Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, "Kariyer Planlama" dersi kapsamında düzenlenen etkinlikte gazetecilik sektörünün deneyimli isimlerinden Songül Başkaya’yı ağırladı. Doç. Dr. Bahar Urhan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Başkaya, yerel basının dinamiklerini, kadın gazeteci olmanın zorluklarını ve kariyerinin dönüm noktalarını paylaştı.
Medyadaki Eril Portreye Karşı Kadın Vurgusu
Konuşmasına medyadaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek başlayan Başkaya, "Maalesef gazetecilik mesleğinde yönetici kadrolarına doğru yükselirken cinsiyetçi bir eşitsizlik olduğunu görebiliyorsunuz. Anadolu basınında genel yayın yönetmeni ve sahiplik statüsünde karşımıza maalesef eril bir portre çıkıyor. Ben bu eşitsizliği yıkmaya çalışan bir kadın gazeteciyim; sayımızın çoğalmasını ve yönetim kadrolarının siz gençlerle daha da gençleşmesini diliyorum” sözleriyle yönetici kadrolarındaki eril yapıya vurgu yaptı.
İyi ki Gazeteciyim Dedirten O Kırılma Noktası
Başkaya, çocukluk hayalinin aslında hukukçu veya vali olmak olduğunu ancak eğitim sistemindeki değişikliklerin kendisini iletişim fakültesine yönlendirdiğini belirtti. Kariyerindeki asıl kırılma noktasının ise 21 Ekim 1999’da Ankara Üniversitesi’nde öğrencisiyken hocası Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi olduğunu anlattı. Başkaya, "Haberlerden öğrendim saldırıyı... İnanılmaz kötü duygular içerisindeydim, çok sevdiğim bir hocamdı. O gün bize mikrofon tuttular ve ben 'Ahmet Taner Kışlalılar ölmeyecek, biz de onların öğrencileri olarak o meşaleyi taşımaya devam edeceğiz' dedim. Ben o gün gazeteci olmaya ant içtim. Onun ışığını yayabilmek adına küçücük bir kum tanesi bile olsa bir mücadele verebiliyorsam ne mutlu bana” dedi.

"Diploma Önemli Ama Kimse Bakmıyor"
Mezuniyet sonrası Ankara’daki teklifleri reddedip ailesinin yanına, Antalya’ya döndüğünü belirten Başkaya, "Gönlümün bir tarafında akademisyenlik vardı ama Antalya’ya döndüm. Ankara Üniversitesi mezunuyum diye kendime güveniyordum ama valla diploma önemli evet ama kimse bakmıyor ona. 'Kaç yıldır sahadasın, kimi tanıyorsun?' diye soruyorlar. İlk işimde hem muhabirlik yaptım hem o büyük kameraları koluma alıp çekim yaptım. Hem sorup hem çektim, döndüm perfore yaptım, seslendirdim, spikerlik yaptım. Mesleğin ameleliğini yaparak piştik” ifadesiyle sahanın gerçeklerinin okuldan farklı olduğunu özetledi.
Belediye Deneyimi ve Kurumsallaşma Zorluğu
Kariyerinin bir döneminde belediye basın müdürlüğü teklifi aldığını da paylaşan deneyimli gazeteci, "Kurumsal temelleri atmak kolay değil çünkü siyasetle iç içe belediyeler; herkesin eşi, dostu, akrabası var. Orada o zihinsel dönüşümü sağlamanın zorluğunu bizzat deneyimledim" diyerek sektördeki farklı alanların zorluklarına da değindi.