Antalya'nın İbradı ilçesinde asırlardır süregelen kışlık hazırlık geleneği, sonbaharın gelişiyle birlikte Ürünlü Mahallesi'ni hareketlendirdi.
Yaz aylarında dallarından toplanan yerli incirler, evlerin damlarında kiremitlerin üzerine serilerek Akdeniz güneşinde kurumaya bırakılıyor. Doğal yöntemlerle kurutulan meyveler, Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinden toplanan özel bir kekik türüyle hazırlanan kaynar su kazanlarıyla buluşturularak yüzyıllık bir gastronomi mirası geleceğe taşınıyor.
Toros Kekiği ve Küllü Suyun Güve Kovucu Gücü
Köy halkı tarafından nesilden nesle aktarılan saklama yönteminin en kritik aşamasını, odun ateşinde kaynatılan dev kazanlar oluşturuyor.
Yörede çiftçilikle uğraşan Mesut Şanlı, incirlerin kuruduktan sonra dayanıklılık kazanması için uyguladıkları aşamaları, "Topladığımız yerli incirleri evlerimizin damlarında, kiremitlerin üzerinde kurutuyoruz. İncirler kuruduktan sonra güvelenmemesi için özel bir işlem uyguluyoruz. Bunun için Toros Dağları'nda yetişen incir kekiğini kullanıyoruz. Kekikli ve küllü suyu kazanda kaynatıyoruz. Kuruttuğumuz incirleri sepetlere koyarak kaynar suyun içine daldırıyoruz" sözleriyle aktardı.
Sepetlerle 5 Dakikalık Kaynar Su Banyosu
Kurutulmuş incirler hasır sepetlere doldurularak fokurdayan aromatik suyun içine daldırılıyor ve tam 5 dakika boyunca bu karışımda tutuluyor.
İşlemin incirin raf ömrünü doğrudan belirlediğini vurgulayan Şanlı, "Sepetlere koyduğumuz incirleri kekikli kaynar suyun içine daldırıp yaklaşık 5 dakika bekletiyoruz. Ardından çıkarıp tekrar kurumaya bırakıyoruz. İncirler yeniden kuruduktan sonra saklamaya hazır hale geliyor. Bu işlem bizim yıllardır uyguladığımız bir yöntem. İncirlerimizi kışın tüketmek üzere bu şekilde muhafaza ediyoruz" dedi.
Doğal Koruma Olmazsa Ürünler Ziyan Oluyor
Geleneksel uygulamanın ciddi bir zayiatı önleyen doğal bir koruma kalkanı olduğunu hatırlatan üreticiler, kimyasal koruyucular yerine doğanın sunduğu çözümleri tercih ediyor.
İncir kekiğinin bölgeye özgü karakterini anlatan Şanlı, "Bu işlemi yapmadığımız zaman kuruttuğumuz incirler kısa sürede güvelenerek bozuluyor. Kullanılamaz hale gelen incirlerimizi bazen çöpe atmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle incirlerimizi mutlaka kekikli su işleminden geçiriyoruz. İncir kekiği, incirlerimizin muhafaza edilmesine yardımcı olurken meyveye ayrı bir lezzet ve aroma da katıyor. Bu kekiğin adı da zaten incir kekiği" diyerek bitkinin önemine dikkat çekti.
Kuşaktan Kuşağa Aktarılıyor
Ürünlü Mahallesi'nde yaşayan aileler, büyüklerinden miras kalan bu tekniği çocuklarına ve torunlarına öğreterek kültürel belleğin silinmesine engel oluyor.
Yöntemin köklü geçmişini vurgulayan Şanlı, "Bu gelenek bizim atalarımızdan geliyor. Büyüklerimiz incirlerini yıllar önce nasıl hazırlıyorsa biz de aynı şekilde hazırlıyoruz. Onlardan öğrendiğimiz bu yöntemi devam ettiriyoruz. Biz de çocuklarımıza ve torunlarımıza öğreterek geleneğimizin kaybolmamasını istiyoruz. Ürünlü Mahallesi'nde ve çevremizde yaşayan birçok aile incirlerini bu yöntemle kışa hazırlıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Hem Ev Ekonomisine Katkı Hem Kış Sofralarına Şifa
Yeniden güneşte havalandırılan incirler, kış aylarında tüketilmek üzere bez torbalarda ve serin kilerlerde saklanmaya başlıyor. Aileler kendi ihtiyaçlarını ayırdıktan sonra kalan organik ürünleri talep edenlere ulaştırarak hane bütçesine ek gelir sağlıyor.
İncirin bölge halkı için manevi değerine değinen Şanlı, "İncirlerimizi yazın topluyoruz, kurutuyoruz ve gerekli işlemlerini yaptıktan sonra kış için saklıyoruz. Kış geldiğinde sofralarımızda tüketiyoruz. İhtiyacımızdan fazla olan incirleri de isteyenlere satıyoruz. Böylece hem kendi ihtiyacımızı karşılıyor hem de ürünümüzü değerlendirmiş oluyoruz. Bizim için bu incirler sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda atalarımızdan kalan bir miras" dedi.