Onlar TV adlı YouTube kanalında yayımlanan bir haber gerekçe gösterilerek gözaltına alınan Gazeteci Barış Terkoğlu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yurt dışına çıkış yasağı uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi. Hâkimlik, Terkoğlu’nun adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Terkoğlu’nun serbest bırakılmasının ardından, incelenmek üzere cep telefonuna savcılık tarafından el konuldu.
Gazeteci Barış Terkoğlu Adli Kontrolle Serbest Bırakıldı
TERKOĞLU: “YAPTIĞIM HABERİMİN ARKASINDAYIM”
Adliye çıkışında açıklama yapan Terkoğlu, "Çok iyiyim. Yaptığım haberi savundum. Savcıyı da şahit olarak gösterdim. Hatta ifademin sonunda adli kontrol talep etmiyorum, eğer haberimin yanlış olduğu düşünülüyorsa beni tutuklayın dedim. Haber çok basit. Türkiye'nin gündeminde bir operasyon var. Bununla ilgili olarak polis bir mekana gitti. Uyuşturucu için bir kontrol yaptı. Orada karşılaştığı kişilerden biri savcıydı. Türkiye'de bir polis bir savcı hakkında işlem yapamaz. Bunu savcılığa bildirdi. Ben bu haberi yaptıktan sonra tüm gece arandım. Sabahleyin bir savcı bir gazeteciye açıklama yaptı. Bu haberin yapılması istenmiyor. Çünkü habere konu olan kişi bir savcı. Ben sadece gerçeğin peşinde koşuyorum. Başım dik bir şekilde çıkıyorum. Ben yaptığım haberin arkasındayım. Kimse de bana yaptığım haberin yanlış olduğunu söylemedi" dedi.
Terkoğlu’nun avukatı Enes Hikmet Ermaner, telefonun iadesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe sundu. Dilekçede, cep telefonunun hiçbir işleme tabi tutulmadan iade edilmesi talep edildi.
“BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE”
Savcılığa sunulan dilekçede, cep telefonunda hem özel hayatın gizliliği kapsamındaki kişisel verilerin hem de gazetecilik faaliyeti gereği gizli kalması gereken haber kaynaklarının bulunduğu vurgulandı. Suçlamaya konu paylaşımın Terkoğlu tarafından yapıldığının zaten kabul edildiği belirtilirken, delillerin karartılması ihtimalinin bulunmadığına dikkat çekildi.
Başvuruda, telefonun alıkonulmasının Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne orantısız bir müdahale olduğu ifade edildi.