğlu’nun eşi için cezaevinden kaleme aldığı şiir de kamuoyuyla paylaşıldı. Şiirde tanışma anına, Dilek İmamoğlu’nun gülüşüne, kararlılığına ve birlikte bir yuva kurma düşüncesine yer verildi. Bu ayrıntı, çiftin yıllar önce başlayan ilişkisinin bugün de kişisel anılar ve duygular üzerinden anlatılmaya devam ettiğini gösterdi. Bir zamanlar yüz yüze paylaşılan şiirlerin yerini mektupların ve içeriden yazılan dizelerin alması, ayrı geçirilen günlerin çiftin hayatında nasıl bir değişim yarattığını da ortaya koydu.

Dilek İmamoğlu Duruşmalarda Eşinin Yanında
Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasının ve ardından tutuklanmasının ardından Dilek İmamoğlu’nun yaşamı da önemli ölçüde değişti. Eşinin cezaevinde bulunduğu süreçte ailesini bir arada tutmaya çalışırken kamuoyu önünde de daha görünür hale geldi. Dilek İmamoğlu, eşinin yargılandığı davanın duruşmalarını takip ederek ona destek verdi. 3 Haziran 2026’da Ekrem İmamoğlu’nun doğum günü duruşma salonunda da unutulmadı. Dilek İmamoğlu, seyirci sıralarından “Seni seviyorum sevgilim, iyi ki doğdun” yazılı pankart açtı. Bu an, çiftin ilişkisine dair en çok konuşulan görüntülerden biri oldu. Dilek İmamoğlu’nun duruşmalara katılması, eşine yönelik desteğinin yalnızca sözlerle sınırlı kalmadığını gösteren örnekler arasında yer aldı. Silivri’deki duruşma salonlarında eşinin yanında bulunması, kamuoyunun dikkatini çeken bir dayanışma görüntüsüne dönüştü.

“Diğer Yarımı Silivri’de Bıraktım”
Dilek İmamoğlu, Mart 2026’da yayımlanan bir belgeselde, ailesiyle birlikte cezaevine yaptığı ziyareti anlatırken yaşadığı duygusal zorluğu dile getirdi. Ekrem İmamoğlu’yla kucaklaştıktan sonra ziyaret süresinin bitmesi ve cezaevinden ayrılmak zorunda kalmasının kendisi için çok ağır olduğunu söyledi. Dilek İmamoğlu’nun “Ekrem’i orada bırakıp çıkarken diğer yarımı bıraktım. Hayatımın yarısını orada bıraktım” sözleri, çiftin ayrı kaldığı dönemde yaşadığı özlemi anlatan ifadeler arasında öne çıktı. Bu sözler, uzun yıllar aynı evi ve hayatı paylaşan iki insanın zorunlu ayrılığının yalnızca günlük yaşamı değil, aile içindeki duygusal dengeyi de etkilediğini ortaya koydu.

Yeniden Bir Sofrada Buluşma Hayali
Dilek İmamoğlu, Aralık 2025’te verdiği röportajda eşinin tahliye olması halinde onun sevdiği yemekleri hazırlamak istediğini de anlattı. Enginar, yeşil fasulye ve karalahana sarmasının Ekrem İmamoğlu’nun sevdiği yemekler arasında olduğunu söyleyen Dilek İmamoğlu, yeniden bir araya gelecekleri günün hayalini paylaştı.