Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°
Akdeniz Gerçek | Antalya | ÇMO Antalya'dan 9 Maddelik Ortak Sorumluluk Çağrısı: "Akdeniz’deki Atık Yükü Taşıma Kapasitesini Aşıyor"

ÇMO Antalya'dan 9 Maddelik Ortak Sorumluluk Çağrısı: "Akdeniz’deki Atık Yükü Taşıma Kapasitesini Aşıyor"

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ceren Şahin, kentte artan katı atık ve plastik kirliliğine karşı bütüncül bir eylem planı çağrısı yaparak, Akdeniz'in yarı kapalı yapısı nedeniyle mikroplastik tehdidiyle yüz yüze olduğunu ve kalıcı çözümün atığı sahilden toplamak değil, kaynağında önlemek olduğunu belirtti.

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ceren Şahin, kentte artan katı atık ve plastik kirliliğine karşı bütüncül bir eylem planı çağrısı yaparak, Akdeniz'in yarı kapalı yapısı nedeniyle mikroplastik tehdidiyle yüz yüze olduğunu ve kalıcı çözümün atığı sahilden toplamak değil, kaynağında önlemek olduğunu belirtti.

KAYNAK: Bülten
ÇMO Antalya'dan 9 Maddelik Ortak Sorumluluk Çağrısı: "Akdeniz’deki Atık Yükü Taşıma Kapasitesini Aşıyor"

Antalya genelinde son dönemde gözle görülür şekilde artış gösteren ambalaj atıkları, plastikler ve katı atıklar geri dönüşüm ve denetim mekanizmalarındaki aksaklıkları gözler önüne seriyor.

Turizmin ve doğanın kalbi olan kentte denizlerin, nehirlerin ve toprakların birer alıcı ortam olarak görülmemesi gerektiğini hatırlatan Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, çevresel alarm zillerinin çaldığına dikkat çekti. Akdeniz’deki atık yüküne dair kritik açıklamalarda bulunan Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ceren Şahin, mevcut tablonun üretimden tüketime kadar uzanan zincirde ciddi eksikliklerin bir sonucu olduğunu belirtti.

Ceren Şahin, "Denizlerimiz, nehirlerimiz, toprağımız ve havamız atıkların taşındığı bir alıcı ortam değil, korumamız gereken en değerli doğal varlıklarımızdır. Her geri dönüşüm sürdürülebilir yaşama katkı sunmaz: her atık geri dönüştürülmez, dönüştürülmeye çalışılamaz. Geri dönüşüm; doğal kaynakların korunması, hammadde kullanımının azaltılması ve döngüsel ekonominin geliştirilmesi açısından vazgeçilmez bir uygulamadır. Ancak hiçbir geri dönüşüm sistemi, oluşan tüm atıkları eksiksiz biçimde yeniden ekonomiye kazandıramaz. Bu nedenle çevre mühendisliği disiplininin benimsediği atık yönetimi hiyerarşisinde öncelik, atığın oluşmasını önlemek, ardından kaynağında azaltmak, yeniden kullanmak, başka bir amaç için kullanmak daha sonra geri dönüştürmek, mümkün olduğunda enerji geri kazanımı sağlamak ve son seçenek olarak bertaraf etmektir" dedi.

"En Sürdürülebilir Atık, Hiç Oluşmayan Atıktır"

ÇMO, Antalya'nın bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca geri dönüşüm oranlarının yetersizliği değil, gereğinden fazla tüketimi teşvik eden üretim modelleri, tek kullanımlık ürünlerin yaygınlaşması ve gereksiz ambalaj kullanımının olağan hale gelmesi olduğuna işaret etti.

Sürdürülebilir bir gelecek için yalnızca daha fazla geri dönüşüm değil, daha az atık üreten bir üretim ve tüketim anlayışı benimsenmesi gerektiğini kaydeden Ceren Şahin, "Doğaya ulaşmış her ambalaj atığı, geri dönüştürülebilir nitelikte olsa bile çevresel zarar oluşturmaya başlamış demektir. Bu nedenle başarının ölçütü yalnızca geri dönüştürülen atık miktarı değil; oluşması önlenen atık miktarı olmalıdır. Denizlerin korunması yalnızca sahillerden atık toplamakla sağlanamaz. Kalıcı çözüm, havza ölçeğinde planlamayı, atığın oluşmasını kaynağında önleyen politikaları ve ürünün tasarımından üretimine, kullanımından yeniden kullanımına, geri dönüşümüne ve nihai bertarafına kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışını gerektirir. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan husus, yalnızca mevcut uygulamaların denetlenmesi değil; ürün tasarımı, ambalaj seçimi, tek kullanımlık ürünlerin azaltılması, yeniden kullanım sistemlerinin yaygınlaştırılması, üretici sorumluluğunun güçlendirilmesi ve döngüselliği teşvik edecek yeni denetlenebilir düzenleyici mekanizmaların oluşturulmasıdır" şeklinde konuştu.

Yeşil Dönüşüm, Döngüsel Ekonomi ve Yeni Avrupa Bauhausu (New European Bauhaus) yaklaşımının ortaya koyduğu temel ilkeye de dikkat çeken ÇMO Antalya Şube Başkanı Şahin, "Atığı oluştuktan sonra yönetmek yerine, atığın oluşmasını tasarım aşamasında önleyen; yerelde çevresel, ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirliği birlikte gözeten üretim ve tüketim sistemlerine geçiş. Denizlerimizi korumanın en etkili yolu da, atıkları kıyılardan toplamak değil, denize ulaşmasını daha en baştan engelleyen bu dönüşümü hayata geçirmektir" açıklamasını yaptı.

