Akdeniz Gerçek | Antalya | Neden ‘Dokuma’ya Dokunma Hamlesi!’ Dedi

Neden ‘Dokuma’ya Dokunma Hamlesi!’ Dedi

Antalya Kent İzleme Platformu’nda (AKİP) uzun süre sözcülük yapan kent hakları savunucusu Av. Mustafa Şahin, yeniden gündeme gelen DokumaPark İkinci Etap Projesi’ndeki AVM tartışması konusunda ağır konuştu: “AKP’li Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner’in yardımcısı sıfatıyla Dokuma Projesi'nin en has savunucularından biri olarak siyaset sahnesinde yerini alan Mesut Kocagöz, belli ki arka plan çalışmalarını tamamlamış ve sahne söylemlerini hazırlamış olarak ve bu kez CHP’li olarak ‘Dokuma’ya Dokun’ hamlelerini bir şekilde nihayete erdirmek istiyor.”

Antalya Kent İzleme Platformu’nda (AKİP) uzun süre sözcülük yapan kent hakları savunucusu Av. Mustafa Şahin, yeniden gündeme gelen DokumaPark İkinci Etap Projesi’ndeki AVM tartışması konusunda ağır konuştu: “AKP’li Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner’in yardımcısı sıfatıyla Dokuma Projesi'nin en has savunucularından biri olarak siyaset sahnesinde yerini alan Mesut Kocagöz, belli ki arka plan çalışmalarını tamamlamış ve sahne söylemlerini hazırlamış olarak ve bu kez CHP’li olarak ‘Dokuma’ya Dokun’ hamlelerini bir şekilde nihayete erdirmek istiyor.”

Neden ‘Dokuma’ya Dokunma Hamlesi!’ Dedi
KAYNAK: İlayda Nur Can

Antalya'nın en değerli kamusal alanlarından biri olan eski Dokuma İplik Fabrikası arazisi, Kent İzleme Platformu'ndan Av. Mustafa Şahin'in Akdeniz Gerçek Gazete 'sinde yayınlanan makalesi ve değerlendirmeleriyle yeniden kentin en sıcak gündem maddesi haline geldi. Daha önce Akdeniz Gerçek'te yayınlanan haberde belirtildiği gibi, geçmişte verilen hukuk mücadeleleri ve AVM tartışmalarının gölgesinde gündeme gelen yeni proje fikri, "Dokuma için yeni bir sayfa mı açılıyor, yoksa eski tartışmalar geri mi dönüyor?" sorusunu yeniden akıllara getirdi.

Geçmişin Aktörleri ve "Dokumaya Dokun" Söyleminin Arkasındakiler

Av. Mustafa Şahin'in makalesinde vurguladığı üzere, 2005 yılında dönemin AKP'li Kepez Belediyesi tarafından 280 dönümlük üst kullanım hakkının 49 yıllığına TürkMall firmasına verilmesiyle büyük bir toplumsal direnişin merkezine yerleşen Dokuma arazisi, sivil toplum ve meslek odalarının açtığı davalarla beton yığınına dönüşmekten kurtarılmıştı. Ancak aradan geçen 21 yılın ardından, geçmişte projelere destek veren bazı isimlerin bugün benzer hamleleri "Dokumaya Dokun" söylemiyle yeniden sahneye koyması dikkat çekiyor.

Geçmişteki Savunucular Bugün İş Başında: İkiyüzlülük Eleştirisi

Dönemin Adalet ve Kalkınma Partili Belediye Başkanı Erdal Öner’in yardımcısı sıfatıyla projeyi savunan Mesut Kocagöz’ün, CHP’den belediye başkanı seçildikten sonra geçmişteki çekirdek ekibi yeniden bir araya getirmesi ve direnişin simge isimlerini dahi çeşitli idari pozisyonlarla bu yapıya entegre etmesi eleştiri oklarının hedefi konumunda. Kent Konseyi, STK ve meslek odalarıyla yürütülen kulis faaliyetleri ise kamuoyunda ikiyüzlü bir politikanın işareti olarak değerlendiriliyor.

"Yapay Zeka" Destekli Taslaklar ve "Gelir Getirici" Unsurlar

Kepez Belediyesi'nin açıkladığı projeye göre, bölgede yaklaşık 60 bin metrekarelik yeni bir kent meydanı, otel, kültürel ve ticari kullanım alanları, teknoloji merkezleri ve sosyal yaşam alanları oluşturulması planlanıyor. Bu projenin Yapay zeka araçlarıyla üretildiği ifade edilen taslak projeler üzerinden yürütülen tartışmalarda tasarımların esnek olduğu savunulurken; arka planda ısrarla vurgulanan "gelir getirici unsurlar", projenin finansal yönünü ön plana çıkarıyor. Bütçe yetersizliği ve kentsel dönüşüme katkı gibi gerekçeler, kamusal yararın arka plana atıldığı yönündeki eleştirileri artırırken, geçmişte düzenlenen profesyonel proje yarışmalarının sonuçlarının dikkate alınmaması ortak akıl kavramını tartışmaya açıyor.

Projenin Mimari Altyapısı: Rekreasyon, Saçak Mimarisi ve Ekolojik Doku

Projenin mimari raporunda, yoğun konut dokusu içinde 700 metrekarelik doğrusal bir şerit üzerinde rekreasyon ve kültür aksı yaratılması hedefleniyor. Alanın on iki farklı işlevsel bölgeye ayrıldığı projede; düşük katlı, doğayla bütünleşen ve Akdeniz ikliminin koşullarına uyumlu saçak mimarisi ön plana çıkarılıyor. Çatılara yerleştirilen güneş pilleriyle sürdürülebilirlik hedeflenirken; kuzey ve güney korulukları, geniş su yüzeyi, kent plajı, kentsel tarım alanları, festival bölgeleri ve çocuk oyun alanlarıyla bölgenin ekolojik ve sosyal karakterinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

TMMOB ve Kent Savunucularından Uyarı

Daha önce Akdeniz Gerçek'e özel değerlendirmelerde bulunan TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, Dokuma'nın sadece boş bir arazi olmadığını belirterek şunları kaydetmişti:

"Dokuma'daki bu alan bana göre Antalya'nın elinde kalan en değerli alanlardan biri. Üstelik burası sadece büyük bir arazi değil. Burada çalışan insanların emeği var, anıları var. Bu nedenle burada alınacak kararları yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla değerlendirmek doğru olmaz."

Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Karancı, projenin içeriğine ve karar süreçlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

"Bugünü kurtarırken yarının sorunlarını oluşturmamalıyız. Bu şehir maalesef yıllarca 'ben yaptım oldu' anlayışından da, rantı önceleyen şehircilik yaklaşımından da zarar gördü. Sayın Mesut Kocagöz'ün meslek odalarıyla birlikte hareket edeceğini söylemesini olumlu buluyorum. Açık konuşayım, henüz benim telefonum çalmadı. Görüşmedik. Ama meslek odalarının fikrine değer veren bir anlayışı dinlemeden karşı çıkacak da değiliz. Yeter ki bu sadece bir temenni olarak kalmasın. Meslek odaları gerçekten sürecin içinde olsun ve görüşleri kararlara yansısın. Belediye başkanları şehrin icra makamıdır. Elini taşın altına koyan başkanları her zaman cesur bulurum. Ama cesur olmakla doğru karar vermek aynı şey değildir. Cesaret; bilimle, mühendislikle ve ortak akılla birleştiğinde anlam kazanır."

Karancı, Dokuma'daki asıl başarının imar planının verdiği bütün yapılaşma hakkını sonuna kadar kullanmak olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamlamıştı:

"Asıl başarı daha az yapılaşarak bu kente daha fazla değer katabilecek vizyoner projeler üretmektir. Gerekirse ulusal bir proje yarışması açılır. Çünkü burada yapılacak eser belki yüz yıl yaşayacak."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız