Isparta’da 13 yıldır oto kurtarma hizmeti veren Sefa Piryandı, geçtiğimiz gün yediemin otoparkından bir aracı almak için bölgeye gitti. Aracı çekiciye yükleyen Piryandı, daha kısa olduğu düşüncesiyle toprak yola girdi. Ancak kısa süre sonra çekici çamura saplandı ve kendi imkânlarıyla çıkamadı.
Durumu meslektaşı Burak Gülgür’e bildiren Piryandı, yardım istedi. Ancak Gülgür’ün kurtarıcı aracı da Piryandı’ya ulaşamadan çamura saplandı. Bunun üzerine son çare olarak iş yerindeki çalışanı Mehmet Demiralay üçüncü çekiciyle bölgeye yönlendirildi. Ne var ki Demiralay’ın aracı da daha bölgeye ulaşmadan çamura gömüldü.
Yaklaşık 3 saat süren kurtarma çalışmasında ilk olarak Burak Gülgür, yoğun uğraşlar sonucunda kendi aracını bulunduğu yerden çıkardı. Ardından Mehmet Demiralay, kurtarıcı aracın kasasını çamurlu alana dayayarak tekerleri kaldırdı ve aracı kurtardı. Son olarak Sefa Piryandı’nın çekicisi de bulunduğu yerden çıkarıldı. O anlar sosyal medyada paylaşılınca büyük ilgi gördü.
Yaşananları anlatan Sefa Piryandı, şunları söyledi:"Hemen aşağıda yediemin otoparkı var. Bir ağabeyimizin arabası vardı, oradan onu alıp aracıma yükledim. Normalde sola dönmem lazımdı ama kestirme olsun diye sağa döndüm. Gidiyordum, bir şey yoktu. Biraz ilerledikten sonra bir anda çamura saplandım ve çıkamadım. Kasayı açıp kendimi kasayla ittirip çıkaracaktım fakat bu sefer de aracımda elektrik arızası oldu. Diğer arkadaşlara haber verdim, onlar geldi. Sözde beni kurtarmaya geldiler ama onlar da çamura saplandı. Arkasından üçüncü aracı çağırdık, o da gelirken kaldı. Sosyal medyada paylaştıktan sonra gelen yorumlar da komikti. Birisi ‘çekici tutulması' yazmış, biri ‘çekmeye gelip çekemeyenler' demiş. Ama tabii öyle bir şey yok, biz çeker alırız evelallah."
Olayın en dikkat çeken isimlerinden Burak Gülgür ise yaşadıklarını şöyle anlattı:"Dün, Sefa'nın dükkânına uğrayıncaya kadar her şey gayet sıradandı. Sadece uğrayıp hâl hatır soracak, bir bardak çay içip dönecektim. Bölgeye geldim ve biz de Sefa'nın kervanına katıldık, bizim araç da çamura saplandı. Gerçekten tuhaf bir durumdu. Çayımı da içemedim, eve sırılsıklam döndüm. Zaten bir daha da içmeyi düşünmüyorum, tövbe ettim."
Olayın üçüncü kahramanı Mehmet Demiralay da yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:"Bölgeye bir gittim, baktım ikisi de çamura saplanmış. Ben de yardım etmek için içeri gireyim derken aynı yere saplandım. Dün çamurdan görünmüyorduk."