Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından uygulamaya konulan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında ders kitaplarından "Kurtuluş Savaşı" kavramının çıkarılarak yerine "Millî Mücadele" ifadesinin getirilmesi kararı, eğitim sendikalarının sert tepkisine yol açtı. Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk ve Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, yaptıkları açıklamalarla kararın basit bir sözcük tercihinin ötesinde, tarihsel hafızayı silme ve Cumhuriyet rejiminin temellerini önemsizleştirme operasyonu olduğunu savundu.
Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk: Monarşik ve Teokratik Sistem Özlemi
Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in basına yansıyan açıklamalarını ve yeni müfredatı sert bir dille eleştirdi. Değişikliğin iktidarın ideolojik hedeflerine hizmet ettiğini belirten Öztürk, süreci şu sözlerle değerlendirdi:
"Kurtuluş Savaşı ifadesinin tasfiye edilmek istenmesi, bu toprakların emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini, cumhuriyetin kuruluş felsefesini ve dine dayalı bir yönetim biçiminden tarihsel kopuşu önemsizleştirme gayretidir. Bu yönelim, cumhuriyetin seküler ve demokratik kazanımları yerine monarşik ve teokratik bir sisteme duyulan özlemi açıkça ele vermekte, iktidarın ve milli eğitim bakanının eski rejime olan özlemini göstermektedir."
Müfredatta yapılan yüzde 35’lik "sadeleştirme" hamlesinin evrensel bilimsel bilgileri, felsefi ve eleştirel düşünceyi ders kitaplarından temizlemekle sonuçlandığını iddia eden Öztürk, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Bilimin, aydınlanmanın ve rasyonel düşüncenin yerini inanç merkezli dogmaların ve sadece biat ve itaat kültürünün aldığı bu model; toplumu dini referanslarla, devlet yapısını ise monarşik bir otoriterlikle yeniden şekillendirme arzusunun yansımasıdır. Pedagojik ilkelerden yoksun, sendikaların, üniversitelerin ve bilim insanlarının görüşleri dışlanarak hazırlanan bu programın, okulları bilim yuvası olmaktan çıkarıp siyasal iktidarın ideolojik laboratuvarı haline getirme hamlelerine karşı sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız bilinmelidir."
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar: Neyden Kurtulduğumuzu Anlatmaya Devam Edeceğiz
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar ise yaptığı açıklamada, Bakan Tekin’in Kurtuluş Savaşı kavramına yönelik yaklaşımlarının, Cumhuriyetin kurucu iradesini tasfiye etmeyi amaçlayan bilinçli ve ideolojik bir hamle olduğunu ileri sürdü. Bu açıklamaların AKP iktidarının Cumhuriyete ve Atatürk’e bakışının filtresiz hali olduğunu savunan Acar, Bakan Tekin’in geçmişteki "neyden kurtulduk?" sorusuna tarihin ışığında şu yanıtı verdi:
"Bakan Tekin’e neyden kurtulduğumuzun cevabını tarihin ışığında verelim: Sevr ile ülkeyi parselleyen, kapitülasyonlarla halkı sömüren batı emperyalizminden ve mandacılıktan kurtulduk. Ülkeyi emperyalistlere teslim eden, halkı tebaa ve kul olarak gören, kendi hanedanlığını halkın varlığının üstünde tutan saltanat düzeninden kurtulduk. İşgale karşı direnen Anadolu halkını 'asi' ilan eden Saray rejiminden kurtulduk. Bu yönleriyle Kurtuluş; emperyalizme karşı direnen bir halkın ümmetten millete, kulluktan yurttaşa geçmesidir."
Dün ülkeyi işgal etmek isteyen emperyalistlerin bugünkü şemsiyesi altına girenlerin, Kurtuluş Savaşı’nı müfredattan ve zihinlerden silmeye çalıştığını iddia eden Acar, iktidarın gelecek nesillerin tam bağımsızlık bilincini köreltmek adına Cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle açık bir hesaplaşma içine girdiğini belirtti.
Okullarda Temel Sorunlar Dururken Tek Dert Cumhuriyetle Hesaplaşmak
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, okullardaki mevcut ekonomik ve fiziksel yetersizliklere de dikkat çekerek bakanlığın önceliklerini sert bir dille eleştirdi:
"Çocuklarımız okullarda bir günü aç-susuz geçirirken, öğrenciler ve öğretmenler okullarda can güvenliğinden endişe duyarken, eğitim yuvaları temel hijyen ve sağlık koşullarından mahrum bırakılırken, eğitim emekçilerimizin acil çözüm bekleyen sorunları ortadayken; bakanlığın tek derdinin Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin içini boşaltmak olması asla kabul edilemez."
Acar, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın tarihinin bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamayacağını vurgulayarak, Atatürk’ün izindeki eğitim emekçileri olarak sınıflarda çocuklara tam bağımsız bir Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu kararlılıkla anlatmaya devam edeceklerini ilan etti.