Bakan Ersoy, 500'den fazla eserin ele geçirildiği operasyonun, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı şebekeleri arasındaki kirli para trafiğini de deşifre ettiğini vurguladı.
Medeniyet Mirasına Büyük Darbe
Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde yürütülen ve Konya merkezli toplam 9 ili kapsayan operasyon, Türkiye’nin kültürel varlıklarını koruma kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Bakan Ersoy, operasyon kapsamında ele geçirilen eserlerin yanı sıra, suç ağının çalışma yöntemlerinin ortaya çıkarılmasının stratejik bir başarı olduğunu belirtti. Operasyonla birlikte, sadece eser kaçıranların değil, bu eserlerin yurt dışındaki pazarlara ulaşmasını sağlayan finansal bağlantıların da tespit edildiği ve büyük bir şebekenin çökertildiği ifade edildi.
"Asıl Mesele Eserlerin Hiç Koparılmaması"
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda kültürel mirasın korunmasına yönelik vizyonlarını paylaşan Bakan Ersoy, medeniyet mirasına sahip çıkma iradesinin önemine değindi. Bakan Ersoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bakanlığımızca yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin her biri kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklara yeniden kavuşmasının taşıdığı güçlü anlamı ortaya koymaktadır. Ancak bizim için asıl mesele, bu eserlerin yıllar sonra geri getirilmesi değil; ait oldukları topraklardan hiç koparılmadan korunabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen her çalışma, yalnızca bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda medeniyet mirasımıza sahip çıkma iradesinin de somut bir göstergesidir. Bu bakımdan, Emniyet Genel Müdürlüğümüz KOM Başkanlığı tarafından Konya merkezli 9 ilde gerçekleştirilen operasyon ülkemiz açısından son derece kıymetlidir.”
İçişleri Bakanlığı ve Emniyete Tebrik
Başarılı operasyon dolayısıyla İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarını tebrik eden Bakan Ersoy, bu çalışmanın dünya kamuoyuna ciddi bir mesaj verdiğini ifade etti. Ersoy, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Operasyonda 500'den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir."