Antalya’nın berrak suları, doğanın en sarsıcı hayatta kalma mücadelelerinden birine ev sahipliği yaptı.
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve ekibi, yaklaşık iki ay önce bir beton bloğun altına yuva yapan ve 6-7 kilo ağırlığında olduğu tahmin edilen bir anne ahtapotu takibe aldı.
Görüntülerde, anne ahtapotun yumurtalarını yuvanın tavanına özenle yerleştirdiği ve bir an bile olsun bölgeyi terk etmediği net bir şekilde görüldü.
Yavruları İçin Açlığa Meydan Okudu
Bu doğal sürecin en çarpıcı noktası ise anne ahtapotun beslenmeyi tamamen reddetmesi oldu. Prof. Dr. Gökoğlu ve öğrencilerinin yaptığı dalışlarda, bitkin düşen anneye yardım etmek amacıyla yuvaya bırakılan balıkların bile kabul görmediği anlaşıldı.
Ahtapotların bu hassas dönemde vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 60'ını kaybettiğini belirten Gökoğlu, "Gelip gittikçe onu da takip ediyorduk. Açlıktan ölmesin diye ben bir balık götürüp bıraktım. Dönüşte baktık ki o attığımız balığı ahtapot dışarı atmış, yememiş. Oysa ahtapot balığı gördüğü an hemen yer. Dolayısıyla yumurtalar açıldıktan sonra o ahtapotun ölüsünü borunun içerisinden aldık. Hayvan çok zayıflıyor, kilo kaybediyor ve sadece neredeyse derisi kalıyor" dedi.
Denizin Derinliklerinden Annelik Örneği
İki aylık bekleyişin sonunda gerçekleştirilen son dalışta, yumurtaların çatladığı ve minik ahtapotların serbest kaldığı, ancak annenin yaşamını yitirdiği görüldü.
Bu fedakarlığın sadece biyolojik bir süreçten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Gökoğlu, "İlginç olan, o yumurtaları beklerken ahtapotu diğer balıkların, başka canlıların yememesi, çok ilginç. Çünkü zayıf kalıyor o dönemde. Her canlı yavrusunu garanti altına almak ister. Yarın Anneler Günü, bir anne ahtapotun yavrularını, yumurtalarını yaşatabilmek için kendini feda ettiğini görüyoruz. Bu nedenle annelik bambaşka bir duygu. Bir ahtapotun annelik örneği de tüm insanlara örnek olsun" şeklinde konuştu.