Balıkesir’in Karesi ilçesi Turplu Mahallesi yakınlarında planlanan Koza Altın A.Ş.’ye ait patlatmalı açık ocak altın madeni projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmıştı. Balıkesir Valiliği, 9 Nisan 2025 tarihinde projeye “ÇED Gerekli Değildir” kararı vermiş, ancak bu karar çevre örgütleri tarafından yargıya taşınmıştı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Ayvalık Tabiat Derneği tarafından açılan dava sonucunda, Balıkesir 2. İdare Mahkemesi, 28 Ağustos 2025 tarihinde “yürütmeyi durdurma” kararı vermişti.

“PROJELER BİRBİRİNE BAĞLI, ENTEGRE OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”
Mahkeme kararında, dava konusu alanın Koza Altın’ın diğer tesisleriyle entegre bir proje oluşturduğuna dikkat çekildi. Kararda, maden faaliyetinin başlamasının “çevre açısından telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurabileceği” vurgulandı. Bu nedenle, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Mahkeme, idarenin savunması ulaştıktan sonra 6 Kasım 2025 Perşembe günü duruşma yapılmasına karar verdi ve duruşma Balıkesir 2. İdare Mahkemesi’nde dün gerçekleşti. Duruşmaya davacı derneklerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri ve tarafların avukatları ile davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahil şirketin avukatları da hazır bulundu. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Ayvalık Tabiat Derneği Avukatı Filiz Sonsuz, dava dilekçesinde yer alan bilimsel iddiaları özetledi. Proje Tanıtım Dosyası’nın eksiklik ve hatalarını anlattı ve dava dilekçesinin kabulünü istedi.. Kazdağı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan da davacılar adına söz alarak, verdikleri yürütmeyi durdurma kararından dolayı mahkemeye teşekkür ederek sözüne başlamış ve maden şirketlerinin ÇED süreçlerindeki uyguladıkları kurnazlık ve idarelerin de bu duruma seyirci kaldıklarını belirterek aşağıdaki hususları dile getirdi.

“ŞİRKET GERÇEK PROJESİNİ GİZLEDİ”
Avukat Filiz Sonsuz, “Şirketin İşletme Ruhsatı alanı 500 hektarın üzerinde, ancak şirket yalnızca 12 hektarlık bir alanda faaliyet göstereceğini beyan ederek, yüzeysel araştırmalarla, “Proje Tanıtım Dosyası hazırladı. Gerçek projesini gizleyerek, projesini ÇED yönetmeliği EK-2 listeye soktu ve böylelikle uzun ve olması gereken ÇED süreçlerinden kaçtı. Bu durumda Halkın Katılımı Toplantısı ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu Toplantısı yapılmadı. Halkın ve sivil toplum örgütlerinin proje hakkında bilgi edinmesi ve ÇED süreçlerinde söz sahibi olması engellendi. Oysa metalik madencilik projelerinin çevresel etkileri oldukça fazladır ve yeterli araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra hazırlanacak ÇED Başvuru Dosyaları ve daha sonra hazırlanacak detaylı ÇED Raporu ile proje tüm yönleri ile değerlendirilmelidir. 500 hektarlık bir ruhsat alanında 12 hektar yeterli ve gerçekçi olmayacağı için Şirket daha sonra mutlaka kapasite artışına gidecek ve gerekirse ayrıca atık barajı ve zenginleştirme tesisi ilavesi için de proje sunacaktır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın şirketin bu kurnazlığını kabul etmeyerek, UMREK raporları ve sondaj verilerine uygun gerçekçi projesini istemesi gerekirdi. Tüm maden şirketleri benzer bir yok izleyerek, önce “ÇED Gerekli Değil” kararı alıp, işletme izni ve çalışma ruhsatlarını alıp, alana bir an önce girip daha sonra gerçek niyetlerini ortaya koymaktadırlar. Kamu kurumlarının şirketlerin bu gelenekselleşmiş kurnazlığına dur demesi gerekir. Projede, cevherin şirketin sahip olduğu Bergama’daki Ovacık Altın Madeni’ne taşınıp zenginleştirileceği belirtilmektedir. Çanakkale’deki Koza’nın Çanakkale’deki yeni bir altın madeni projesinde de cevherin aynı tesise taşınacağı belirtilmektedir. Söz konusu proje de derneğimizce daha edilmiştir. Ovacık projesi daha ne kadar cevheri kabul Dilekçemizin kabulünü talep ediyoruz" diye ifade etti.
Davacılardan sonra davalı vekilleri de söz alarak davacının iddialarının geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Hakim, kararın daha sonra açıklanacağını belirtti.
Duruşma bitiminden sonra, İdare Mahkemesi önünde Süheyla Doğan ve Av. Filiz Sonsuz tarafından süreç hakkında basına bilgi verildi ve söz konusu projeye karşı mücadele etmeye devam edecekleri vurgulandı.