"Mikroplastikler: Gözle Görünmeyen Ancak En Büyük Tehditlerden Biri"

Denize ulaşan plastik atıkların zaman içerisinde güneş ışığı, dalga hareketi ve fiziksel aşınma etkisiyle parçalanarak mikroplastiklere dönüştüğünü belirten Şahin, "Mikroplastikler; balıklar, kabuklular, deniz kuşları ve deniz kaplumbağaları tarafından besin sanılarak tüketilmekte, besin zinciri boyunca taşınarak en sonunda insan sofralarına kadar ulaşabilmektedir. Ayrıca yüzeylerinde ağır metaller, kalıcı organik kirleticiler ve diğer toksik bileşikleri taşıyabilmeleri nedeniyle çevresel riskleri daha da artırmaktadır.
Akdeniz, su yenilenme süresinin uzun olması ve yarı kapalı bir deniz özelliği taşıması nedeniyle dünyanın mikroplastik yoğunluğu en yüksek denizlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Antalya kıyılarında görülen her plastik atık, geleceğin mikroplastik kirliliğine dönüşme potansiyeli taşımaktadır" dedi.

Akdeniz’deki Atık Yükü Taşıma Kapasitesini Aşıyor

Denizel ekosistem ve su kalitesi üzerindeki baskıya vurgu yapan ÇMO Antalya, "Katı atıkların deniz çayırlarını örterek ışık geçirgenliğini azaltır, bentik yaşam alanlarını tahrip eder, deniz canlılarının dolaşımını ve beslenmesini olumsuz etkiler, birçok tür için ölümcül sonuçlara neden olur. Bunun yanında organik kirleticilerin ayrışması sırasında çözünmüş oksijen tüketimi artmakta; özellikle kıyısal alanlarda oksijen seviyelerinin azalması, biyolojik çeşitliliğin düşmesi ve ekosistemin kendini yenileme kapasitesinin zayıflaması gibi sonuçlar ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliğinin etkisiyle artan deniz suyu sıcaklıkları ve değişen akıntı rejimleri de alıcı ortamın doğal seyrelme kapasitesini azaltmaktadır. Denizlerin sınırsız bir kirletici taşıma gücüne sahip olduğu düşüncesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Her alıcı ortamın bir taşıma kapasitesi vardır ve bu kapasitenin aşılması ekolojik bozulmayı kaçınılmaz hale getirir" ifadelerini kullandı.

ÇMO Antalya'dan 8 Maddelik Ortak Sorumluluk Çağrısı

Antalya'nın denizlerini korumanın tek bir kurumun görevi olmadığının altını çizen Ceren Şahin, ortak sorumluluk çağrısını şu sözlerle yaptı:

"Yerel yönetimlerden merkezi idareye, liman işletmelerinden marina yönetimlerine, turizm sektöründen sanayi kuruluşlarına, üreticilerden vatandaşlara kadar herkes bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.

•    Atık oluşumunu önleyen ve gereksiz tüketimi azaltan politikalar önceliklendirilmelidir.
•    Tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasına yönelik uygulamalar kararlılıkla sürdürülmelidir.
•    Ürün ve ambalaj tasarımlarında daha az malzeme kullanan, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir çözümler teşvik edilmelidir.
•    Geri dönüşüm sistemleri nicelik odaklı değil, kaynak verimliliğini artıran ve döngüsel ekonomiyi güçlendiren sürdürülebilir bir anlayışla geliştirilmelidir.
•    Ambalaj üreticilerinin genişletilmiş üretici sorumluluğu etkin biçimde uygulanmalı; piyasaya sürülen ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel sorumluluğu gözetilmelidir.
•    Depozito yönetim sistemi yaygınlaştırılarak geri kazanım oranları artırılmalı, değerli ambalajların çevreye ulaşması önlenmelidir.
•    Dere havzalarında düzenli temizlik çalışmaları yapılmalı, dere ağızlarına atık tutucu sistemler kurulmalıdır.
•    Tekne ve yatlardan kaynaklanan atıkların liman kabul tesislerine teslimi etkin biçimde denetlenmelidir.
•    Toplumun tüm kesimlerinde sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını geliştiren çevre eğitimi ve farkındalık çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır.


"Kirliliği Önlemenin Yolu Atık Oluşumunu Önlemek"

Şahin, Antalya kıyılarına vuran her plastik şişenin, her ambalaj atığının ve her poşetin yalnızca bir çevre kirliliği göstergesi değil; üretim, tüketim ve atık yönetimi sistemlerinizin yeniden ele alınması gerektiğinin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti ve ekledi:

"Denizlerimiz, ortak doğal mirasımızdır. Bu mirası korumanın yolu, yalnızca kıyıları temizlemekten değil; atığın oluşmasını önleyen, gereksiz tüketimi azaltan, yeniden kullanımı teşvik eden, sürdürülebilir geri dönüşüm sistemlerini güçlendiren ve doğal kaynakları koruyan bilim temelli çevre politikalarını hayata geçirmekten geçmektedir. Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak; tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üreticileri, turizm sektörünü, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşlarımızı ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. Denizleri korumanın en etkili yolu, doğaya ulaşan atıkları toplamak değil; o atıkların hiç oluşmamasını sağlayacak üretim ve tüketim anlayışını birlikte hayata geçirmektir."
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız