Antalya’nın Akseki ilçesinde sonbahar yağışlarının ardından Toros Dağları’nda menengiç bereketi yaşanıyor.
Bölgede "çöğre" adıyla anılan yabani menengiç meyvesi, 10. ayda olgunlaşmasıyla birlikte yöre halkı için karlı bir gelir kapısına dönüştü. Dik ve kayalık arazileri gezerek sepetlerini dolduran orman köylüleri, topladıkları meyveleri kışlık kuruyemiş, kahve ve özellikle şifalı yağ üretiminde değerlendiriyor. Bu sezon rekoltenin yüksek olmasıyla birlikte meyvenin kilogramı 250-300 lira arasında değer buluyor. Geleneksel yöntemlerle sıkılan saf menengiç yağının litresi de 1200 liradan satılıyor.
Yamaçlardan Sepetlere Zahmetli Hasat
Çukurköy Mahallesi’nde sabahın erken saatlerinde dağ yollarına düşen orman köylüleri, sarp kayalıklarda saatler süren zorlu bir mesai harcıyor.
Gün boyu süren çalışmayla kişi başı 35-40 kilogram ürün toplayan mahalle sakinlerinden Hülya Kara, dağların sunduğu bereketi şu sözlerle dile getirdi:
"Orman köylüsü olduğumuz için dağların bütün zenginliğinden yararlanmaya çalışıyoruz. Yöremizde çöğre olarak bilinen menengiç toplama zamanı geldi. Ekim ayında olgunlaşınca toplamaya başlıyoruz. Bir günde 35-40 kilogram topluyoruz. Toplaması oldukça zor. Topladıktan sonra temizleyip yıkıyoruz ve kurutuyoruz. Herkes bunun kıymetini bilmez. Bizim yörede birçok insan topluyor."
Akseki’nin Alaçeşme Mahallesi’nde de benzer bir telaş yaşanırken, köylüler bu sezon ağaçlardaki yoğun meyve tutumunun sevincini paylaşıyor.
Aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla erken saatlerde sepetleriyle yola koyulan Ayşe Güven, "Özel sepetimizle dağlara çıkıp günde 30-40 kilogram menengiç topluyoruz. Bu yıl oldukça bol. Akseki’de, Toros Dağları’nda doğal ortamında yetişiyor. Bu yıl meyvesi çok fazla. Allah’ım bol verdi. Maşallah, ağaçlarda oldukça bol meyve var. Bunun yağını çıkarıyoruz. Hem yağ olarak kullanıyoruz hem de kışın kuruyemiş olarak tüketiyoruz. Menengiç oldukça yağlı bir meyve" ifadelerini kullandı.
Türkülere Konu Olan Kadim Ağacın Dönüşümü
Toros Dağları florasında yetişen 30’u aşkın bitkiden yağ üreten Alaçeşme Mahallesi sakini Abdullah Güven, bölgenin kadim kültüründe menengicin çok özel bir yere sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Doğal döngüde yağışların ürünü zenginleştirdiğini vurgulayan Güven, "Ben bitkilerden yağ çıkarma işi yapıyorum. Yörede çöğre olarak bilinen melengiç meyvesinin toplama zamanı geldi. Toros Dağları’nda doğal ortamında kendiliğinden yetişen bu meyve, bu yıl yağışlı havalar nedeniyle bol miktarda oldu. Kendim de toplayıp yağını çıkarıyorum. Köylülerin getirdikleri melengiçlerden de yağ elde ediyorum. Hatta bu meyve için eskiden ‘Çöğre ağacı’ diye türkü bile yapılmış" ifadelerini kullandı.
Sıfır Atıkla Ekonomiye Kazandırılıyor
Farklı coğrafyalarda bıttım, yaban fıstığı veya çitlembik olarak da adlandırılan meyve, yüksek yağ oranı sayesinde sıkım esnasında üreticisine yüksek verim sağlıyor.
Ortalama 3 kilogram menengiçten 1 kilogram saf yağ elde edildiğini belirten Güven, "Menengiçin yağını çıkardıktan sonra kalan posasını da değerlendiriyoruz. Posasını hayvan yemi olarak satıyoruz. Böylece meyvenin yalnızca yağından değil, geriye kalan kısmından da yararlanıyoruz. Ayrıca menengiç kahvesi de yapıyoruz" dedi.
Kurutma Yöntemiyle Dayanıklılığı Artırılıyor
Doğadan toplanan ürünlerin bozulmadan kış aylarına ulaşabilmesi için asırlardır süregelen geleneksel saklama teknikleri uygulanıyor.
Hasadın ardından yapılan işlemleri aktaran Abdullah Güven, "Bu bitki toplandıktan sonra eve getiriliyor, temizleniyor, suyla çalkalanıp süzülüyor. Daha sonra tuzlanarak serilip kurutuluyor. Tuzlanmazsa bu meyve bozulur. Eskiden atalarımız menengiçi çok kullanırdı" sözleriyle yöntemin püf noktasını paylaştı.