Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir parfüm dolum tesisinde çıkan yangında yaşları 16 ve 17 olan çocuk işçilerin de aralarında bulunduğu 6 kadının yaşamını yitirmesi, Türkiye’de işçi sağlığı, iş güvenliği ve çocuk işçiliği konularındaki ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çocuk Hakları Komisyonu, olayla ilgili yaptığı açıklamada “Bu bir iş kazası değil, açıkça önlenebilir bir cinayettir” ifadelerini kullandı.
TBB: “İhmaller Zinciri Yeni Bir Cinayete Dönüştü”
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çocuk Hakları Komisyonu, Dilovası’nda yaşanan facia sonrası yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yangında 16 ve 17 yaşındaki iki çocukla birlikte altı kadın işçinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekilerek, olayın “önlenebilir bir cinayet” olduğu vurgulandı.“Bu olay yalnızca bir ‘iş kazası’ değil, açıkça önlenebilir bir cinayet ve denetimsizliğin sonucudur.”
Komisyon, basına yansıyan bilgilerde hayatını kaybeden işçilerin sigortasız ve izinsiz çalıştırıldığını, aralarında çocuk işçilerin bulunduğunu hatırlattı.
“Çocuk İşçiliği Her Koşulda Yasadışıdır”
TBB açıklamasında, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin açık hükümlerine dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:“Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile ILO’nun 138 ve 182 No’lu Sözleşmeleri uyarınca, çocuk işçiliği her koşulda yasadışıdır. Devletin, çocukları ekonomik sömürüden koruma yükümlülüğü bulunmaktadır.”
Komisyon, 4857 sayılı İş Kanunu ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin açıkça ihlal edildiğini belirtti.
“Hiçbir Ekonomik Gerekçe, Bir Çocuğun Yaşamından Değerli Değil”
Açıklamada, olayın yalnızca iş güvenliği ihlali olarak değil, çocuk haklarının ihlali olarak da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı:“Hiçbir ekonomik gerekçe, bir çocuğun yaşamından, bir kadının emeğinden daha değerli değildir. Bu trajedi, iş güvenliği, çalışma hakkı ve çocukların korunması alanlarında devletin asli sorumluluklarını bir kez daha hatırlatmaktadır.”
TBB, olayın tüm yönleriyle şeffaf biçimde soruşturulması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.