Akdeniz Gerçek | Antalya | JMO Antalya’dan 13 Ekim Mesajı! "Afetler Kader Değil, Dirençlilik Evde Başlar"

JMO Antalya’dan 13 Ekim Mesajı! "Afetler Kader Değil, Dirençlilik Evde Başlar"

13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü'nde iktidara ve yerel yönetimlere "kamusal sorumluluk" çağrısı yapan Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şubesi, yaşanan büyük yıkımların kader olmadığını vurguladı. Rant odaklı planlama ve denetimsizliğe tepki gösterilen açıklamada, derinleşen ekonomik kriz ortamında yurttaşların güvensiz yapılara mahkûm edilemeyeceği belirtilerek, "Hiç kimse bütçesine uygun bir ev ile güvenli bir ev arasında seçim yapmak zorunda bırakılamaz" denildi.

13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü'nde iktidara ve yerel yönetimlere "kamusal sorumluluk" çağrısı yapan Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şubesi, yaşanan büyük yıkımların kader olmadığını vurguladı. Rant odaklı planlama ve denetimsizliğe tepki gösterilen açıklamada, derinleşen ekonomik kriz ortamında yurttaşların güvensiz yapılara mahkûm edilemeyeceği belirtilerek, "Hiç kimse bütçesine uygun bir ev ile güvenli bir ev arasında seçim yapmak zorunda bırakılamaz" denildi.

JMO Antalya’dan 13 Ekim Mesajı! "Afetler Kader Değil, Dirençlilik Evde Başlar"
KAYNAK: BUSE YEŞİL
FOTOĞRAF: HABER MERKEZİ

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şubesi, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, güvenli barınma hakkının kamusal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. "Dirençlilik Evde Başlar" temasıyla yapılan açıklamada, doğa olaylarının büyük yıkımlara dönüşmesinin temel nedeninin bilimsel verileri göz ardı eden kararlar olduğu vurgulandı.

Yanlış Planlama ve Denetimsizlik Yıkımı Büyütüyor

Afetlerin ne kader ne de toplumların alışmak zorunda olduğu olağan durumlar olduğunun altı çizilen açıklamada, riskleri artıran faktörlere dikkat çekildi. Yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma, bilimsel verileri dikkate almayan planlama kararları ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin afet risklerini artırdığı, bu durumun doğa olaylarını büyük yıkımlara ve can kayıplarına dönüştürdüğü ifade edildi.

"Kimse Bütçesi ile Güvenliği Arasında Seçim Yapmamalı"

Kentsel dönüşüm uygulamalarına yönelik uyarılarda bulunulan açıklamada, dönüşümün rant ve yapı yoğunluğunu artırmaya değil, güvenli yerleşim alanları oluşturmaya hizmet etmesi gerektiği belirtildi. Zemin özelliklerinin ve jeolojik tehlikelerin dikkate alınmasının hayati önem taşıdığı vurgulanarak, "Güvenli barınma hakkı, ekonomik koşullardan bağımsız olarak bütün yurttaşlar için güvence altına alınmalıdır. Hiç kimse, bütçesine uygun bir ev ile güvenli bir ev arasında seçim yapmak zorunda kalmamalıdır" denildi.

Afet Öncesi Bilim ve Mühendislik Vurgusu

Afetlere dirençli kentlerin, afet sonrasında verilen sözlerle değil; afet öncesinde bilim ve mühendisliğin rehberliğinde alınan kararlar, etkin idari düzenlemeler ve denetimlerle inşa edilebileceği hatırlatıldı.

Yetkililere "kamusal sorumluluk" çağrısı yapılan açıklama şu ifadelerle son buldu: "Bütün yetkilileri, bugünün anlamını kavramaya, afet risklerini azaltmayı ertelenebilir bir harcama değil, yaşamsal bir kamu yatırımı olarak görmeye ve toplumun güvenli yaşam hakkını korumaya çağırıyoruz. Afetler kader değildir! 'Güvenli Yaşam Hakkı' kamusal sorumluluktur."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız