Edebiyat dünyasının sevilen ismi Şükrü Erbaş, Antalya Kepez Kitap Fuarı’nda okurlarıyla bir araya gelerek şiirin mutfağına dair samimi açıklamalarda bulundu. Şiirin aceleye getirilmeyecek kadar derin bir içsel yoğunluk gerektirdiğini vurgulayan Erbaş,
"Bir şiiri yazarsınız; bazen üç ay, bazen beş ay kendinizi o dizelere ikna edemezsiniz. Şiir, kağıda dökülmeden önce zaman ve sabırla harmanlanmalıdır" dedi.
"Dört İsim Hepimizin Öğretmenidir"
Konuşmasında Türk şiir geleneğinin sarsılmaz temellerine değinen usta şair, geçmişten günümüze uzanan köprülerin önemine dikkat çekti. Yunus Emre’den Pir Sultan Abdal’a, Karacaoğlan’dan Nazım Hikmet’e kadar uzanan bir soyağacına vurgu yapan Erbaş,
"Bu isimler yazdığımız her şiirin temelidir. Eğer bu ustalardan beslendiğinizi bilmiyorsanız bu bir gaflettir. Ancak ruhunuz ve genetiğiniz bu mirası bilir; bu dört isim hepimizin ortak öğretmenidir" diye konuştu.
Şiirin Gideceği Yol: Aşk, Ölüm ve Yalnızlık
Yazım sürecindeki disiplinini "Masamda yarım bir şey bırakmayacağım diyerek yola çıktım" sözleriyle özetleyen Erbaş, şiirin nihai duraklarını ise çocukluk, aşk, ölüm ve yalnızlık olarak tanımladı. Şiirin aynı zamanda bireyin toplumla kurduğu bağı yansıtan bir ayna olduğunu belirten şair, söyleşinin ardından kitaplarını imzalayarak okurlarıyla uzun süre sohbet etti.
Antalyaspor - Eyüpspor Maçı Saat Kaçta Hangi Kanalda? Muhtemel 11'ler
Kepez’de Edebiyat Rüzgarı: Kitap Fuarı Ziyaretçi Akınına Uğradı!
Korkuteli'nde Feci Kaza! Ağaca Çarpan Araçta Bulunan 2 Kişi Hayatını Kaybetti

