Türk futbolunun deneyimli isimlerinden, FIFA kokartlı eski milli hakem ve spor yazarı İlhami Kaplan, borç yükü ve yönetim kriziyle boğuşan Antalyaspor’un geleceği için şehrin tüm dinamiklerini acil göreve çağırdı. Kaplan, "Bugün sessiz kalma günü değil, sorumluluk alma günüdür" diyerek tarihi bir manifesto yayımladı.
Antalyaspor’da Yapısal ve Ekonomik Kriz Kapıda
Antalyaspor’un sadece sportif bir başarısızlık yaşamadığını, kulübün geleceğini tehdit eden derin bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten İlhami Kaplan; borç yükü, FIFA nezdindeki dosyalar ve transfer yasağı gibi tehlikelere dikkat çekti. Krizin sadece ekonomik değil, aynı zamanda yapısal olduğunu vurgulayan Kaplan, yıllardır süregelen dernek, vakıf ve anonim şirket üçgenindeki yönetim modelinin artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Yetki ve sorumluluk mekanizmalarındaki çok başlılığın son bulması gerektiğini belirten deneyimli spor insanı, kulübün daha sade, şeffaf ve güçlü bir yönetim modeline geçmesi gerektiğini savundu.
"Zaman Beklemiyor, Yeni Sezon Yaklaşıyor"
Mevcut yönetimin olağanüstü genel kurul kararı almamasını ve net bir yol haritası açıklamamasını eleştiren Kaplan, yeni sezon öncesi zamanın daraldığını hatırlattı. Takımın teknik direktörünün bulunmadığını, kadro planlamasının belirsiz olduğunu ve transfer yasağının sürdüğünü belirten Kaplan, "Antalyaspor’un kaderi birkaç kişinin omuzlarına bırakılamayacak kadar önemlidir. Bu artık sadece bir yönetimin değil, tüm Antalya'nın meselesidir" dedi.

Vali Önderliğinde "Ortak Akıl" Masası Kurulmalı
Sorunların çözümü için somut bir öneri sunan İlhami Kaplan, Antalya Valisi'nin önderliğinde acil bir konsensüs sağlanması gerektiğini belirtti. Yerel yönetimlerin, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının, eski başkanların ve taraftar temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması gerektiğini savunan Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
Sayın Bakan'ımıza Sayın Vali'mize Sayın milletvekillerimize, Sayın belediye başkanlarımıza, Sayın iş dünyasına, Sayın eski başkanlarımıza ve yöneticilere; Bu temenni; bir taraftarın, bir gazetecinin ya da bir köşe yazarının çağrısından ibaret değildir. Bu; Antalya’nın en önemli markalarından biri olan Antalyaspor’un geleceği adına duyulan ortak kaygının sesidir. Bugün, Antalyaspor sıradan bir sportif başarısızlık yaşamamaktadır. Bugün Antalyaspor; borç yükü altında ezilen, FIFA nezdinde sorunlu dosyalar nedeniyle transfer yasağıyla karşı karşıya kalan, küme düşmüş, yeni sezon planlamasını yapamamış ve yönetimsel belirsizlik içerisinde bulunan bir kulüp görünümündedir. Üstelik, sorun yalnızca ekonomik değildir. Sorun aynı zamanda yapısaldır. Yıllardır tartışılan dernek, vakıf ve anonim şirket üçgeninde oluşan yönetim modeli artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Yetki başka yerde, sorumluluk başka yerde, karar mekanizması başka yerde görünmektedir. Bugün gelinen noktada birçok spor insanının ve camia büyüğünün dile getirdiği ortak görüş şudur: Antalyaspor’un daha sade, daha şeffaf ve daha güçlü bir yönetsel modele ihtiyacı vardır. Ancak asıl tehlike burada başlamaktadır. Kulübün içinde bulunduğu tabloya rağmen yeni başkan adayları ortaya çıkmamakta, mevcut yönetim ise ne olağanüstü genel kurul kararı alabilmekte ne de net bir yol haritası açıklayabilmektedir. Oysa zaman, beklemiyor. Yeni sezon yaklaşıyor. Takımın teknik direktörü yok. Kadro planlaması belirsiz. Transfer yasağı devam ediyor. Borç yükü her geçen gün büyüyor. Bu nedenle artık mesele bir yönetimin ya da bir kişinin meselesi olmaktan çıkmıştır. Bu artık Antalya’nın meselesidir. Antalyaspor’un kaderi birkaç kişinin omuzlarına bırakılamayacak kadar önemlidir. Bugün, Antalya’nın tüm dinamiklerinin aynı masa etrafında buluşması gerekiyor. Vali'mizin önderliğinde , yerel yönetimler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, kulübün eski yöneticileri, spor insanları ve taraftar temsilcileri ortak akılla bir çıkış yolu oluşturmak zorundadır. Çünkü bugün alınmayacak kararlar, yarın çok daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Kimse mucize beklemiyor. Kimse bir gecede bütün sorunların çözülmesini de beklemiyor. Ancak herkes samimiyet, şeffaflık ve cesaret bekliyor. Kulübün gerçek mali tablosunun açıklanmasını bekliyor. Transfer yasağıyla ilgili yol haritasının ortaya konmasını bekliyor. Yönetim krizinin çözülmesini bekliyor. Ve en önemlisi Antalyaspor’un geleceğine dair umut verecek bir iradenin ortaya çıkmasını bekliyor. Çünkü Antalyaspor yalnızca bir futbol kulübü değildir. Antalyaspor, bu şehrin ortak hafızasıdır. Antalyaspor, Antalya’nın marka değeridir. Antalyaspor, binlerce çocuğun hayali, yüz binlerce insanın ortak heyecanıdır. Bu nedenle bugün sessiz kalma günü değildir. Bugün sorumluluk alma günüdür. Bugün kenetlenme günüdür. Bugün kişisel hesapları bir kenara bırakıp Antalyaspor’u düşünme günüdür. Yarın çok geç olmadan… Antalya kararını vermelidir. Çünkü kaybedilecek olan sadece bir futbol kulübü değil, Antalya’nın ortak değerlerinden biri olacaktır. Sevgi ve saygılarımla.
İlhami Kaplan Kimdir?
1959 yılında Antalya'da dünyaya gelen İlhami Kaplan, Türk futboluna uzun yıllar hizmet etmiş, FIFA kokartlı eski bir milli hakemdir. 1988-2000 yılları arasında yeşil sahalarda üst düzey maçlar yöneterek adını Türk futbol tarihine yazdırmıştır.
Aktif hakemlik kariyerini noktaladıktan sonra da futboldan ve memleketinin takımı Antalyaspor'dan kopmayan Kaplan, yerel basında spor yorumculuğu ve köşe yazarlığı yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye'deki hakem yönetimleri ve futbolun yapısal sorunları üzerine yaptığı nitelikli, yapıcı ve eleştirel analizleriyle spor kamuoyunda saygın bir yere sahiptir.