Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Basın Meslek Örgütlerinden 3 Mayıs Çıkışı: "Özgür Basın Olmadan Demokrasi Olmaz"

Basın Meslek Örgütlerinden 3 Mayıs Çıkışı: "Özgür Basın Olmadan Demokrasi Olmaz"

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla bir araya gelen basın meslek örgütleri, Türkiye’deki medya üzerindeki baskılara dikkat çekti. Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan ortak açıklamada, cezaevindeki gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla bir araya gelen basın meslek örgütleri, Türkiye’deki medya üzerindeki baskılara dikkat çekti. Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan ortak açıklamada, cezaevindeki gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Basın Meslek Örgütlerinden 3 Mayıs Çıkışı: "Özgür Basın Olmadan Demokrasi Olmaz"

Türkiye’deki önde gelen basın meslek örgütleri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında Ankara’da ortak bir basın açıklaması düzenledi. Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, DİSK Basın-İş, ÇGD ve Haber-Sen gibi çok sayıda örgütün katıldığı programda, Türkiye'nin basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 163. sıraya gerilediği vurgulandı.

"Gazetecilik Suç Değil, Kamu Hizmetidir"

DİSK Basın-İş adına ortak metni okuyan Diren Yurtsever, Türkiye’de gazetecilik faaliyetlerinin sistematik olarak kriminalize edildiğini belirtti. Haberciliğin bir suç unsuru gibi gösterilmesinin toplumun gerçeklerden koparılmasına neden olduğunu ifade eden Yurtsever, şu ifadeleri kullandı:

"Gazeteciler susturulduğunda işçinin direnişi görünmez olur, emekçinin hakkı duyulmaz. Basın özgürlüğüne yönelik her saldırı, toplumun demokrasi hakkına saldırıdır. Gazeteciler bugün işsizlik, güvencesizlik ve baskı üçgeninde mesleklerini yapmaya zorlanıyor."

Cezaevlerinden Gelen Mesajlar: "Gazetecilikte Israr Edeceğiz"

Açıklamanın en dikkat çekici anları, tutuklu bulunan gazetecilerin cezaevlerinden gönderdiği mektupların okunması oldu. Sincan ve diğer cezaevlerinde tutulan gazetecilerin mesajlarında "hakikat" vurgusu ön plana çıktı:

Merdan Yanardağ: Kendisine yönelik suçlamaları "zekâ kırıntısı barındırmayan bir kumpas" olarak nitelendiren Yanardağ, asıl hedefin TELE1'i susturmak olduğunu belirtti.

İsmail Arı: "Gazetecilikten vazgeçmem" diyen Arı, yolsuzlukları ortaya çıkardığı için bedel ödetilmek istendiğini ifade etti.

ETHA Muhabirleri: Üç aydır tutuklu bulunan muhabirler, "Suçumuz ezilenlerin sesini duyurmak" diyerek içeride de başlarının dik olduğunu vurguladılar.

Basın Örgütlerinin Talepleri

Toplantı sonunda meslek örgütleri, demokratik bir toplum için şu acil talepleri sıraladı:

Cezaevlerindeki tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.

Gazetecilik faaliyetlerini suç sayan uygulamalara ve yasal kısıtlamalara son verilmelidir.

Medya sahipliğindeki tekelleşme kırılmalı, bağımsız gazetecilik desteklenmelidir.

Güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı ve sendikal hakların önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Meslek örgütleri, "Gazetecilerin özgür olmadığı bir ülkede, toplum da özgür değildir" diyerek dayanışma mesajıyla açıklamayı sonlandırdı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız