Avrupa'dan yola çıkan atıkların son durağı artık Antalya sahilleri. Türkiye’nin atık ithalatı politikası çevre dernekleri ve uzmanlar tarafından sıkça eleştirilirken son dönemlerde Antalya kıyılarında görülen mikroplastik atıklar kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. Konuyla ilgili Antalya Valiliği bünyesinde ilgili kurumların inceleme ve temizleme süreci devam ederken sahillerin temiz olmasını isteyen vatandaşlar atık ithalatı politikasının değiştirilmesini istiyor. Adana ve Mersin'deki sanayi havzalarından nehirler aracılığıyla Akdeniz'e karışan ithal plastikler, deniz akıntılarına kapılarak fırtınalı günlerde doğrudan karaya vuruyor. Özellikle dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili ve Kleopatra plajları ile Kemer sahillerinde, deniz dibinde biriken atık yığınları yüzeye çıkmaya başladı. Kirliliğin fiziksel boyutu, deniz süpürgelerinin rutin temizlik çalışmalarına doğrudan yansıdı; Antalya kıyılarında sadece 10 gün içinde 27 metreküp yüzer katı atık ve plastik denizden toplandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kirliliğin kaynağının izinsiz faaliyet gösteren merdiven altı plastik kırma tesisleri olduğunu tespit ederek Ağustos 2026 itibarıyla bu noktalara yönelik gece baskınlarına başladı.

12 MİLYON TON HURDA VE 503 BİN TONLUK PLASTİK
Antalya kıyılarında biriken bu kirliliğin kaynağında, Türkiye'nin Avrupa'dan gerçekleştirdiği yüksek tonajlı ithalat atıkları yer alıyor. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) 2024 verilerine göre Türkiye, Avrupa Birliği'nden yılda 12,25 milyon ton genel atık ithal ediyor. Büyük kısmı ağır sanayi için getirilen hurda metal, kağıt ve camdan oluşan bu genel atık miktarı, 2014-2024 yılları arasındaki on yıllık dönemde toplam 118,7 milyon tona ulaştı. Büyük çoğunluğu ağır sanayide yeniden geri dönüşümü kazandırılırken plastik atıklar ise denizlere karışıyor. Akdeniz'deki kirliliğin ana unsurunu ise bu toplamın içindeki plastik atıklar oluşturuyor. 2023 yılında İngiltere’den 140 bin 907 ton, Almanya’dan 87 bin 109 ton, Belçika’dan 74 bin 141 ton, İtalya’dan 41 bin 580 ton ve Hollanda'dan 27 bin 564 ton yoğun alım yapılırken, 2024 yılında AB'den gelen plastik miktarı 426 bin ton olarak kayıtlara geçti. Greenpeace'in Haziran 2026 raporu, 2025'te Türkiye'ye ihraç edilen plastik atık miktarının 503 bin tona ulaşarak rekor kırdığını belgeliyor. The Guardian'ın Ağustos 2026 tarihli araştırmasına göre ise yalnızca İngiltere'nin 2025'te gönderdiği 139 bin ton plastik atığın yüzde 13'ü doğrudan Adana'daki tesislere sevk edildi.
ÇÖPÜN ROTASI 3 İLİN KIYISINDA DÖNÜYOR
Avrupa'dan yüklenen atık gemileri Türkiye'ye Mersin Limanı üzerinden giriş yapıyor. Buradan tırlarla taşınan plastiklerin hedefi, Türkiye'nin İstanbul, Kocaeli ve İzmir ile birlikte en büyük geri dönüşüm kümelenmelerinden biri olan Adana sanayisi oluyor. İthal edilen atıkların içindeki kaliteli plastikler, lisanslı tesislerde yıkanıp kırılarak imalat sanayisi için "plastik granüllere" dönüştürülüyor. Ayrıştırılması zor, kârsız ve kalitesiz karışık plastikler, yasal mevzuatın dışında kalan merdiven altı tesisler tarafından Adana'nın boş tarım arazilerine ya da Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin kıyılarına dökülüyor. Açık alanda yakılarak imha edilmeye çalışılan bu atıklar, toprağa ve yeraltı sularına klorlu dioksin, furan ve ağır metaller gibi zehirli kimyasalların sızmasına yol açıyor.

BALIKLARIN YÜZDE 58'İNDE MİKROPLASTİK VAR
Adana ve Mersin'deki sanayi alanlarından Seyhan ve Ceyhan nehirleri vasıtasıyla Akdeniz'e dökülen plastikler, denizde hızla parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor. Mersin Çevre Platformu'nun Ağustos 2026 saha tespitleri, Mezitli, Soli ve Susanoğlu sahillerindeki plastik ve tekstil atığı kirliliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Kirliliğin deniz ekosistemindeki karşılığı ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından yapılan araştırmayla ölçüldü; Mersin ve İskenderun körfezlerinde tutulan balıkların yüzde 58'inin midesinde mikroplastik tespit edildi. Akdeniz'in yarı kapalı bir deniz yapısına sahip olması ve su sirkülasyonunun zayıflığı nedeniyle, sulara karışan yüz binlerce tonluk plastik atık okyanuslara dağılamıyor. Mersin ve Adana'dan sızan kirlilik, Hatay'dan başlayıp Antalya kıyılarına kadar uzanan şeritte kalıcı hale geliyor.