Denizli’nin Güney ve Buldan ilçelerinde son günlerde meydana gelen 3 ile 5 büyüklüğündeki depremler bölgede tedirginlik yaratırken, deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy fay hatlarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı. Üşümezsoy, bölgede meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin Sarıgöl ile Pamukkale arasındaki fay sisteminde oluştuğunu belirtti.
“DEPREM SARIGÖL İLE PAMUKKALE ARASINDAKİ FAY SİSTEMİNDE OLUŞTU”
Üşümezsoy, Denizli’de meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin Batı Anadolu’daki karmaşık fay sistemi içinde yer aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu. Üşümezsoy, “5.1 büyüklüğündeki Denizli depremini ele aldığımızda bölgenin faylarını çözümlediğimizde batısında ve kuzeybatısında 1970 yılında kırılan Alaşehir fayı yer alıyor. Yaklaşık 40 kilometrelik bu fay 6.8 büyüklüğünde bir depremle kırılmış ve enerjisini büyük ölçüde boşaltmış durumda" dedi.
Üşümezsoy, Alaşehir fayının güneybatısında Sarıgöl fayının bulunduğunu ve son depremin bu fay sisteminin uzantısında meydana geldiğini ifade etti.
BÖLGEDEKİ FAY SİSTEMİ KARMAŞIK BİR YAPIYA SAHİP
Üşümezsoy, Denizli çevresindeki fayların birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek Sarıgöl, Buldan, Pamukkale ve Karahayıt faylarının aynı tektonik sistem içerisinde yer aldığını söyledi. Üşümezsoy, “5.1 büyüklüğündeki deprem Sarıgöl fayının uzanımında, kuzey ve güneydeki Menderes blokları arasında yer alan bir fay hattı üzerinde gerçekleşti. Bu fay, Sarıgöl çöküntüsü ile Pamukkale çöküntüsü arasındaki yükseltiyi kesen bir transfer faydır" diye konuştu.
“BU FAY TEK BAŞINA 6.5’TEN BÜYÜK DEPREM ÜRETMEZ”
Üşümezsoy, söz konusu fayın segment yapısı nedeniyle tek başına çok büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olmadığını belirtti. Üşümezsoy, “Bu fay segmenter bir faydır. Ege Bölgesi’nde yaklaşık 40 kilometrelik faylar 6.8 büyüklüğünde deprem üretebilir. Ancak burada oluşan fay hattının potansiyeli yaklaşık 6 ile 6.5 büyüklüğünde depremlerle sınırlıdır" dedi.
SARIGÖL FAYI İLE BİRLİKTE KIRILIRSA DAHA BÜYÜK DEPREM OLABİLİR
Üşümezsoy, fayların birlikte kırılması durumunda daha büyük bir deprem ihtimalinin ortaya çıkabileceğini de ifade etti. Üşümezsoy, “Eğer bu fay Sarıgöl fayı ile birlikte kırılırsa 6.5’i aşan bir deprem üretme potansiyeli olabilir. Ancak Sarıgöl fayından bağımsız kırılırsa yaklaşık 6 büyüklüğünde depremler üretmesi beklenir" diye konuştu.
TARİHTE BÜYÜK DEPREMLER FARKLI FAYLARDA MEYDANA GELDİ
Üşümezsoy, tarihsel kayıtlara göre bölgede büyük depremlerin farklı fay sistemlerinde meydana geldiğini belirtti. Üşümezsoy, “Milattan sonra 17 yılında Sart, Alaşehir ve Sarıgöl faylarının kırılmasıyla büyük bir deprem meydana gelmişti. Daha sonra milattan sonra 40’lı yıllarda ise Pamukkale ve Denizli faylarında büyük depremler yaşandı" dedi.
“DENİZLİ’DEKİ SON DEPREM ANA FAYIN DIŞINDA BİR SEGMENTTE OLUŞTU”
Son depremin ana fay hattı üzerinde değil, iki havza arasındaki sırtı kesen bir transfer fay üzerinde oluştuğunu belirten Üşümezsoy, bu tür depremlerin bölgede biriken stresin dışa yansıması olduğunu söyledi. Üşümezsoy, “Bu deprem Denizli Ovası ile Sarıgöl-Alaşehir havzası arasındaki sırtı kesen bir fay üzerinde meydana geldi. Ana fayların uç kesimlerinde oluşan bu tür kırılmaların tekrarlanma periyotları daha seyrektir" diye konuştu.