Türkiye'de son yıllarda artan madencilik faaliyetleri yeşil alanları tehlike altına almaya devam ediyor. Antalya'nın Kaş ilçesi Çerler ve Ahat Mahallesi'ne II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı açılıp işletilmek isteniyor. Maden ocağı yapılması planlanan alanın 1.Derece Arkeolojik Sit Alanları'na yakın olması da dikkat çekti. Özel şirket tarafında yapılması planlanan proje için 11 Kasım 2025 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusunda bulundu.


Maden ocağı yapılmak istenilen 99,54 hektarlık ruhsat sahasının 24,95 hektarlık kısmında yıl da 500 bin metreküp üretim yapılacak. Ocak verimi yüzde 10 olduğu bu sebeple yıllık 50 bin metreküp /blok mermer, yılda 450 bin metreküp pasa malzeme çıkarılması planlanıyor.
MADEN OCAĞINA 'ÇED OLUMLU' KARARI VERİLDİ
ÇED başvurusu 30 Mart 2026 tarihinde sonuçlanırken Antalya Valiliği Çevre Şehircilik, İklim ve Değişikliği Bakanlığı tarafından, "“II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı projesi ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği kapsamında hazırlanarak Çevrimiçi ÇED Yönetim Sistemi (e-ÇED) üzerinden İl Müdürlüğümüze sunulan Proje Tanıtım Dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiş olup söz konusu proje için, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinin 17. Maddesi gereğince Ek-2 kapsamında İl Müdürlüğümüzce; Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu (Ek-2) kararı verilmiştir" denildi.

MÜDÜRLÜK RAPORDA UYARDI
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, mevcut sahada doğrudan bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtildi. Ancak kurul, çalışmalar sırasında olası bulgulara karşı uyarıda bulundu. Müdürlük, "ÇED sahasının diğer bölümlerinde de 2863 sayılı Yasa kapsamında kültür varlığına rastlanılmadığı Müdürlüğümüz uzmanlarınca hazırlanan raporda belirtildiğinden 202301006 (ER:3445819) numaralı 99,54 hektarlık ruhsat sahasının 24,95 hektarlık ÇED sahasında madencilik yapılmasında 2863 sayılı Yasa'nın kültür varlıkları ile ilgili kısmı açısından herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak 2863 sayılı Kanununun 3. maddesinin tanımlar bölümünde, Kültür Varlıklarını; "Tarih Öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altında bütün taşınır ve taşınmaz varlıkları olarak tanımlanması" ; 4. maddesinde de "Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar" hükmünün yer alması nedeni ile uygulamalar sırasında 2863 sayılı yasa kapsamına giren herhangi bir kültür varlığına rastlanılması durumunda çalışmaların ivedilikle durdurularak ilgili kurumlara haber verilmesi gerekmektedir" denildi.

