Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz kıyıları, Türk savunma sanayisi ve denizcilik tarihi açısından dönüm noktası niteliğinde dev bir tatbikata ev sahipliği yaptı.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 19-27 Ekim tarihleri arasında düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri Sarısu Plajı ve Beşadalar bölgesinde başarıyla tamamlandı.
Toplam 18 gemi, 11 hava vasıtası, 17 savunma sanayii firmasından 41 sistem ve 1.300 personelin görev aldığı tatbikatta, dünyada yalnızca birkaç ülkenin test edebildiği hibrit harekat konsepti gerçeğe dönüştürüldü.
Faaliyetleri yakından takip eden Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, sahada sergilenen tablonun önemini vurgulayarak, "Geleceğin deniz savaşları insansız araçlarla yapılacaktır. TURNAS 26 tatbikatı harekat ihtiyaçlarımız ile savunma sanayimizin teknolojik birikimini denizlerde buluşturan mevcut kabiliyetlerimizi sınarken geleceğin deniz harekatına yönelik tecrübeler kazandıran önemli bir faaliyet olmuştur" ifadelerini kullandı.
Sarısu ve Beşadalar Hattında Kesintisiz İnsansız Operasyon
Antalya kıyılarında icra edilen senaryolar, su altı keşfinden kıyı çıkarmasına kadar operasyonun her aşamasında yerli otonom sistemlerin gücünü ortaya koydu. 1'inci Hücumbot Filotillası Komodoru Albay Bülent Gürel'in sunumuyla başlayan harekatta, ilk olarak SAT timlerince suya bırakılan LÜFER insansız su altı aracıyla örtülü keşif yapıldı ve elde edilen anlık veriler komuta merkezine aktarıldı.
Ardından ILGAR dolanan mühimmat sistemi ve BAZNA kamikaze İHA hedefleri tam isabetle imha etti. Sahil hattı ve gemi intikal koridorlarındaki mayın tehditleri NETA, GAVIA, OSKA ve DERİNGÖZ su altı sistemleri ile TCG GİRESUN'dan kalkan KALKAN DİHA tarafından belirlendi; tespit edilen mayın TCG AMASRA'nın uzaktan kumandalı aracıyla güvenli şekilde patlatıldı.
Kıyı emniyetinin sağlanması amacıyla TCG ANADOLU'dan havalanan TB-3 ile deniz yüzeyinde devriye gezen SANCAR, RD-25 ve USV-12 ortaklaşa tanımlanmış deniz resmini oluşturdu. Sürü KARGU İHA'lar, BOYGA ve SKYDAGGER sistemlerinin hava hücumlarının ardından amfibi timler SH-70 helikopterleriyle sahile indi.
TCG ANADOLU'dan kıyıya çıkan çıkarma araçlarına TUFAN ve KAMA kamikaze insansız deniz araçları eşlik ederken, sahile ayak basan BARKAN ve PALEM insansız kara araçları deniz piyadeleriyle meskun mahal muharebesine girdi. Senaryo kapsamında yaralanan bir deniz piyadesinin BARKAN üzerindeki sedyeyle TCG ANADOLU'ya güvenle tahliyesi sağlandı.
Gökyüzünden Derinliklere Tam Saha Hakimiyeti
Tatbikatın denizaltı savunma harbi etabında milli imkanlarla geliştirilen teknolojiler Antalya semalarında test edildi. TCG ANADOLU'dan havalanan TB-3 ve AKSUNGUR İHA'lar milli pod sistemleriyle denize sonoboy atışları gerçekleştirirken, radar entegreli TUNGA-X avcı dron hedef konumundaki TALON İHA'yı patlayıcısız kinetik vuruşla havada etkisiz kıldı.
Beşadalar mevkiinde icra edilen atışlı safhalarda ise TCG BEYKOZ'da konuşlu 20 milimetrelik TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi FPV dron ve kamikaze deniz araçlarını imha etti. Eş zamanlı olarak ANKA-S'ten bırakılan ŞİMŞEK-K kara hedefine, TB-2 yönlendirmeli patlayıcı yüklü PİRANA kamikaze deniz aracı ise su üstü hedefine doğrudan vuruş yaptı. Sarısu sahilinde düzenlenen arama kurtarma senaryosunda ise denize düşen bir personel FASTY insansız can kurtarma aracı vasıtasıyla kurtarıldı.
Günün sonunda SANCAR, ULAQ, SALVO, TUFAN, USV-12, RD-25 ve KAMA insansız deniz araçları SAT atak botu eşliğinde tören geçişi icra etti. Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, insansız araçların her sınıfta ilk kez bu ölçekte denendiğini belirterek "İlk kez bir tatbikatta insansız hava araçlarının, insansız su üstü araçlarının insansız botların, insansız teknelerin, insansız su altı araçlarının, insansız mini deniz altlarının, insansız kara araçlarının bütün insansız araçlarının savaşacağı bir senaryonun tatbikatıdır. Gelecekte yapacağımız harbin tatbikatıdır. Bu anlamda deniz kuvvetlerimiz için çok tarihi bir tatbikattır" dedi.
Sürüklenen Mayın Tehditlerine Karşı İnsansız Savunma Kalkanı
Bölgesel krizlerin deniz güvenliğine etkilerine değinen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, limanların, enerji koridorlarının ve deniz tabanındaki stratejik iletişim hatlarının korunmasında insansız teknolojilerin hayati riskleri sıfıra indirdiğini vurguladı.
Geniş sahalarda kesintisiz keşif kabiliyeti sunan otonom araçların personele kalkan olduğunu belirten Tatlıoğlu, "Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz'e dökülmüş olan yüzlerce mayın var. Bu mayınlardan kontrolden çıkarak ve sürüklenerek sahillerimize gelen mayınlar oluyor. Bu mayınları tespit edip imha ediyoruz. Bu tespitle imha etme faaliyeti esnasında maksimum seviyede insansız araçlarımızı kullanıyoruz. Bir sistemin gerçek değeri deniz şartlarında gösterdiği performans ve hareket ihtiyacına sağladığı katkıyla ortaya çıkar" sözleriyle sahadaki pratik faydayı aktardı.
Milli Uçak Gemisinde Dünyada Bir İlk Yaşanacak
Türk donanmasının insansız sistemler alanındaki hedeflerinin sınırları aştığını ifade eden Oramiral Tatlıoğlu, yeni nesil platformların tamamen bu doktrin doğrultusunda inşa edildiğini müjdeledi.
Yakın gelecekte envantere dahil edilecek insansız mini denizaltılarla derin denizlerdeki caydırıcılığın perçinleneceğini belirten Tatlıoğlu, "Önümüzdeki sene denizle buluşturacağımız milli ve yerli uçak gemimizde de sadece insansız hava araçları olmayacak aynı zamanda milli ve yerli uçak gemimizde insansız deniz araçları, insansız botlar, insansız tekneler ve insansız su altı araçları da olacak. Bizim uçak gemimiz diğer uçak gemilerinden bu anlamda da farklı olan insansız sistemlerinin bir arada kullanıldığı ilk uçak gemisi olacak. Amacımız ülkemizin denizlerdeki halk ve menfaatlerini koruyan ve kendisine verilen görevleri her şart altında yerine getiren etkin, caydırıcı ve saygın deniz kuvvetlerimizi sürekli geliştirmek ve daha da güçlendirmektir" dedi.