Antalya'nın Kaş ilçesi Çerler ve Ahat Mahallesi'nde 1.Derece Sit Alanı yakınında bulunan bir alana maden ocağı açılıp işletilmek isteniyordu. Özel şirket tarafından yapılması planlanan maden ocağı için 11 Kasım 2025 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusunda bulunulmuştu. Maden ocağı yapılmak istenilen 99,54 hektarlık ruhsat sahasının 24,95 hektarlık kısmında yıl da 500 bin metreküp üretim yapılacak. Ocak verimi yüzde 10 olduğu bu sebeple yıllık 50 bin metreküp /blok mermer, yılda 450 bin metreküp pasa malzeme çıkarılması planlanıyordu.

'ÇED OLUMLU' KARARI VERİLDİ
ÇED başvurusu 6 Nisan’da sonuçlanırken Antalya Valiliği Çevre Şehircilik, İklim ve Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED başvurusu olumlu kararı verilmişti. Fakat başvuruda Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu şirkete uyarıda bulunmuştu. Müdürlük yaptığı uyarıda doğrudan bir kültür varlığına rastlanılmadığına eğer çalışmalar sırasında herhangi bir kültür varlığı tespiti sağlanırsa maden ocağının durdurulmasına ve kurumlara haber verilmesini belirtmişti.

KÜLTÜREL MİRASIN TAHRİP EDİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Konuya ilişkin Akdeniz Gerçek’e açıklama yapan Kaş Çevre ve Kültür Derneği Ahmet Murat Akoy, “Bir kısmı Çerler ve bir kısmı Ahatlı Mahallesi sınırları içinde olan mermer ocağının bulunduğu alanın tamamıyla orman varlığımız. Burada 1000 dönüme yakın bir arazi için maden ruhsatı isteniyor. Bunun ilk etapta 25 hektarına müracaatta bulunmuş firma, Çevre Şehircilik Bakanlığı ÇED olumlu kararı vermiş. Zaten bakanlıktan olumsuz olarak dönen ruhsat başvuru sayısı çok düşük, genelde ya ÇED olumlu kararı veriyorlar ya da direkt ÇED gerekli değildir kararı. Çerler köylüsü, firma alanda çalışma yapıp, karot almaya geldiklerinde firma temsilcilerini alana almamıştı. Firma ile köylü arasındaki çıkan gerginliğe jandarma müdahale etmek zorunda kalmıştı. Ruhsat sahası içinde 1. derece arkeolojik sit olduğu görülüyor. Bir de alana çok yakın mesafede Ahatlı tarafına doğru ikinci bir sit alanı daha var. Normal şartlarda 1. Derece Arkeolojik Sit’in bulunduğu yere ruhsat verilemez. Kaş Türkiye’nin en önemli turizm noktalarından bir tanesi. Katma değeri olmayan mermer çıkarmak için Likya Kültürel Mirası ile bezeli bir açık hava müzesi olan Kaş'ın muazzam doğasının, ormanlarının, kültürel mirasın tahrip edilmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

“DAVA SÜRECİNİ BAŞLATACAĞIZ”
2018 yılında Türk tipi başkanlık modeline geçtiğimiz günden bugüne birçok koruma kanunu, çıkartılan yönetmeliklerle işlevsiz hale getirildi, getirilmeye çalışılıyor. Ormanlarımız yangınlarla her yıl yok edilirken bir taraftan da her yıl 15bin’in üzerinde maden ruhsatlandırılması yapılıyor. İllerin 4’te 3, 5’te 4’ü ruhsatlandırılmış durumda. Türkiye’nin geleceğine miras kalması gereken Sitler, Milli Parklar, Zeytinlikler, Orman varlığımız yönetmeliklerle talan ediliyor, yağma düzenlemelerle yasal hale getiriliyor. Kaş halkı daha önce Ahatlı’da, Çamlıova’da, Gökçeyazı’da mermer ve taş ocaklarına hayır demişti. Turizmin ön plana çıktığı bir bölgede, orman varlıklarımız üzerinde böyle bir tahribata izin vermeyeceğiz. Bu alanları korumakla yükümlüyüz. Çerler halkı da mücadelesini verecektir. Avukatımız ÇED Olumlu kararını inceliyor ve alanda incelemelerimizi yaptıktan sonra dava sürecini başlatacağız” diye konuştu.