Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
13°
Akdeniz Gerçek | Gündem | CHP'li Bulut’tan Basına Sansür Tepkisi: 24 Temmuz Bayram Değil, İsyan ve Direniş Günü

CHP'li Bulut’tan Basına Sansür Tepkisi: 24 Temmuz Bayram Değil, İsyan ve Direniş Günü

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 24 Temmuz Basın Bayramı’na ilişkin açıklama yaparak, “Basın özgür olmadan demokrasi olmaz. Bugün 24 Temmuz artık bir bayram değil, bir isyan ve direniş günüdür” dedi.

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 24 Temmuz Basın Bayramı’na ilişkin açıklama yaparak, “Basın özgür olmadan demokrasi olmaz. Bugün 24 Temmuz artık bir bayram değil, bir isyan ve direniş günüdür” dedi.

CHP'li Bulut’tan Basına Sansür Tepkisi: 24 Temmuz Bayram Değil, İsyan ve Direniş Günü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla açıklama yaptı. Türkiye’nin bu özel güne baskı ve sansür gölgesinde girdiğini söyleyan Bulut, “Sansürün kaldırılmasının simgesi olan 24 Temmuz’a Türkiye, ne yazık ki bugün basına vurulan zincirlerin en ağır biçimde hissedildiği, baskı ve sansürün gölgesinde girmektedir” dedi.

Burhanettin Bulut, geçmişte gazetecilerin özgürlük ve gerçekler uğruna mücadele ettiği bu özel günün bugün basın emekçilerinin yargılandığı, susturulmak istendiği, hedef gösterildiği bir tabloya dönüştüğünü dile getirdi.

"Saray’ın Hoşuna Gitmeyen Her Haber 'Yalan' Diye Yaftalanıyor"

Halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunan onurlu gazetecilik mesleğinin, iktidar eliyle bir propaganda aracına dönüştürülmek istendiğine dikkat çeken Bulut, "Saray’ın hoşuna gitmeyen her haber RTÜK ve İletişim Başkanlığı aracılığıyla 'yalan' diye yaftalanmakta; iktidarı eleştiren en küçük ses “düşman” ilan edilmektedir" ifadelerini kullandı.

Chp'li Bulut’tan Basına Sansür Tepkisi 24 Temmuz Bayram Değil, İsyan Ve Direniş Günü 2

"Gazeteciler Susturulmaya Çalışılıyor"

Gazetecilerin susturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Burhanettin Bulut, "Zaman kavramı olmadan, güvencesiz koşullarda çalışan; emeğinin karşılığını alamayan, sendikal hakları engellendiği için toplu sözleşme yapamaz hale getirilen gazeteciler gözaltılarla, cezaevleriyle ve mahkeme salonlarıyla susturulmaya çalışılmaktadır" dedi.

RTÜK, Basın İlan Kurumu ve Erişim Engelleri

Türkiye'de basının sorunlarına vurgu yapan Bulut, "Bugün Türkiye’de gazetecilik, Basın İlan Kurumu’nun ilan vermediği; RTÜK’ün ağır para cezaları kestiği, ekran kararttığı; internet sitelerinin keyfi kararlarla erişime kapatıldığı bir baskı ortamında yapılmaya çalışılmaktadır" açıklamasını yaptı.

Özgür kalan tek mecra olan sosyal medyanın bile sansürlendiğine vurgu yapan Burhanettin Bulut, "Vatandaşın haber alma hakkı sistematik şekilde ortadan kaldırılmaktadır. Halkın vergileriyle ayakta duran kamu yayıncısı TRT dahi gerçekleri aktarmak yerine iktidarın sesi haline gelmiştir" dedi.

"24 Temmuz Artık Bir Direniş Günüdür"

Artık gazeteciler için 24 Temmuz'un bir bayram değil, bir isyan ve direniş günü olduğunu kaydeden Burhanettin Bulut ifadelerini şöyle sürdürdü:

"Medyaya ve gazetecilere reva görülen bu zulme karşı sesimizi yükseltmeye, gerçeklerin üzerindeki örtüyü kaldırmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; basını susturmak halkı susturmak, halkın haber alma hakkını yok etmek demektir. Bu da ülkeyi karanlığa mahkûm etmektir. Bugün, halkın haber alma hakkı için mücadele eden her gazeteci, aslında Türkiye’nin demokrasisi, özgürlüğü ve geleceği için mücadele etmektedir. Medyanın baskı altına alındığı, gazetecilerin gerçekleri yazdıkları için hedef gösterildiği, tutuklandığı bu dönem demokrasi tarihimizde utançla hatırlanacaktır. Gazeteciliğin ateşten gömlek giymek olduğu bu karanlık günlerde, gerçekleri yazan, konuşan ve halka doğruları ulaştıran her gazetecinin yanında olmaya devam edeceğiz. Basın özgür olmadan demokrasi olmaz; gazeteci özgür olmadan halk da özgür değildir. Her türlü baskıya ve tehdide rağmen gerçeğin peşinde koşan, korkmayan, sinmeyen, kaleminin onuruna sahip çıkan, ateşten gömleği giyen tüm gazetecilere selam olsun. Gazeteciliğin suç olmadığı, basın ve ifade özgürlüğünün tam anlamıyla sağlandığı bir Türkiye dileğiyle…”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız