Milli Eğitim Bakanlığı, Mayıs ayında başlattığı özel okul denetimlerinde usulsüzlük tespit edilen 21 okulun ruhsatını iptal etti. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konu ile ilgili açıklamasında listede Antalya’dan okul bulunmadığını açıkladı. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, “Özel okullarda not ortalamalarından sınav uygulamalarına kadar eşitsizliği artıran usulsüzlükler var” dedi. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar ise, “Ülkemizde özellikle AKP iktidara geldikten sonra daha çok özel okullar açıldı. Devlet özel okulların açılması için teşvikler sağlıyor” diyerek tepki gösterdi ve Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü, “Denetim sonucunda veli şikayet ve mağduriyetlerine neden olan hususlarda caydırıcı cezalar verilmelidir” dedi.

Millî Eğitim Bakanlığı’nca özel okullara yönelik Mayıs ayında başlatılan denetimlerde tespit edilen mevzuata aykırı durumlar hakkında ilk başta 12 okulun ruhsatının iptali sonrası 9 okulun da ruhsatının iptal edildiği açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı, "Başta hayalet öğrenci, devam-devamsızlıkların düzenli takip edilmemesi, Bakanlıkça onaylı ders kitabının kullanılmaması, okul ücretlerinde mevzuata uygun davranılmaması, ruhsatta yer alan isim dışında farklı isimlerin tabelalarda kullanılması, izinsiz program kullanımı, yabancı ülke ve millet adlarına kurum tabelalarında veya ilan-reklamlarında yer verilmesi gibi durumlar yakın takibe alındı. Bu doğrultuda usulsüzlükler tespit edilen okullar hakkında idari işlem başlatıldı. Bu kapsamdaki bazı incelemeler ve soruşturmalar, ruhsat iptaliyle sonuçlandı. Daha önce usulsüzlükler nedeniyle 12 özel okulun çalışma ruhsatı iptal edilmişti, son denetimler doğrultusunda 9 okulun daha çalışma izni iptal edildi. Böylece mayıs ayından bu yana toplam 21 okulun ruhsatı iptal edilmiş oldu" denildi.
ANTALYA LİSTEDE YOK
Konu ile ilgili Akdeniz Gerçek Gazetesi’nin ulaştığı Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü “21 okul içerisinde Antalya’dan okul var mı?” sorusunu yanıtladı. Müdürlük, “Türkiye genelinde ruhsatı iptal edilen özel okullar arasında Antalya’dan herhangi bir okul bulunmamaktadır” açıklamasını yaptı.

“USULSÜZLÜKLER EŞİTSİZLİĞİ ARTIRIYOR”
Akdeniz Gerçek Gazetesi'ne Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel okullara yönelik yaptığı denetimler sonucu ruhsat iptali hakkında açıklama yapan Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, "Özel okullardaki velilerde yaşadıkları sorunları bize yansıttıkları zaman biz onların sorunlarına çözüm üretmeye çalışıyoruz. Zaten eğitimde yaşanan çok ciddi sorunlar var. Veli-Der olarak bunlarla ilgili basın metnini hazırlıyoruz. Kamuoyuyla paylaşıyoruz. Birtakım eylemler de yapıyoruz. Biliyorsunuz son günlerde sahte diplomalardan tutun bugün de yeni bir haber sahte pasaportlarla üniversitelere kayıtlar yapılmış. Bu işlemin yaklaşık bir yıldır sürdüğü sahte pasaportlarla bir takım resmi işlemlerin yapıldığı ortaya çıktı. Özel okullarda birtakım usulsüzlükler yapılıyor. Not ortalamalarından, sınavlarda tutun birtakım gerçekten eşitsizliği bozan uygulamalar var. Zaman zaman biz bunları da dillendirdik. Bundan kaynaklı olarak herhalde bu son üç dört aydır bu sahte diplomalar işte sahte pasaportla üniversiteye kayıtlar anladığımız kadarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nı harekete geçirdi. İlk defa özel okulları denetleme tercihinde bulundular. Ve buradan da görüyoruz ki birtakım usulsüz uygulamalar var." dedi.
ÖĞRENCİLER NE OLACAK?
Koç, "Ruhsatı iptal edilen okullarda bulunan öğrenciler bu süreçte ne olacak. Yeni eğitim ve öğretim başlangıcına kısa bir süre zaman kaldığını göz önünde bulundurursak Milli Eğitim Bakanımız bu süreç ile ilgili bir çalışma da bulundu mu? İptal edilen okullardaki öğrenciler başka okullara geçişi ve kayıt süreci nasıl olacak? Bakanlığa bu sorularımızı iletiyoruz” diye konuştu.

AKP İKTİDARI SONRASI ÖZEL OKULLAR ÇOĞALDI
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar ise, “Ülkemizde özellikle AKP iktidara geldikten sonra daha çok özel okullar açıldı. Devlet özel okulların açılması için teşvikler sağlıyor. Açılanlar ise uygun olmayan binalar, bahçesi, spor sahası, kantini okullar haline getirildi. Şimdi baktığımız an devletin bazı okulları açarken hiçbir şart sunmaksızın apartman dairelerini özel okula çevirdi. Bu özellikle personelleri devam ederken dershanelerin bir anda baktı ki okullaştığını ve okul olduğunu görmekteydik. Ama süreç devam ederken bakıyoruz ki okullarımızın özel okullarımızla birlikte denetimlerinde eşit olduğunu görmüyoruz. Bunu nereden kaynaklıyor? Bakanlığın bazı özel okullara burada baskıcı davrandığını da göremiyoruz. Bugün A okulundan baktığımız zaman uygulama ile B okuluna yapılan uygulama yapılan farklılıklar göstermektedir. Oysaki bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde sosyal bir devlette eğitim kamusal olmalıdır” dedi.
“AÇILMASI DA KAPANMASI DA SORU İŞARETİ”
Başkan Acar, “Eğer eğitim kamusal olmazsa işte bu şekilde uygun olmayan okullar ile karşılaşabiliyoruz. Bu okulun açılması da soru işareti ve kapanması da soru işareti. Şimdi devletin görevi denetim yapmaktır. Denetim yaparken şartnamelerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Vatandaşın çocuğunu orada eğitim alması için birinci plana uygun ortam olması lazım. Çocukların oluşması lazım. Ve fahiş fiyatlarının olmaması lazım. Eğitim ve öğretime uygun sosyal alanların olması lazım. Spor tesisleri ve kütüphanenin olması gerekir. Ama bakıyoruz ki bunlar olmadığı için okul uygununu kaybediyor. Ayrıca son zamanlarda görüyoruz özel okullardaki fiyat farklılıkları oluyor. Bu fiyatta farklılıktan dolayı okullar arasında uçurumlar meydana gelmektedir. Ayrıca bugün devlet okullarında özel yayınlar yasaklanırken, özel okullara istediği yayını kullanabiliyor. Bu bile eğitimde fırsat eşitsizliği yaratmaktadır. Eğer bir özel okul kurumu mevzuata aykırı ise kapatmaktan Milli Eğitim Bakanı haklıdır. Ama mevzuat değil de siyasi davranıyorsa bu da bakanlığımızın yanlışlarından biri olur.” diye konuştu.

CAYDIRICI CEZALAR VERİLMELİDİR
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü ise, “Özel okullar ile ilgili özellikle fahiş fiyatlandırma, ders kitapları ve ek hizmetlere yönelik şikayetlerin artması Milli Eğitim Bakanlığı’nı da (MEB) hareket geçirdi. Herkes kanunlara uygun olarak faaliyette bulunmak zorundadır. MEB’in denetimler sonucunda mevzuata aykırılık gösteren ve hukuksuz uygulamalar yapan okulların çalışma iznini iptal etmesi özel okulların daha dikkatli olmalarına neden olacaktır. Tüketici açısından değerlendirdiğimizde, okul fiyatlarını fahiş ve enflasyon üstünde belirleyen, ek hizmetleri paralı hale getiren ve zorlayan okullara yönelik denetimlerin daha sıkı tutulması gerekir. Bu konuda velilerden gelen şikayetler denetimlerde temel nokta olarak ele alınmalı. Denetim sonucunda veli şikayet ve mağduriyetlerine neden olan hususlarda caydırıcı cezalar verilmelidir. Özel okulların servislerle olan bağlantıları da kontrol edilmeli. Özel okulun anlaştığı ya da kendi firması olan servis araçlarını okul içine alırken diğer okul servislerin okul içine alınmadığı yönünde genel bir kanaat ve endişe taşıyoruz. Bu hususların da denetlenmesi ve tam rekabetin sağlanması gerekir” şeklinde konuştu.